Oyunun komedisi eskimeyen oyunu
Bazı oyunlar vardır hafızanızda yer eder ve üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin her şeyini unutsanız da sizde yarattığı duyguyu hatırlarsınız. Filmler de öyledir tabii ama onları tekrar dönüp izleme şansınız var, tiyatro seyircinin hafızasında yaşayan bir şey. Hele çok güldüyseniz mesela, bu hep aklınızda kalır. İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda 30 küsür sene önce izlediğim “Oyunun Oyunu” benim için öyleydi. Unutulmaz bir performans sergileyen Meral Oğuz’un “Düş Gezginleri” ile sinemada parlamasından az önceydi ve basının ilgisini en çok oyunda kombinezonla oynaması çekmişti o zamanlar. Şimdi baktım, yönetmeni Chris Harris’miş, yönetmen yardımcısı Civan Canova. Sadrettin Kılıç, Nurinisa Yıldırım, Metin Belgin, İlkay Saran, Atilla Olgaç, Ertuğrul İlgin, Musa Uzunlar da diğer oyuncuları.

İngiliz yazar Michael Frayn’in çok ünlü bir oyunu bu, orijinal adı “Noises Off”, tüm dünyada defalarca sahnelendi, 1992’de Peter Bogdanovich tarafından filmi de yapıldı; Michael Caine, Carol Burnett, Christopher Reeve gibi oyncuları vardı. Onu mesela dönüp izleyebilirsiniz.
Hayatımda izlediğim en komik oyunlardan biriydi, “Oyunun Oyunu”. Bir tiyatro topluluğunun yeni oyunları “Çırılçıplak”ın genel provasında başlayan ve giderek artan felaketler silsilesini anlatıyordu. Hatta hala anlatıyor çünkü şu anda DK Yapım oyunu olarak (Engin Alkan’ın süpervizörlüğünde) sahnede. Engin Alkan’ın yönetmen rolünü üstlendiği “Çırılçıplak”ta durum berbat. Ortada ezber tam yok, replikler karışıyor, oyuncular yanlış yerde giriyor, kapanması gereken kapılar kapanmayıp açılması gerekenler açılmıyor. İnanılmaz bir kaos. Bir yandan da anlıyoruz ki topluluk içinde aşk üçgenleri, kıskançlıklar, aldatmalar, ne ararsanız mevcut.
Oyunun müthiş kurulmuş bir yapısı vardır; birinci perdede genel provayı, ikinci perdede aradan bir ay geçmişken kuliste yaşananları, üçüncüde ise turnenin son günlerinde işlerin iyice çığırından çıktığı son oyunu izleriz. DK Yapım oyunu son iki perdeyi birleştirerek iki perde olarak sahneye taşımış. Aynı zamanda yerelleştirmeyi tercih etmiş. Olaylar Türkiye’de bir tiyatroda geçiyor ve oyuncular (Engin Alkan, Günay Karacaoğlu, Salih Kalyon, Ömür Arpacı, Duygu Kurt, Tutku Erten, Sertaç Nickolas Güder, Zeynep Sevi Yılmaz, Enis Aybar) kendi isimleriyle yer alıyorlar.
Uyarlamada de rejide de isim yok, ‘kolektif bir reji anlayışından’ söz ediliyor, Bu alanlarda pek çok başarılı işte imzası olan Engin Alkan’ın ‘süpervizörlüğünün’ etkin olduğunu tahmin ediyorum. Sadece isimlerin değişmesiyle yetinmeyen, Türkiye’deki kimi durumlara dair göndermelerde bulunan oldukça başarılı bir uyarlama. Barış Dinçel’in işlevsel dekoru, Gamze Kuş’ın kostüm, Kemal Yiğitcan’ın ışık tasarımlarıyla bu oyuncaklı metnin ritmini yakalayan bir atmosfer yaratılmış. Zamanı geçmeyen, mekân tanımayan, zeki bir komedi.
Oyunun Oyunu
Yazan: Michael Frayn / Çeviren: Lale Eren Dalsar / Supervisor: Engin Alkan
Dekor Tasarımı: Barış Dinçel / Kostüm Tasarımı: Gamze Kuş /
Yapımcı: Duygu Kurt / Yapım Asistanı: Ömer Uslu / Oyuncular: Engin Alkan, Günay Karacaoğlu, Salih Kalyon, Ömür Arpacı, Duygu Kurt, Tutku Erten, Sertaç Nicholas Güder, Zeynep Sevi Yılmaz, Enis Aybar
Sende Yorum yap