Biraz geç oldu ama anladılar...

Ankara’daki NATO Liderler Zirvesi arifesinde müttefik ülkelerden Türkiye’ye yönelik müthiş bir övgü bombardımanı (!) var... Hem medya analizlerinde ve sosyal medya platformlarında hem de doğrudan siyasilerin ağzından... Türk savunma sanayisinin geldiği noktayı, Türkiye’nin daha da artan gücünü konuşuyor herkes... Türk askerini, sahip olduğu imkân ve kabiliyeti gerek NATO gerek ittifak üyeleri öve öve bitiremiyorlar. Mesela Almanya Savunma Bakanı Pistorius, Türkiye’yi “Çok ama çok önemli bir NATO ortağı” olarak nitelendirdi. Belçika Savunma Bakanı Francken, “NATO’nun Türkiye’ye ihtiyacı var” dedi. Birkaç hazımsız üye ülke dışında ABD başta ittifakın geneli de hemfikir bu konuda... Hemen her konuşmasında Türk savunma sanayisinin İttifak’ın caydırıcılık ve savunması için gerekli çıktıyı sağladığını vurgulayan NATO Genel Sekreteri Rutte de “Türkiye NATO açısından son derece önemli bir ülke” sözleriyle bunu pekiştiriyor sürekli. Evet, daha önceleri de benzer açıklamalar duyduk ama bu kez durum çok daha başka... Hepsinde hafiften bir şok durumu da söz konusu... Bunlar hem Türkiye’nin imkân-kabiliyetini, değerini göstermesi hem müttefiklik ruhunun hatırlanması anlamında çok önemli ve gurur verici... Biraz geç oldu ama sonunda anladılar... Ancak ittifakın en büyük mücadele alanlarından terör-terörizm konusu denildiğinde düşündürücü tespitler de yok değil hâlâ... Mesela Rutte, NATO’nun temel tehdit olarak gördüğü Rusya’dan sonra terör-terörizm tehdidini düşündüğünü belirterek şunları söyledi:
“Türkiye’nin siyasi ve askeri liderliğinin bu konuda bize sağladığı değerlendirmeler ve bilgiler, İttifak’ın tamamının güvenliğinin korunması açısından kritik önem taşıyor...”
★ ★ ★
Bu ne demek? Rutte, Rusya’dan sonra en çok terör tehdidini düşünüyor ve önemsiyor, Türkiye’nin bu konudaki kararlılığını, İttifak’a katkısını biliyor, görüyor ama hedef ülke Türkiye olduğunda terörle mücadelesinde nasıl yalnız bırakıldığını pas geçiyor. Terör Avrupa söz konusuysa öncelikli tehdit sayılıyor ve el birliğiyle güvenlik hedefleniyor, değilse baksınlar başlarının çaresine durumu açıkçası... Üstelik bırak desteği, müttefiklik ruhunu falan doğrudan hasmane tavırlar bile gözardı ediliyor... İttifak üyesi bazı ülkeler, NATO müttefiki Türkiye için tehdit olan terör örgütlerine alenen silah, donatım ve eğitim desteği sağladılar malum. Türkiye’ye satılan silahların ve askeri araçların ise Güneydoğu’da, terör örgütüne karşı kullanılmaması şartını bile koşuyorlardı bir zamanlar… Bugün Türk savunma sanayine, Türk ordusuna övgüler yağdıran Almanya, 90’lı yıllarda Leopard tankları ya da zırhlı personel taşıyıcı BTR’leri, hatta patenti kendilerine ait olan, Türk askerinin temel muharebe silahı G -3 piyade tüfeğinin bile terörle mücadelede kullanılmasına karşı çıkıyordu. Ülkelerini terörist yatağı haline getirdiklerini de bilmeyen yok…
Yani; müttefik bir ülke olarak, her türlü kumpası NATO üyelerinden gördük... Darbeler NATO üyesi ülkeler tarafından tezgâhlandı; ambargolar, terör örgütüyle mücadelede takoz olmalar, hep onların kirli oyunlarıydı... Hava savunma sistemine ihtiyacımız olduğunda da sözde müttefiklerden ses çıkmadı, hatta var olan tek tük Patriotları dahi alıp götürdüler... NATO’ya rağmen de Türkiye Cumhuriyeti Devleti çok zor bir irade ortaya koyarak hem müttefiklik hukukundan vazgeçmedi hem yapılan tüm engellemelere, ambargolara rağmen ana karası, gök vatanı, mavi vatanının savunmasıyla ilgili müthiş bir gelişme sağladı...
★ ★ ★
O dönemler geride kaldı artık... Gelinen noktada Türkiye’nin, NATO’nun güneydoğu kanadındaki sarsılmaz dayanağı olmakla kalmayıp aynı anda bir Karadeniz gücü, bir Akdeniz aktörü, Kafkasya’da kilit bir paydaş, Orta Doğu diplomasisinde aktif bir katılımcı ve hızla yükselen bir savunma sanayii devi olduğu reddedilemez bir gerçeklik... Türkiye NATO için bir kanat ülke değil, merkez ülke konumunda... Türkiye, NATO 3.0 sürecine derinlikli katkılar sunacak tüm donanıma da fazlasıyla sahip. Yaptıkları da yapacaklarının teminatı. Cevap bekleyen asıl soru; müttefiklerin dönemin ruhunun gerektirdiği stratejik öngörüyü sergileyip sergilemeyeceği meselesi. Tabii bir de konuşulacak NATO’nun terörizmle mücadeleye bakışındaki oynaklık sorunu var… Dolayısıyla övgüler hoş, iyi de asıl kritik nokta “Size ihtiyacımız var ama bize ihtiyacınız olduğu zaman yokuz” kafasındakilerin “Bir halt yedik, kusura bakmayın” durumuna evrilmeleri aslında...
Categories: Biraz geç oldu ama anladılar...
Sende Yorum yap