s

Değişimcilerde partileşme süreci

CHP’de yaşanan tabloyu yalnızca “ikiye bölünme” diye tarif etmek artık yetersiz. Partideki fiili ayrışma daha katmanlı. Ne değişimciler tek sesli bir blok ne de Genel Merkez yönetimi yekpare bir çizgi halinde. Her iki tarafta da farklı hesaplar, kaygılar ve zamanlamalar var.

Değişimciler cephesinde özellikle Ekrem İmamoğlu’na yakın bazı isimler, yeni parti için daha fazla vakit kaybedilmemesi gerektiği görüşünde. Buna karşılık Özgür Özel gibi önce hukuki yolların sonuna kadar zorlanmasını savunanlar da var. Kılıçdaroğlu’nu desteklememekle birlikte yeni bir parti kurulduğunda tereddüt yaşayacak, hatta CHP çatısı altında kalmayı tercih edebilecekler de olacaktır. Bu nedenle partileşme tartışması, yalnızca teknik bir hazırlık değil, aynı zamanda duygusal ve siyasal bir kopuş meselesi.

Genel Merkez tarafında da benzer bir dalgalanma var. İhraçlar konusunda daha serinkanlı davranılması gerektiğini düşünenlerle, “başlanan temizliğin” bir an önce tamamlanmasını savunanlar aynı çatı altında. Bazı il başkanları için ihraç kararı çıkan MYK toplantısında Kılıçdaroğlu’nun karşılaştığı itirazları bastırdığı iddia ediliyor.

Bir de kendisini iki tarafa da ait hissetmeyen, şimdilik kenarda durup gelişmeleri izleyen bir grup var. Onlara “gözlemciler” diyelim. Bunlar için belirleyici olan, kimin haklı çıktığından çok sürecin nereye evrileceği olacak. Rüzgârın yönü netleştiğinde kararlarını verecek gibi duruyorlar.

Seçilmiş ile seçmen arasındaki fark

20 Temmuz’dan, yani adli tatilin başlamasından sonra değişimcilerin partileşme konusunda daha somut adımlar atacağı artık neredeyse kesin. Asıl saflaşma da o noktadan sonra billurlaşacak. Genel Merkez yönetimine göre, her ne kadar Özel’e 110 milletvekili hemen kurultay için destek vermiş olsa da ayrı bir parti kurulduğunda bu sayı yaklaşık 60’ta kalacak. Değişimciler ise sayının Genel Merkez’in varsaydığından daha yüksek olacağını düşünüyor. Yine de imza veren herkesin yeni partiye geçeceği yönünde bir beklentileri yok. Çünkü CHP markasından kopmanın bazı seçilmişler için kolay olmayacağının farkındalar.

Yeni parti için hızla harekete geçilmesini savunan bir isim, Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP’de 50-60 milletvekili kalmasının kamuoyunda farklı bir algı yaratabileceği fikrine şu yanıtı verdi:

“Seçmenle seçilmiş arasında duygusallık açısından çok fark var. Seçmenle bir sorun yok. Seçilmişler duygusal kopuşta zorlanabilir. Mesela il başkanı tereddüt edebilir ama ilçe başkanları, ilçe yönetimleri tamamen geçer. Aşağıdan insanlar geçtikçe, üstte de geçişler artar.”

Yeni parti savunucularındaki kaygılardan biri de CHP’deki fiili bölünmenin başka partilerde yarattığı hareketlilik. Onlara göre arayış içindeki seçmenin bir bölümü İYİ Parti, DEM ve Zafer Partisi gibi partilere yöneliyor. Kuruluş süreci uzadıkça bunların tamamen kaybedilmesi riski büyüyor. Bu kaygıyı dile getiren bir isim, “Seçmen hırsızlığı yağmaya dönüşürse altından kalkamayız” sözleriyle tabloyu özetledi.

Alternatifli parti çalışması

Bu arada masada birden fazla yeni parti alternatifi bulunduğu da artık sır değil. Özgür Özel daha önce iki ayrı partiden söz etmişti. Bir yandan sıfırdan yeni parti kurulması seçeneği üzerinde çalışılıyor; diğer yandan seçime girme yeterliliği olan birden fazla partiyle temas yürütülüyor. Değişimciler, kendileri talep etmeden bazı partilerin “birlikte çalışalım” önerisiyle geldiklerini belirtiyor. Hatta bu partilerin Yargıtay süreçlerinin bile ayrı bir ekip tarafından incelendiği söyleniyor. Yani seçime girme yeterliliği bulunan partiler, ileride yeni bir hukuki sorun çıkma ihtimaline karşı da mercek altında tutuluyor.

Tüm ihtimallerin değerlendirildiği bu süreçte konuşulan başlıklardan biri de Genel Merkezce partiden ihraç edilenlerin aynı parti çatısı altında toplanmaya başlaması. Bununla birlikte kulislerde başka bir senaryo daha dolaşıyor. Bir kaynak, alınmış kesin bir karar olmadığını vurgulamakla birlikte, Meclis’i tıkama yönünde bir strateji benimsenirse Özel’in çevresinde üç ayrı grup oluşturacak sayıda milletvekili bulunduğunu vurguladı. Görünen o ki değişimciler için mesele yalnızca yeni bir parti kurmak değil; aynı zamanda bu kopuşun Meclis’te, örgütte ve seçmen nezdinde yaratacağı güç dengesini de yönetmek.

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.