s

Sürdürülebilir barışın ekonomik boyutu

Yazının başlığı hafta sonu Cizre’de, Cizre Ticaret ve Sanayi Odası(CTSO) ve Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) ev sahipliğinde Demokratik Gelişim Enstitüsü (DPI) tarafından düzenlenen toplantıda tartışıldı.

Toplantı iki açıdan önemliydi. Birincisi, zamanlaması. Terörsüz Türkiye adıyla yürütülen süreçte artık yasal düzenlemeler için geri sayıma geçilen bir dönemde yapıldı. Sürecin göz ardı edilmemesi gereken ekonomik gelişim, kalkınma ve istihdam boyutlarına ilişkin tartışmaların, onu geri dönülemez noktaya getirmek için başlatılması gerekiyordu. Bu yönde bir irade gösterildi. İkincisi; başından bu yana sürecin terörsüz bölge anlamına da geldiği vurgusu yapıldı. Bu toplantıda bunu destekler nitelikte katılımlar gerçekleşti. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nden (IKBY) Erbil, Duhok, Süleymaniye ve Halepçe ticaret ve sanayi odalarının başkanları da toplantının katılımcıları arasında yer aldı.

Bölgeden hatırlatma

CTSO Başkanı Ömer Faruk Yıldırım, toplantıda sürecin sadece güvenlik değil aynı zamanda bir ekonomik dönüşüm fırsatı sunduğunu belirtti. Bölgenin yarım asırdır “Barış varsa ticaret vardır. Ticaret varsa üretim vardır. Üretim varsa refah vardır. Refah varsa huzur vardır” döngüsü dışında kaldığını vurguladı.

DTSO Başkanı Mehmet Kaya’nın sözleri ise Yıldırım’ı tamamlayıcı nitelikteydi. Kaya, “Bu ülkede barışın kâr payı hâlen bilinmiyor” dedi. Durum tespiti açısından verdiği iki örneği aktarayım. Kaya, 2014’te Irak ithalatında birinci sırada yer alan Türkiye’nin bugün üçüncü sırada olduğunu söyledi. Birinci sırada artık BAE, ikinci sırada ise Çin var. Cizre’nin karşısı Suriye. Ancak Kaya, Cizre’den Suriye’ye mal satmak isteyenlerin 800 km yol katetmesi gerektiğini, 200 km ötedeki Nusaybin sınır kapısının 13 yıldır kapalı olduğunu anlattı.

Ekonomist Erol Katırcıoğlu ise bölgesel eşitsizlik konulu sunumunda, yıllar boyunca Güneydoğu Anadolu Bölgesi ile Türkiye’nin geri kalanı arasındaki eşitsizliğin 2013’e kadar azalma eğiliminde olduğunu anlattı. Ancak bu tarihten sonra durumun ‘tepetaklak’ olduğunu söyledi. Bugün İstanbul’da bir kişi yılda 10 bin dolar kazanıyorsa, bölgede kişi başına kazanç 3 bin dolar civarında.

‘Özel sektör köprü olabilir’

Toplantıda bugüne dek Sudan, Afganistan ve Libya gibi çatışmalı bölgelerde rol üstlenmiş, hâlen BM’nin Yemen Özel Temsilciliğinde görev yapan, çatışma ekonomisi alanında dünyada tanınmış uzman olan Dr. Dirk Jan Omtzigt de bir sunum yaptı. Barış süreçlerinin güvenlik, siyaset ve hukuk ekseninde şekillendiğini ama ekonomik bir hat olmadan eksik kaldığını dünya örnekleriyle anlattı. “Ciddi bir barış arayışının merkezinde ekonomik mantık yer almalıdır” dedi.

BM danışmanının verdiği örneklerde iki ortak nokta dikkat çekiciydi. Ekonominin bir silah olarak da kullanılabileceğini belirten Omtzigt, “Ekonomik boyutlar diyalog için yeni imkânlar da yaratabilir” dedi. Ayrıca özel sektörün birçok örnekte köprü görevi gördüğünü anlattı.

Özel sektör demişken, IKBY’den dört ticaret ve sanayi odası adına konuşan Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Gailan Hacı Saeed’in de birlikte üretmeye hazır olduklarını belirterek “Üzerimize düşen tarihî sorumluluğu yerine getirmeye hazırız” dediğini not olarak aktarayım. IKBY’den gelen katılımcılar Türkiye’deki ticaret ve sanayi odalarıyla birlikte çatı oluşumlar kurma teklifinde de bulundu.

Cizre’de geçmiş 50 yıl yerine gelecek 50 yılın fırsatlarına odaklanma motivasyonu vardı. Kalkınma Yolu Projesi, Suriye’nin yeniden inşa süreci, Körfez ülkeleriyle büyüyen ekonomik ilişkiler, yeni enerji koridorları ve lojistik merkezlerin oluşmaya başlaması da fırsat pencereleri. Eğer zamanında ve doğru şekilde değerlendirilirse, iç ve dış bölge yalnızca çatışmasızlığın değil, ortak kalkınmanın da merkezi olabilir. Barış, sadece silahların susmasıyla değil; yolların, kapıların, pazarların ve umutların açılmasıyla da vazgeçilemez, geri dönülemez hale gelebilir.

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son Dakika

>
>
>
>

Tüm Haberler

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.