s

Ne dinlesek?

Son haftalarda yayınlanan yeni albümler arasından dikkat çekenler, deftere not edilenler

Blur gitaristi Graham Coxon, 2011’de kaydettiği ancak yayınlamadığı 10 şarkıyı bir araya getirdi ve “Castle Park” adıyla yayınladı. Bu şarkılar 2012’de yayınlanan “A&E” albümünde yer almak üzere Blur’ün (en sevdiklerimden) “Think Thank” albümünün de prodüktörü olan Ben Hillier ile birlikte kaydedilmişlerdi. Bilindiği üzere Coxon bu albüm kayıtları sırasında kayıtlar tamamlanmadan gruptan ayrılmıştı. Şarkılar “A&E”nin devamında bu albümün bir devamı olarak yayınlanacaktı ancak bu mümkün olmadı. “Castle Park”, ‘60’ların Brit müzelerine ve Mod dönemine odaklanıyor müzikal estetik olarak. Çok eğlenceli, gün boyu dinlenecek eğlenceli bir albüm. Coxon’ın bu dönemi yeniden canlandıran gitar teknikleri de elbette dikkate değer.

Brian ve Michael D’Addario kardeşlerden ibaret The Lemon Twigs’in mayısta yayınlanan yeni albümünün adı “Look For Your Mind!”. 1960’ların Vintage rock atmosferini hem gitarlarda hem vokallerde yaşatan en sevdiğimiz gruplardan. Albüm bize 1960’lara, rock müziğin alternatif bir tür olarak gelişip dünyayı ele geçirmeye başladığı altın yıllara götürüyor.

Paul McCartney, 20’nci solo albümünde hayatının The Beatles öncesi dönemine, Liverpool’daki hayatına odaklanıyor. Bu anlamda çok kişisel ve içe dönük bir çalışma olarak nitelendiriliyor bu albüm. McCartney pop rock’ı en iyi anlayan en iyi kullanan isimlerden biri. Bütün müthiş bestecilik özellikleri yanında soundu da çok iyi bilir. Şarkıları hem bir su gibi akar ve insanı kendine çeker hem de mesela tutup Guns N’ Roses coverladığında hiç sırıtmaz. Albüm, McCartney’nin rock ve blues evreninde kafasına göre at koşturduğu nefis bir iş. 84 yaşına giren biri için çok taze, hayat dolu her şey. Vokaller de pırıl pırıl.

Uma Thurman ve Ethan Hawke’un kızı, “Strangers Things”deki rolüyle kendine oyuncu olarak bir çıkış yakalayan Maya Hawke, dördüncü stüdyo albümünü yayınladı. Albüm “Maitreya Corso” adını Hawke’un bu albüm için yarattığı alter ego’dan alıyor. Hawke kişisel dünyasını bu karakter üzerinden aktarmayı uygun bulmuş. Adını Budist öğretiden ve Hawke’un sevdiği şair Gregory Corso’dan alıyor bu kurgu karakter. Bu folk/alt-pop albümünde Hawke her zamanki prodüktörü, Maisie Peters ile de çalışan Christian Lee Hutson ile çalışıyor.

Austin, Texas çıkışlı James Petralli’nin rock müziği eğip büktüğü projesi White Denim, “13” adlı bir albüm yayınladı. Grubu bilenler ekibin rahat durmadığını, her seferinde standart bir rock parçası gibi duran ama sonradan değişip alıp başını farklı yerlere giden rock şarkıları yaptıklarını bilir. Rock ve folk bir anda progresif etkilerle bambaşka bir yere evrilir. Bu albümde de rock, funk, soul hatta dur bir araya geliyor. Tam bir “nerd” albümü. Herkese göre değil kabul ediyorum ancak sıralı işlerden keyif almayı bilen biri için ilginç fikirlerle dolu. Cesareti olanlar (!) 2009 tarihli “Fits” albümünü de mutlaka dinlesin.

Bu konserlere gitmek lazım çünkü

Robert Plant (2 Temmuz, Harbiye Cemil Topuzlu): Led Zeppelin’in efsanevi solisti ve damardan Wolverhamptonlı (doğduğu ve büyüdüğü yerin takımının aynı zamanda yönetiminde) Plant’in uzunca bir süredir kendini blues ve gospel gibi türlere ve genel anlamda “roots” müziklere verdiğini biliyoruz. Led Zeppelin ve onun dönemindeki rock grupları bu müzikleri dinleyerek büyümüş, rock ve hard rock’ı icat etmişlerdi. Plant’in 2025 Eylül’de çıkan albümü “Saving Grace” bu yöndeki son çalışması. Kendisine solist Suzi Dian ve çok yetenekli bir müzisyenler grubu eşlik edecek. Kaçmaz.

Wolf Alice (15 Temmuz, Maçka KüçükÇiftlik Park)

İngiliz rock âlemlerinin son yıllarda yetiştirdiği en ilginç rock gruplarından biri Wolf Alice. Geçen ağustosta yayınlanan albümleri “The Clearing” her zamanki çizgilerinden biraz daha pop rock’a meyleden, büyük ihtimalle klasikleşecek güçlü şarkılarla dolu. Ayrıca solist Ellie Rowsell’i canlı izlemek her zaman inanılmaz büyük bir keyif.

Suede, (17 Temmuz, Zorlu PSM)

Suede’in geçen eylülde yayınlanan yeni albümü “Antidepressants”, parıltısından bir şey kaybetmeyen Suede’in yaşlanmak, modern hayatla başa çıkmak ve yabancılaşmaya dair harika ve yepyeni şarkılarını içeren bir ustalık albümü. H2000 Ömerli’den bu yana kendilerini muhtelif defalara izlemiştir İstanbul seyircisi. Asla eskimeyen şarkıları ve her zaman yeni hikâyeler anlatmayı başaran yeni albümleriyle geliyorlar. H2000’de ilk kez izleyenler çoluk çocuğa karıştı artık. İki nesil bir arada gidilebilir.

Categories: Ne dinlesek?

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.