Atlas Çağlayan cinayeti davasında mütalaa açıklandı: İşte katiline istenen ceza

Güngören'de bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin davanın ilk duruşması saat 10.40 sıralarında başladı. İlk kez hakim karşısına çıkan 14 yaşındaki E.Ç savunmasını yaptı. Duruşmada çıkan gerginliğin ardından salondan çıkarılan Atlas Çağlayan'ın teyzesi sanığın annesine 'Doğurmakla olmuyor, sahip çıkın' diyerek tepki gösterdi. Duruşmada mütalaa açıklandı. Savcı, sanık E.Ç. hakkında ‘Çocuğa karşı kasten öldürme’, ‘6136 sayılı yasaya muhalefet etme’ ve ‘Zincirleme şekilde silahla tehdit’ suçlarından toplam 13 yıl 6 aydan 21 yıl 7 ay 15 güne kadar hapis cezası talep etti.
Güngören'de bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin davanın ilk duruşması bugün Bakırköy 2'nci Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlandı. 14 yaşındaki E.Ç. ilk kez hakim karşısına çıktı. Adliye binası içerisinde bulunan konferans salonunda görülen duruşma saat 10.40 sıralarında başladı. Duruşmaya, Atlas Çağlayan'ın annesi Gülhan Ünlü, babası Cüneyt Çağlayan'ın da aralarında bulunduğu 5 şikayetçi, 4 mağdur ve taraf avukatları katıldı. Çok sayıda kişi ve Atlas Çağlayan'ın okul arkadaşları da adliyeye gelerek ailesine destek verdi.
ATLAS’IN TEYZELERİNDEN SANIĞIN AİLESİNE TEPKİ
Sanık E.Ç., ilk kez çıktığı hakim karşısında savunmasını yaptı. Sanık savunmasının ardından duruşma tanık beyanları ile devam etti. Bu sırada Atlas Çağlayan'ın annesi ve teyzeleri ile sanığın ailesi arasında tartışma çıktı. Atlas'ın teyzesi bu tartışma sırasında sanığın annesine 'Doğurmakla olmuyor, sahip çıkın' diyerek tepki gösterdi. Mahkeme heyeti tartışmanın ardından anne Gülhan Gül ve teyzelerini salondan çıkarılmasını istedi.
ARA VERİLDİ
Mahkeme heyeti saat 14.30'da devam edilmek üzere duruşmaya ara verdi.
'KENDİ YAPTIĞI HER ŞEYİ İNKAR EDİYOR'
Ara kararının ardından adliye dışarısında destek için bekleyenlerin yanına giden anne Gülhan Ünlü, "Katil nümüzden geçti. Geçerken, ilk giriş anında yüzüme baktı, gözlerime baktı. Orada zaten ufak bir arbede yaşandı. Yani çok cesur. Çok cesurca işlemiş zaten. Çok bilinçli yapmış. Yaptığını tamamen 'Ben yaptım ama hiçbir sebebe dayayamıyorum.' diyor. Yani bunun bir sebebini soruyoruz, 'Neden?' diye soruyoruz. Bir sebebi yok. Ona göre, o zaten o gün onun için yola çıkmış. Her şeyi inkar ediyor. Cep telefonunda sevgilisiyle ilgili olan konuşmalarında başkası için zaten tehditlerde bulunuyor. Kendi yaptığı her şeyi inkar ediyor. O gün içerisinde 4 civarında başkasından silah istemiş. Aslında o günkü eylemi zaten net" dedi.
İDDİANAMEDEN
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 14 Ocak'ta, Mehmet Nesih Özmen Mahallesi Emek Sokak'ta bulunan bir kafede iki grup arasında yaşanan tartışma sırasında suça sürüklenen çocuk E.Ç'nin, maktul Atlas Çağlayan'ı bıçakla yaraladığı ve Çağlayan'ın kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği belirtiliyor. Adli Tıp Kurumundan alınan raporda, E.Ç'nin 'kasten öldürme', 'silahla tehdit' ve '6136 sayılı yasaya muhalefet etme' suçları yönünden işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu iddianamede kaydediliyor. İddianamede, Atlas Çağlayan'ın ölümünün kesici delici alet yaralanmasına bağlı kot kesisiyle birlikte iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana geldiği aktarılıyor. Çağlayan'ın telefonunda yapılan incelemede E.Ç. ile daha önceden tanıştığına ve husumetlerinin bulunduğuna dair herhangi bir delilin bulunmadığına dikkati çekilen iddianamede, E.Ç'nin telefonunda elinde silah olan birden fazla fotoğraf, tek başına silah fotoğrafları ve çakı fotoğrafının bulunduğu vurgulanıyor. Olay tarihinde 18 yaşını doldurmamış Atlas Çağlayan'ın Türk Ceza Kanunu kapsamında çocuk sayılması gerektiği değerlendirilen iddianamede, 'kasten öldürme suçunun çocuğa karşı işlenmesinin' nitelikli hal teşkil ettiği belirtildi. E.Ç'nin elverişli nitelikte bulunan bıçakla çocuk sayılan Çağlayan'ın hayati bölgeleri olan göğsüne ve kalbinin alt kısmına 3 kez vurup, ölümüne neden olma eylemi nedeniyle "nitelikli kasten öldürme" suçu kapsamında kaldığına işaret edilen iddianamede, E.Ç'nin olayda kullandığı bıçağın "6136 sayılı yasaya muhalefet etme" suçu kapsamında olduğu anlatılıyor.
