s

Yılmaz: Yapay zekâ bağımsızlık meselesi

Etkinliğin ikinci gününde “Türkiye Yüzyılında Yapay zekâ: Strateji ve Vizyon” oturumunda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, yapay zekâ teknolojilerinin dönüştürücü gücüne dikkat çekti; üretim süreçlerinden kamu hizmetlerine, finansal sistemlerden eğitim teknolojilerine kadar geniş bir alanda yapay zekânın kullanılarak verimliliğin arttırıldığını, karar alma süreçlerinin güçlendirildiğini ve yeni ekonomik fırsatların oluşturulduğunu söyledi.

Kapsayıcı strateji

Son yıllarda yürüttükleri çalışmaların odağında, yapay zekâ ekosisteminin güçlendirilmesi, yerli teknoloji kapasitesinin geliştirilmesi ve nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesinin yer aldığını belirten Yılmaz, “Bunu bir bağımsızlık meselesi olarak da görüyoruz. Teknolojiyi sadece tüketen, sadece teknolojik değişimlere maruz kalan bir ülkenin bağımsız olması da, müreffeh olması da mümkün değil. Savunma sanayisinden uzay teknolojilerine, siber güvenlikten dijital dönüşüme kadar pek çok alanda ortaya koyduğumuz iradeyi yapay zekâ alanında da güçlü şekilde sürdürüyoruz. Bu kapsamda dönemin ihtiyaçlarına göre oldukça kapsayıcı bir şekilde hazırladığımız 2021-2025 Ulusal Yapay zekâ Strateji Belgemizin uygulama dönemini başarıyla tamamladık. Bu süreç, Türkiye’nin yapay zekâ alanında kurumsal kapasitesini güçlendiren, kamu, özel sektör ve akademi işbirliğini derinleştiren önemli bir öğrenme ve olgunlaşma dönemi oldu. Ülkemizin, strateji belgemizin yayın yılı olan 2021’de yapay zekâ endeksinde 44. sırada yer aldığını görüyoruz. 2024 yılı sonuna geldiğimizde ise sıramızın 34’e yükseldiğini gözlemliyoruz” diye konuştu.

Türkçe’nin temsili

Bu durumun, Türkiye’nin önemli bir ivme yakaladığını gösterdiğini ancak daha iyi bir noktada ulaşılması gerektiğini ifade eden Yılmaz, Milli Teknoloji Hamlesi’ni daha ileriye taşımayı hedeflediklerini vurgulayarak “Gelecek döneme dair yapay zekâ vizyonumuz ve eylem planımız, 13 Haziran’da Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından kamuoyuyla paylaşılacaktır. Yeni dönemde odağımızı güçlü insan kaynağı, yüksek başarımlı hesaplama altyapıları, veri ekosistemi, sektörel uygulamalar ve yönetişim mekanizmaları oluşturacak. Dünyada son dönemde öne çıkan agentic, ajan bazlı, etken yapay zekâ uygulamaları, egemen yapay zekâ yaklaşımları, veri egemenliği ve yeni nesil model mimarileri gibi başlıkları da yeni dönemin önemli çalışmaları arasında görüyoruz” bilgisini paylaştı. Başkanlığını yürüttüğü Ulusal Yapay zekâ Strateji Yönlendirme Kurulu çalışmalarıyla kamu ve özel sektörü aynı platformda buluşturmak istediklerini ifade eden Yılmaz, Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK) benzeri bir mekanizmayı, önümüzdeki dönemde yapay zekâ konusunda da oluşturabileceklerini kaydetti.

“Türkçe’nin yapay zekâ modellerinde güçlü biçimde temsil edilmesini stratejik bir mesele olarak görüyoruz. Bu nedenle Türkçe büyük dil modeli çalışmalarına büyük önem veriyoruz” diyen Yılmaz, yapay zekânın demokrasiye, yönetişime de güç vermesi gerektiğini vurguladı. Yılmaz, “Bir tarafıyla ürkütücü tabii. Algoritmalarla tüketici tercihlerini yönlendirmek mümkün olduğu gibi seçmen tercihleri üzerinde de etkilerde bulunmak mümkün. Dolayısıyla yapay zekâ ile demokrasi, temel hak ve özgürlükler, iyi yönetişim arasında nasıl bir ilişki kurulması gerektiğini tartışmak durumundayız” dedi.

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son Dakika

>
>
>
>

Tüm Haberler

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.