Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Savaşın geride bırakılması elzemdir

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın ev sahipliğinde düzenlenen Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan Üçlü Dışişleri Bakanları 10'uncu Toplantısı'nın ardından ortak basın açıklaması gerçekleştirildi. Basın toplantısına Bakan Fidan'ın yanı sıra Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ve Gürcistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maka Botchorishvili katıldı.
İSTANBUL BİLDİRİSİ İMZALANDI
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İstanbul'da düzenlenen Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan Üçlü Dışişleri Bakanları 10'uncu Toplantısı'nın ardından, Gürcistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maka Botchorishvili, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ile birlikte İstanbul Bildirisi'ni imzaladı.

'ÜLKELERİMİZİN ORTAK GÜNDEMİNDE YER ALAN KONULARI ETRAFLICA ELE ALMAKTAYIZ'
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Bugün bölgesel sahiplenme anlayışıyla tesis ettiğimiz üçlü mekanizmanın 10'uncu toplantısını gerçekleştirmekteyiz. Toplantımız üçlü mekanizmanın sonuç üreten ve bölgemizde güven tesis eden bir istişare zemini haline geldiğini bir kez daha göstermiştir. 14 yıla yakın bir süredir kesintisiz işleyen bu mekanizma yıllar içerisinde ülkelerimize pek çok fayda sağlamıştır.
Siyasi diyaloğun güçlendirilmesinden ekonomik entegrasyona, ulaştırmadan enerji güvenliğine, ticaretten insani bağların kuvvetlendirilmesine kadar geniş bir yelpazede stratejik adımlar atmamıza bu platform zemin teşkil etmiştir. Bu iş birliğine yüklediğimiz anlam üç ülkenin müşterek menfaatleriyle de sınırlı değil.
Biz bu mekanizmayı aynı zamanda Güney Kafkasya’da barışın, istikrarın ve sürdürülebilir refahın teminatlarından biri olarak görüyoruz. Bugün de ülkelerimizin ortak gündeminde yer alan konuları etraflıca ele almaktayız ve bölgesel ve küresel gelişmelerle ilgili istişarelerde bulunmaktayız" dedi.

'JEOPOLİTİK KIRILMALARIN AYNI ANDA YAŞANDIĞI NADİR DÖNEMLERDEN BİRİNİ YAŞAMAKTAYIZ'
Bakan Fidan, "Dünyanın farklı bölgelerinde jeopolitik kırılmaların aynı anda yaşandığı nadir dönemlerden birini yaşamaktayız. Ekonomik belirsizlikler artmış, enerji güvenliği her zamankinden hassas bir mesele haline gelmiştir. İşte böyle bir dönemde bölgemizde tesis ettiğimiz huzur ve iş birliği ortamı hakiki bir stratejik değer ifade etmektedir.
Bu ortam, Avrupa'dan Asya'ya uzanan geniş bir coğrafyada, istikrara, bağlantısallığa, enerji arzı güvenliğine ve ulusal ekonomilere güç katmaktadır. Özellikle ülkelerimizin arasındaki bağlantısallığın güçlendirilmesi, bölgesel istikrara katkı sağlayacak stratejik ve jeopolitik bir öncelik olarak öne çıkmaktadır.
Enerji başlığı da bu anlamda bilhassa önem arz etmektedir. Enerjiye makul maliyetle ve kesintisiz erişim bugün tüm dünya için hayati bir mesele haline gelmiştir. Birlikte hayata geçirmiş olduğumuz enerji altyapı projeleri sayesinde bu alanda yaşanan krizlerin bizlere etkisi asgari düzeyde kalmıştır" ifadelerini kullandı.

'HEDEFİMİZ, ENERJİ, ULAŞTIRMA VE İLETİŞİM ALTYAPILARINDA DAHA DA BÜTÜNLEŞMİŞ BİR BÖLGE İNŞA ETMEK'
Bakan Fidan, "Bölgemizi küresel enerji dalgalanmaları karşısında daha dirençli hale getirdik. Bundan sonra hedefimiz, enerji, ulaştırma ve iletişim altyapılarında daha da bütünleşmiş bir bölge inşa etmektir. Bu bütünleşme, Avrupa ile Asya arasında daha güvenli, daha hızlı ve daha öngörülebilir bir geçiş hattı oluşturması bakımından da ayrıca stratejik önem taşımaktadır.