21 YIL HAPİS TALEBİ
Duruşmada, savcı esasa ilişkin mütalaasını açıkladı. Sanık E.Ç. (16) hakkında ‘Çocuğa karşı kasten öldürme’, ‘6136 sayılı yasaya muhalefet etme’ ve ‘Zincirleme şekilde silahla tehdit’ suçlarından toplam 13 yıl 6 aydan 21 yıl 7 ay 15 güne kadar hapis cezası talep etti.
"DİĞER 4 KATİL GÖZLERİMİZİN İÇİNE BAKARAK BURADAN GİTTİ"
Güngören'de bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin davanın duruşmasında mütaalasını açıklayan savcı, sanık E.Ç. hakkında 21 yıl 7 ay 15 güne kadar hapis cezası talep etti. Duruşma 8 Eylül'e ertelenirken, sanığın ise tutukluluk halinin devamına karar verildi. Mahkemenin ardından açıklamalarda bulunan anne Gülhan Ünlü, "İddialarda ne konuştuysak, 5 aydır ne için çabaladıysak hiçbiri duyulmamış. Kamera görüntülerinin bir sonraki duruşmada canlı bir şekilde ekranda gösterilmesini istedim. Bu talebim de reddedildi. Onun dışında diğer zaten bir tanesinin hasta olduğu iddia edildi. Bir tanesi zaten 12 yaşında. Ada'nın parmak izinin çıkmamasına kendisi de çok şaşırdı. Hepsi içeride birbirini sattı diyeyim, öyle söyleyeyim. Bize destek veriyormuş gibi davrandılar" dedi.

Güngören'de bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin davanın ilk duruşması bugün Bakırköy 2'nci Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlandı. 14 yaşındaki E.Ç. ilk kez hakim karşısına çıktı. Adliye binası içerisinde bulunan konferans salonunda görülen duruşma saat 10.40 sıralarında başladı. Duruşmaya, Atlas Çağlayan'ın annesi Gülhan Ünlü, babası Cüneyt Çağlayan'ın da aralarında bulunduğu 5 şikayetçi, 4 mağdur ve taraf avukatları katıldı. Çok sayıda kişi ve Atlas Çağlayan'ın okul arkadaşları da adliyeye gelerek ailesine destek verdi. Sanık E.Ç., ilk kez çıktığı hakim karşısında savunmasını yaptı. Sanık savunmasının ardından duruşma tanık beyanları ile devam etti. Bu sırada Atlas Çağlayan'ın annesi ve teyzeleri ile sanığın ailesi arasında tartışma çıktı. Atlas'ın teyzesi bu tartışma sırasında sanığın annesine 'Doğurmakla olmuyor, sahip çıkın' diyerek tepki gösterdi. Mahkeme heyeti tartışmanın ardından anne Gülhan Gül ve teyzelerini salondan çıkarılmasını istedi.
21 YIL HAPİS TALEBİ
Duruşmada, savcı esasa ilişkin mütalaasını açıkladı. Sanık E.Ç. (16) hakkında ‘Çocuğa karşı kasten öldürme’, ‘Ateşli Silahlar Kanunu'na muhalefet etme’ ve ‘Zincirleme şekilde silahla tehdit’ suçlarından toplam 13 yıl 6 aydan 21 yıl 7 ay 15 güne kadar hapis cezası talep etti.
ATLAS ÇAĞLAYAN'IN ANNESİ VE TEYZESİ FENALAŞTI
Duruşmanın ardından anne Gülhan Çağlayan’ın açıklaması sırasında Atlas Çağlayan’ın teyzesi bayıldı. Avukatın konuşması sırasında ise anne Gülhan Ünlü fenalaştı.
SANIĞIN TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA KARAR VERİLDİ
Duruşma, 8 Eylül Salı günü saat 10.00'da görülmeye devam edecek. Sanık E.Ç.'nin ise tutukluluk halinin devamına karar verildi.
