DEMİREL ZEKÂSI
9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel vefatının 11. yılında kabri başında anıldı. Hiçbir parti başkanının hakkında anma mesajı yazmaması dikkatimizi çekti. Başbakanlığı sırasında soldan çok tepki almıştı. Cumhurbaşkanlığı icraatında solla da barıştı.
Biz onu bir hoş olayla analım.
Gazeteci Yavuz Donat “Off The Record” adlı kitabında anlatır...
“...Orta Asya’daydık. Türk Cumhuriyetlerinden birinde... Cumhurbaşkanı Demirel akşam yemeğine davetliydi. Masada bir tek kuş sütü eksikti. Servis mükemmel.
Derken sıra ana yemeğe geldi. Masaya koskoca bir gümüş tepsi içinde bir atın kellesi getirildi.
Evet evet...Pişirilmiş... Atın gözleri kellenin üzerinde... Dili dışarıda... Kocaman bir kelle...
Ev sahibi devlet başkanı ayağa kalktı. Elinde kadeh... Konuşmaya başladı:
- Hörmetli prezident. Bu atın iki gözü var. Birini siz yiyesez, ötekini de ben yiyem. Ki bu iki gardaş millet birbirine kötü gözle bakmaya...
Bizim heyet şokta...
Süleyman Demirel eline çatalı bıçağı almadan önce ayağa kalkıp teşekkür konuşması yapar:
- Hörmetli prezident bu yahşi yemek için çok teşekkür ederim. Ama muhteşem yemeği görünce çok üzüldüm. Buraya eşimle gelecektim. Hasta olduğu için gelemedi. Keşke o da burada olsaydı da bu muhteşem yemeği görseydi. Sizden ricam... Bu atın kellesini Türkiye’ye götürsem ve eşimle birlikte yesem nasıl olur?
Masada o anda bir alkış kopuyor. Nazmiye Hanım için geçmiş olsun dilekleri birbirini izliyor. Atın kellesi paketlenmek üzere içeri götürülüyor... Ortadan kayboluyor.
FATOŞ
İBB davasında tutuklu yargılanan Fatoş Ayık’ın avukatı Uğur Güner konuşuyor:
“Müvekkilim Fatoş Ayık’ın, Murat Ongun tarafından Medya AŞ’ye yerleştirildiği iddia ediliyor!
Müvekkilim Fatoş Ayık, Medya AŞ’nin kurulduğu Kadir Topbaş döneminden bu yana 15 yıldır orada çalışıyor.
Dosyasında hiçbir delil yok!
Baktım, Fatoş Ayık’ın ifadesinde çocuklarından bahsediliyor, oysa çocuğu yok!!
Araştırınca anladık ki, Fatoş Ayık’ın ifadesi, Fatoş Pınar Türker’in ifadesiyle karıştırılmış.”
Ek bilgi: Fatoş Ayık hâlâ tutuklu…
GREV
Edirne Uzunköprü’de madenciler, ödenmeyen fazla mesai alacakları ve işten çıkarmalara tepki olarak açlık grevi başlattı.
27 günlük mücadele sonunda madenciler işverenle uzlaşma sağlandığını duyurdular.
Gazeteci Yeliz Koray şu mesajı atmış sosyal medyada:
“Farkında mısınız artık özel sektörde çalışanlar maaşlarını eylem yapmadan alamaz oldu.
Yani bir maaşı hak etmek için artık 1 ay çalışmak yetmiyor.
Onu almak için bir de eylem hatta açlık grevi yapıyor, maaşlar yatınca da “kazandık” diyeseviniyoruz.”
İşçinin emeğinin üzerine yatan işverene karşı bir yaptırım var mı?
Yok...
O zaman işveren işçi canını dişine takıp direnmeden parasını vermiyor...
MECLİS
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde her meslekten insan var...
Vekillerin kendi beyanlarına göre meslek dağılımı şöyle...
İş insanı (158), Avukat (122), Akademisyen (42), Öğretmen (37), İktisatçı (33), Tıp doktoru (32), Bürokrat (24), İnşaat mühendisi (22), Gazeteci (18), Ziraat mühendisi (15), Siyasetçi (15), Makine Mühendisi (12), Eczacı (11), Mali müşavir (11), Çiftçi (10), Yazar (9), Sosyolog (9).
Görüldüğü gibi. Her meslekten insan var...
Var da kendini işçi olarak yazdıran sadece 2 kişi mevcut.
Çiftçi de sadece 10 kişi...
Bir hesaba göre yukardaki meslekler toplumun sadece yüzde 20’sini temsil ediyor
Toplumun yüzde 80’inin ise Meclis’te temsilcisi yoktur.
Bir başka deyişle halk iradesinin sadece yüzde 20’si Meclis’e yansıyor.
İşçiler o yüzden hep kaybeden oluyor...
Sende Yorum yap