Bu hedefin bugün ulaştığı en somut nokta orta koridorun güçlenen rolüdür. Orta koridor üçlü iş birliğimizin stratejik omurgalarından biri haline gelmiştir. Bu çerçevede Bakü-Tiflis-Kars Demir Yolu hattının tam kapasiteye ulaşması vesilesiyle 2 Haziran günü hattın Gürcistan kesiminde yapılan tören önemli bir kilometre taşı olmuştur. Bu stratejik hatla azami ölçüde istifade ederek bölgemize daha fazla katma değer sağlamayı hedefliyoruz" diye konuştu.
‘AZERBAYCAN İLE ERMENİSTAN ARASINDAKİ BARIŞ SÜRECİNİ DESTEKLİYORUZ’
Bakan Fidan, "Görüşmelerimizi ayrıca Güney Kafkasya'da istikrar, barış ve refahın tesisinin samimi ve yapıcı iş birliği temelinde şekillenmesi gerektiği yönündeki ortak anlayışımızı da hep beraber bir kez daha teyit ettik. Bölgemizin çatışmalar yerine kalkınma projeleriyle, ayrışma yerine ortak refah ve bağlantısallık projeleriyle anılmasını arzu ediyoruz ve bu yönde çalışıyoruz. Bu vizyonun bugün en umut verici karşılığını Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış sürecinde görüyoruz. Tarafların ortaya koyduğu irade bölgemiz için somut bir fırsat penceresi açmıştır. Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış sürecini destekliyoruz.
Azerbaycan'ın meşru kaygılarının giderilmesini ve barış anlaşmasının gecikmeksizin imzalanmasını da ayrıca temenni ediyoruz. Ermenistan'la yürüttüğümüz normalleşme süreci de, Azerbaycan'la yürüttüğümüz yakın eşgüdüm içerisinde aynı şekilde devam etmekte. Geçtiğimiz dört yılda da önemli gelişmeler oldu. Bize göre Güney Kafkasya'nın önündeki esas fırsat ve hedef şudur; barışın zemini güçlendikçe bağlantısallık projeleri daha da güçlü neticelere ulaşacak, bağlantısallık güçlendikçe de barışın toplumsal ve ekonomik temeli daha sağlam şekilde yerleşecektir. Tüm bölgenin ortak menfaatine hizmet edecek bu döngüyü pekiştirmek için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" dedi.

'DÜNYAYI FELAKETİN EŞİĞİNE GETİREN BU SAVAŞIN GERİDE BIRAKILMASI ELZEMDİR'
Bakan Fidan, "Güney Kafkasya'da barışın tesisine yönelik bu olumlu tabloya rağmen çevremizdeki güvenlik ortamı ciddi riskler barındırmaya devam etmektedir. Bu çerçevede bugünkü toplantımızda İran ile ABD arasında yürütülen barış görüşmeleri de gündemimizdeydi. Bölgemizi ve dünyayı felaketin eşiğine getiren bu savaşın geride bırakılması elzemdir. Bu kapsamda kalıcı barışın sağlanması için bir yandan ABD ve İran'la temaslarımızı sürdürüyor, bir yandan da bölge ülkeleriyle yakın istişare halinde çalışıyoruz. Türkiye bu kritik dönemde diplomasiyi desteklemeye devam edecektir. Kuzeyimizde devam eden savaş bölgemizin güvenliğini doğrudan etkilemektedir.