'ATLAS'IN KATLEDİLMESİNDE HİÇBİR PARMAKLARI YOKMUŞ GİBİ DAVRANDILAR'
Duruşmanın sona ermesinin ardından açıklamalarda bulunan anne Gülhan Ünlü, "İlk duruşmaydı. Bütün taleplerimiz reddedildi. Sadece onaylanan talebimiz katilin kemik yaşına ve doğum belgesine bakılması. Diğer 4 katil gözlerimizin içine bakarak buradan çıktı gitti. İddialarda ne konuştuysak, 5 aydır ne için çabaladıysak hiçbiri duyulmamış. Kamera görüntülerinin bir sonraki duruşmada canlı bir şekilde ekranda gösterilmesini istedim. Bu talebim de reddedildi. Onun dışında diğer zaten bir tanesinin hasta olduğu iddia edildi. Bir tanesi zaten 12 yaşında. Ada'nın parmak izinin çıkmamasına kendisi de çok şaşırdı. Hepsi içeride birbirini sattı diyeyim, öyle söyleyeyim. Efe zaten onların bu ifadelerini sanırım bilmiyordu. İçeriye girdiklerin de Ada, Arda, diğerleri hepsi Efe'ye karşı şey söyledi. Tek bir suçlu oymuş gibi davrandılar. Bize destek veriyormuş gibi davrandılar. Sanki Atlas'ın katledilmesinde hiçbir parmakları yokmuş gibi davrandılar. Bunca zamandır, 5 aydır anlatıyorum. Kamera görüntülerini tek tek anlatıyorum. Hiç kimse bizi dinlememiş, bunu görüyorum. Dosyada bir sürü eksik var. Dosyada bunların kendi aralarında konuştukları madde var, kullanımı var. Bunun için de ayrı bir dava açılmış bizim dışımızda; Ada ve Efe arasında, telefon konuşmalarında. Yiğit Arda'nın yaptığı her şeyi hastalığına bağlandı. Ne hastalığı olduğu, raporun ne olduğunu henüz görmedik. Bize söylemediler" diye konuştu.
'BU SAVUNMALARIN GERÇEĞE UYGUN OLMADIĞI ORTADADIR'
Ailenin avukatı Mehtap Yılmaz, "Sanık kendisini daha önceki savunmalarını tekrarla aynı şekilde savundu. Atlas ve arkadaşlarının kendisini tahrik ettiğini ve onlara baktığı, küfür ettiği konusunda iddialar ileri sürdü. kamera kayıtlarını zaten aile artık ezberledi, öyle söyleyeyim. Buradakiler de, sizler de televizyondan olsun, sosyal medyadan olsun kamera kayıtlarını gördünüz. Bu savunmaların ne kadar gerçeğe uygun olmadığı ortadadır. Bu nedenle zaten iddia makamı da mahkumiyeti yönünde talepte bulundu. Ancak biz tabii ki bunun yeterli olmadığı düşüncesindeyiz. Bizim taleplerimiz vardı. Neydi bu taleplerimiz? Öncelikle daha önce de bazı olaylarda biliyorsunuz bu olaylar çok fazla artarak devam etti. Aile hakkında bir suç duyurumuz da vardı. Çünkü bu bıçağın aileye ait olduğu konusunda iddialar vardı, tanık beyanları vardı. Baba hakkında iddialar vardı. Çünkü baba 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan dolayı şu anda cezaevinde. Yani ruhsatsız silah bulundurmaktan değil de ticaretini yapmak suçundan dolayı olduğunu zannediyorum. Yani KVKK nedeniyle biz ulaşamadık dosyaya. Yani evin içerisinde devamlı silahlar var. Suça sürüklenen çocuğunda (SSÇ) fotoğraflarına baktığımız zaman, dosya içerisindeki telefonu ele geçirilmiş. Telefonlardaki fotoğraf ve videolarında da biz bu silahla çekilmiş, bıçakla çekilmiş fotoğraf ve videoları görüyoruz. Ve bu bir tane değil, onlarca video ve onlarca fotoğraf. Ayrıca SSÇ, Ben SSÇ diyorum, her ne kadar diyecek bir şey bulamadığım için ve ismini veremediğim için. Bu tabirin de değişmesi gerektiğini düşünüyorum ama şu anda kanuni zorunluluk nedeniyle böyle söylemek zorundayım ne yazık ki. Aile hakkında biz ihmali davranışla kasten ölüme sebebiyet suçundan dolayı bir suç duyurusunda bulunduk. 8 Eylül'e duruşma günü ertelenmiştir. Bizim taleplerimizin çoğu reddedilmiştir" dedi.
Sende Yorum yap