Hakan Fidan’a “yalvaran” Yunanlı Bakan

Emekli Büyükelçi George Aifantis, Yunanistan medyasına yaptığı açıklamada “Bakanımız Hakan Fidan’a yalvardı, aciz durumdayız” açıklaması yaptı.
Bakan Fidan’a yalvardığı iddia edilen kişi Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Gerapetritis, konu da Mavi Vatan Yasası’nın ertelenmesi.

Bu açıklama sadece Yunanistan medyasında değil Türk medyasında da haber oldu.
Ankara-Atina ilişkileri söz konusu olduğunda haberlere ve açıklamalara ihtiyatlı yaklaşmak gerekir.
Bugün gurur okşadığı düşünülen abartılı haberler genellikle bir başka iç siyaset hesabının eseridir, büyük oranda da dezenformasyon içerir.
Gelin bu meseleyi daha da netleştirelim:
★★★
Emekli Büyükelçi Aifantis, Türkiye söz konusu olduğunda “Yalvarma” fiilini çok sık kullanan birisi.
Üç sene önce, Mayıs 2019’da Finlandiya’da olanlardan bahsettiği bir açıklamada, dönemin Dışişleri Bakanı Katrugalos’un, Türk Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’yla görüşebilmek için adeta yalvardığını söylemişti.
Emekli Büyükelçi, dört sene sonra aynı fiili tekrar dolaşıma soktu.
Önce bildiğim kısımlardan başlayayım:
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, muhataplarıyla güven ilişkisi kuran birisidir. Yunanistan Dışişleri Bakanı Gerapetritis ile aralarında sıcak bir ilişki var.
Fidan, Atina’daki iç siyasette Türkiye’nin malzeme yapılmasından duyduğu rahatsızlığı anlatırken Başbakan Miçotakis ve Savunma Bakanı Dendias’ın adıyla başlayan cümleler kurdu ama Dışişleri Bakanı Gerapetritis’i eleştirilerin dışında tuttu.
Türkiye’nin menfaatleri üzerinden siyaset yapan birisi olarak Bakan Fidan, Yunanistan Dışişleri Bakanı’nın yalvaran bir pozisyona düşmesine izin vermez.
Bilir ki, böyle bir durumda Gerapetritis gibi ağzından çıkanı kulağı duyan, diyaloğa inanan Dışişleri Bakanı gider yerine kendi istikbali için Türk-Yunan savaşına çanak tutabilecek kadar gerçeklikten kopmuş birisi gelebilir.
Bu işin Hakan Fidan penceresi, bir de tanıdığım, birlikte yemek yediğim Dışişleri Bakanı Gerapetritis cephesi var.
Gerapetritis, Oxford ve Sorbonne gibi prestijli üniversitelerde eğitim görmüş ve dersler vermiş bir Anayasa hukukçusudur.
Yunanistan’ın tezlerini bağırmadan savunuyor olması onu teslimiyetçi değil ancak akıllı biri yapıyor.
Mayıs 2027’de Yunanistan’da genel seçimler var, Gerapetritis böyle bir ortamda kendini yalvaran pozisyonuna düşürmez, iddia edildiği gibi Mavi Vatan Yasası’nın çıkarılmasının ertelenmesini istemez, çıkarılmaması için uğraşır.
Yani uydurulan senaryo nereden baksanız elde kalıyor.
★★★
Bu iddiayı ortaya atan Emekli Büyükelçi George Aifantis, geçmişte SYRIZA Lideri Aleksis Çipras’ın Diplomatik Danışmanlığını yapmıştı.
Merkez sol çizgideki siyasi partiler bünyesinde kurulan Yunan Diasporası Politika Kurulu Sekreteryası ile dış politika ve uluslararası ilişkiler komitelerinde görevler almış birisi. Son zamanlarda da Ulusal Egemenlik ve Kıbrıs Komitesi içerisinde boy gösteriyor.
Emekli Büyükelçi’nin Paris-Atina ve Washington-Atina askeri anlaşmalarına dair çok aklı başında yorumları da var ama iş bir noktada karışıyor.
Aifantis, Türkiye’ye karşı Yunanistan’ı gerekirse taş ve sopayla koruyacaklarını falan söylüyor.
Kulağa kahramanca gelebilir ama bu sözü duyanlar nedense şu soruyu sormuyorlar, Türkiye’nin Yunanistan’ın topraklarında gözü olduğu iddiasını hangi somut veriye dayandırıyorsunuz?
Bugün Atina ile Ege’deki kıta sahanlığını, 1947 Paris Antlaşmalarına göre, asla silahlandırılamayacak, polis sayısı bile nüfusa orantılı olması gereken adaları, Kıbrıs’ı, Ege’deki deniz parklarını, dünyadaki tek örnek, 6 millik kara sularına rağmen, 10 mil olarak uygulanmaya çalışılan hava sahası problemlerini tartışıyoruz.
Bu konuların tamamı bile Yunanistan’ın topraklarıyla alakalı konular değil.
İş gelip dolaşıp, Türkiye meselesinin Yunanistan iç siyasetinde belirleyici olması hastalığına dayanıyor.
Adalarda Türk askeri yok ama milyonlarca Türk turist var, İpsala’dan en erken 6 saatte aşılıyor turist kuyruğu, Atina’da ev alan, oturma izni verilen Türklerin sayısı 20 bini geçti.
Böyle düşmanlık olur mu hiç, Türkiye’de siyasetçiler için Yunanistan belirleyici unsur değil, devletin Yunanistan’ın topraklarıyla bir derdi olmadığı için turist akını var, gayrimenkul sektörü olmadığı kadar hareketli...
★★★
Adını net koyalım, Türkiye ile sorun demek, düşük emekli maaşlarını, Batı Avrupa’daki en düşük asgari ücreti, yolsuzluk iddialarını, çiftçilerin sorunlarını, yolsuzluk ve yargıdaki çürüme iddialarının üzerini örten bir şal gibi kullanılıyor.
Meslekte 37 yılım, hiç bunun aksi bir ortamla karşılaşmadım.
Mavi Vatan Yasası’nı da ilk haber yapan kişi olarak Ankara’dan bu konularda bilgi alabilen birisi olarak açık açık yazayım:
Türkiye’nin Yunanistan’ın tek bir karış toprağında gözü yok, Türkiye’nin Yunanistan ile yaşadığı tüm anlaşmazlıklar kaynağını uluslararası hukuktan alıyor.
Artık Yunanistan halkını Türkiye ile korkutmanın, kandırmanın bir anlamı yok.
İsrail’e, Fransa’ya ödenen milyarca Avro para hastanelere, okullara harcanabilir, ABD’ye tanınan sonsuz imtiyazlar ve gizli işgal sona erdirilebilir.
Yunanistan için tehlike Türkiye değil, Türkiye korkusunu masaya koyarak Yunan halkını daha fakir yaşamaya zorlayanlardır…
NOT: “Show must go on” şarkı sözü olarak güzeldir ama hayatın gerçeğiyle bağdaşmıyor işte. Okuduğunuz yazı bittikten yaklaşık 5 saat sonra babamın vefat ettiği haberini aldım. Bugün son yolculuğuna uğurlayacağım babamı. Hayatım boyunca yazdığım her yazıda babam vardı, bu okuduğunuz babam var diyebildiğim son yazı oldu...
Categories: Hakan Fidan’a “yalvaran” Yunanlı Bakan
Sende Yorum yap