Rusya Ukrayna savaşında barışa ulaşılmasını bölgemizin istikrarı ve güvenliği için elzem görüyoruz. Diplomatik sürecin ve barışa dönük çabaların kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğine inanıyoruz. Muharebe sahasında ve diplomatik süreçte yaşanan mevcut çıkmazı hep beraber endişeyle de takip ediyoruz. Tarafların bu çıkmazı kendi lehine çevirmek için attıkları adımlar, sahadaki gerilimi maalesef daha da artırmaktadır. Karadeniz ve Azak Denizi'nde son dönemde meydana gelen saldırılar, bu tehlikenin ne kadar ciddi sonuçlar doğurabileceğini gösteren acı örneklerdir.
Bugün üç ülke olarak bölgemizin geleceğine dair ortak irademizi, karşılıklı güveni ve birlikte inşa ettiğimiz müşterek vizyonumuzu teyit ettik. Ülkelerimiz arasındaki iş birliği ne kadar güçlenirse Güney Kafkasya da o ölçüde daha güvenli, daha müreffeh ve daha istikrarlı hale gelecektir" ifadelerini kullandı.
TÜRKİYE, BÖLGESEL İŞ BİRLİĞİNE, İSTİKRARIN VE KALKINMANIN SAĞLANMASI İÇİN ÖNEM VERMEKTEDİR'
'Bakan Fidan, "Türkiye, özellikle bölgesel sahiplenme ve bölgesel iş birliğine, istikrarın ve kalkınmanın sağlanması için önem vermektedir. Cumhurbaşkanımızın baştan beri ortaya koyduğu bölgesel politika parametrelerinin başında gelmektedir. Bizim özellikle Güney Kafkasya'da bu üçlü ortaklıkla beraber ortaya koyduğumuz vizyonun aynısını biz istikrar ve barış adına Balkanlar'daki ortaklarımızla, Orta Doğu'daki ortaklarımızla da aynı şekilde yapmaktayız. Amacımız, bulunduğumuz bütün stratejik havzalarda bölgesel iş birliğini, barışı tesis etmek, çatışmaları önlemek veya şiddetini düşürmek, mümkünse azaltmak, kalkınmanın, refahın, özgürlüğün, insan haklarının önünü rahatlıkla açacak olan bir alan oluşturmak.
Bunun için güçlü olmak, caydırıcı olmak, etkili olmak, çok çalışmak zorundasınız. Biz Güney Kafkasya'da uzun yıllardır bölge dışı aktörlerin etkileriyle oluşan istikrarsızlığın bölge aktörleri eliyle bir istikrara dönüşmesi ve bu istikrara uluslararası iş birliği ile diğer bölge halklarının destek vermesi de önemli diye düşünüyoruz. Burada Türkiye, Gürcistan ve Azerbaycan örnek bir iş birliği modeli ortaya koyarak, bölgesel sahiplenme ve bölgesel iş birliği modeliyle yoluna devam etmeye çalışmakta" ifadelerini kullandı.
'SAVAŞ GİTTİKÇE COĞRAFİ OLARAK YAYILMA EĞİLİMİNDE'
Rusya-Ukrayna Savaşı'na, Karadeniz ve Baltık Denizi'ndeki gerilime ve bazı gemilerin saldırıya uğramasına ilişkin sorusu üzerine konuşan Bakan Fidan, "Talihsiz olaylar, bizim Cumhurbaşkanımızın en baştan beri Rusya-Ukrayna savaşında ortaya koyduğu ateşkesle ilgili hassasiyetin ne kadar yerinde olduğunu defaatle göstermektedir. Biliyorsunuz şu anda savaş gittikçe coğrafi olarak yayılma eğiliminde. Şu anda savaşan tarafların kullandığı silah ve mühimmatların Baltık ülkeleri, Estonya, Litvanya ve Letonya’da artık ortaya çıktığını görüyoruz. Romanya’nın maruz kaldığını görüyoruz. Türk boğazlarına kadar mayınların ve insansız deniz araçlarının kayabildiğini görüyoruz. Gürcistan’ın aynı şekilde hedef alınabildiğini görüyoruz.
