s

Bayram sonrası

Bayram diyorduk işte o da bitti. Yarın iş başı.

Sınavlara hazırlananlar için bayram tatili bir dinlenme değil daha çok test, daha çok stresti. Zaman daraldıkça tansiyon yükseliyor ama onların da özgürlüklerini ilan etmelerine çok az kaldı. Diğer öğrenciler için ise en keyifli günler başlıyor. Ne not baskısı var ne katı kurallar ne de sınav…

MEB mezuniyet baloları için yerli ve milli yeni kurallar getirir mi yakında belli olur. 4+4+4’ün ve ara tatillerin kaderi de okulların kapanmasından sonra masaya yatırılacaktır. Bakalım yeni formül neler getirecek?...

Bayramınız umarız keyifli geçmiştir çünkü herkes için zor bir yaz olacak. Hemen her konuda dağ gibi sorunlar var ve hemen hepsi bayram sonrasına ötelenmişti. Şimdi her geçen gün daha da artan bir şekilde çözüm baskısı yaşanacak…

Pek çok şey gibi bayramlar da dijitalleşti. Kutlamaların çoğu da dijital ortamlarda gerçekleşti.

Eskiden öyle miydi, hazırlıklar günler öncesinden başlar, heyecanla yol gözlenirdi.

Bayram tebrikleri özel olarak seçilir, özene bezene yazılırdı, postaya verilir ve kimlerden ne geleceği merakla beklenirdi. “Bayram coşkusu” diye bir şey vardı ve hiç bitmesin istenirdi. Her şey gibi bayramları da sıradanlaştırdık.

Gelin isterseniz bugün bu konuya biraz kafa yoralım. 9 günlük bayram tatilinin bir muhasebesini yapalım.

Dünden bugüne, bayram deyince hafızamızda kalan anıların ne kadarını bu 9 günde yaşayabildik?

Daha da önemlisi, yarın, bugünleri de arayacak noktaya gelmeyelim! Bu gidişle, yakın bir gelecekte bayram denildiğinde, “o da ne ki?” diyenler çıkarsa hiç şaşırmayalım...

Bayramlar artık coşkuyla kutlamak için değil, tatil olduğu için bekleniyor ve seviliyor. Uzatmalı tatiller olmasa belki de pek çoğumuz bayramın geldiğinin farkında bile olmayacak.

Bu bayramda çok net görüldü ki eğer cebinde kurban kesecek paran yoksa, bırakın tatile gitmeyi memlekete ailenin yanına gitmek bile ekonomik külfet haline geldiyse, çocuklara, torunlara en büyük paramız 200 TL verildiğinde dudak büküldüyse, “Niye böyle olduk?” diye oturup bir kez daha düşünmeliyiz!

Manevi değerlerden bu kadar uzaklaşmanın herhalde onlarca sosyolojik nedeni vardır.

“Üniversitelerimiz keşke bu konuyu da enine boyuna bir inceleseler” diyecek oldum ama “Bugüne kadar hangi sosyolojik sorunumuza kafa yordular ki bunu ele alsınlar” diyen çok çıkacağı için vazgeçtim.

Aslında, kabahatli aramaya da hiç gerek yok, bu noktaya, adım adım ve hep birlikte geldik...Dini bayramlar böyle de milli bayramlar farklı mı?

Gelinen nokta, kentleşmenin getirdiği bir modernleşme mi yoksa eski heyecanları yaşatacak hoşgörü ortamının giderek yok oluşu mu? Ya da sen benim bayramımı kutlamazsan ben de seninkini kutlamam inatlaşması mı?..

Kafalar karmakarışık. Oysa tüm bayramlar, onların ya da şunların değil hepimizin.

Daha da önemlisi bizi biz yapan değerlerin en önemlileri.

Bir anlığına bu bayramlardan birisinin artık kutlanmadığını, artık kutlanmayacağını düşünün! İçinizden bir şeyler kopmaz mı? Vicdanınız sızlamaz mı?..

Derinliğimizi kaybetmeyelim!

Günü kurtarmak elbette çok önemli.

Peki ya dün ve yarın? Kökleri olmayan bir ağaç ne kadar yaşar? Yarın için heyecan duymayan, umudu, beklentisi, hayali olmayan günü kurtarsa ne yazar!

Hele ki bizim gibi binlerce yıllık bir kültüre, medeniyetlerin beşiği olan on binlerce yıllık bir coğrafyaya ve en önemlisi de en zor zamanlarda bile küllerinden yeniden doğma becerisine sahipseniz. Umudumuzu hiç yitirmedik, yine yitirmeyelim. Hiç pes etmedik yine pes etmeyelim. Özgürlüğümüzden hiç vazgeçmedik yine vazgeçmeyelim.

Hakka, hukuka, adalete, akla, bilime, eğitime, demokrasiye, cumhuriyete, egemenliğe ve en önemlisi de sevgiye, saygıya, kardeşliğimize asla toz kondurmayan bir ulus olarak dün olduğu gibi bugün de yarın da umutsuzluğa kapılmaya asla hakkımızın olmadığını unutmamalıyız. Bu konuda demoralize olduğunuzda Atatürk’ün gençlik üzerinden hepimize bıraktığı Gençlik Hitabesini bir kez daha okumalıyız…

Özetin özeti: Bayramlar ülkelerin kimlik kartı ve vicdanıdır. Bir kez daha değerlerimizi test ettik, anılarımızı tazeledik, geleceğe yönelik hedefler koyduk. En azından yarına daha dinlenmiş, daha keyifli, daha umutlu başlayalım ve devamını dileyelim...

Categories: Bayram sonrası

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.