Bütün bunlar aslında savaş devam ettikçe coğrafi yaygınlaşmanın nasıl olduğunu da gösteriyor. Diğer taraftan artık taraflar var olan askeri denklemi değiştirmek için daha fazla farklı hedefleri vurma arayışındalar. Artık hiçbir hedef, altyapı-üstyapıyla ilgili, sınırı hemen hemen kalmamış durumda. Bu da savaşın yıkıcı etkisini gösteriyor. Biliyorsunuz geçmişte, en azından bu yok edici savaş devam ederken belli başlı konularda taraflar dikkatli olsunlar diye formüllerimiz olmuştu. Karadeniz Tahıl Anlaşması’nı biliyorsunuz, Türkiye gündeme getirmişti. Bu konuda Cumhurbaşkanımız önemli bir rol oynamıştı ve bir müddet bu uygulanmıştı, tarihi bir başarı olmuştu. Aynı şekilde şu anda Karadeniz’de seyrüsefer emniyetinin savaşın yaygınlaşmasından dolayı giderek azalmış olması hepimiz için endişe verici.
Burada dostlarımız da ifade ettiler; birincisi kolektif olarak konuyu çok yakından takip etmekteyiz. İkincisi, taraflarla sürekli konuşmaktayız. Türk ve diğer sivil gemilerin hedef alınmaması önemli. Ama muharebe alanında kontrolden çıkan dronların, füzelerin ve yanlış anlaşılmaların hedef tasnifinde ve tanımlanmasında bu türden trajedileri ortaya getirebildiği de maalesef bir gerçeklik. Dolayısıyla seyrüseferde bulunacak olan gerek balıkçı tekneleri olsun gerek taşımacılık gemileri, bunların ilgili kurumlarımızla koordine içerisinde karasularında seyretmesi fevkalade önem arz etmektedir. Buradaki yakın dayanışmamız, koordinasyonumuz önemli.
Biz hükümet olarak, bakanlık olarak konuyu çok yakından takip ediyoruz ama dediğim gibi meseleyi kökten çözmek, bütün sorunlara verilecek en büyük cevap olacak. Onun için ateşkes görüşmelerine de büyük ağırlık veriyoruz" dedi.
‘AZERBAYCAN HÜKÜMETİ KARDEŞ TÜRKİYE VE GÜRCİSTAN'LA İLİŞKİLERİNİ İYİLEŞTİRME KONUSUNDA SON DERECE İSTEKLİ’
Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, "Bu yıl kardeş Türkiye Cumhuriyeti COP31 zirvesine ev sahipliği yapacak, iklim değişikliği konusundaki zirveye ev sahipliği olacak ve bu zirveye bu anlamda katılan tüm ülkelerin bu konferanstan, yararlı sonuçlar elde etmesini ümit ediyoruz. Bir kez daha şunun altını çizmek istiyorum. Azerbaycan Hükümeti kardeş Türkiye ve Gürcistan'la ilişkilerini iyileştirme konusunda, son derece istekli. Bugün gerçekleştirdiğimiz bütün değerlendirmeler ve kabul ettiğimiz İstanbul, Deklarasyonu bizim bu konudaki refah ve barışımıza katkıda bulunacak" diye konuştu.
‘TÜRKİYE, AZERBAYCAN, GÜRCİSTAN İŞBİRLİĞİ SON DERECE ÖNEMLİ’
Gürcistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maka Botchorishvili, "Gürcistan, Türkiye ve Azerbaycan'a çok yakın ilişkileri olan stratejik ortaklıkla ilişkilerin kurulduğu bir ülke. Çok taraflı bir ilişkimiz de var. Bu ilişkiler güven, iyi komşuluk ilişkileri temelinde ilerliyor. Bu toplantı bir kez daha şunu kanıtladı. Gerçekten Türkiye, Azerbaycan, Gürcistan işbirliği son derece önemli ve bir kez daha bu üçlü ilişkinin potansiyelini ortaya koydu. Üç ülke arasındaki potansiyeli daha fazla hayata dökebileceğimize inanıyoruz" ifadelerini kullandı.
Sende Yorum yap