s

Dünya kadar fark var!

Voleybolda kadınlarımız, namı değer "Filenin Sultanları" Dünya ikinciliği, Avrupa Şampiyonluğu ve Milletler Ligi şampiyonluğunu elde etti.
Basketbolda Erkek Milli Takımımız, Avrupa ikincisi oldu. Şu aralar devam eden Dünya Kupası Avrupa elemelerinde yenilgisiz grup liderliğini garantiledi.
Kadın boksörlerimiz, Dünya ve Avrupa şampiyonluklarını sürdürdü.
Güreş milli takımları uluslararası arenada madalya avına devam etti.
Tekvandoda sporcularımız Dünya ve Avrupa şampiyonalarında en güçlü ülkeler arasına girdi.
Yüzmede genç sporcularımız havuzlardan taştı, altın madalyaların sahibi oldu.
Türk cimnastiği bu süreçte çağ atladı.
Okçular ilkleri yaşadı.

İstifa erdemdir

Sporu sadece futbol üzerinden okuyan ve yorumlayanlar, ulusça gurur duymamız gereken başarıları satır aralarına sıkıştırırken, ülke gündemini hayali hikayeler üzerinden meşgul etmeyi tercih etti.
Gerçekleri gizlemek için insanları meşin yuvarlağın dedikodularına bağımlı kılmaya çalıştı.
Neden söz edebilirim ki?
A Milli Takımımız'ın 24 yıl sonra katıldığı Dünya Kupası'nda yaşattığı hüsrandan elbette.
Sanmayın ki yalnızca faturayı futbolculara kesiyorum.
Lakin bazıları bu kurguda piyon oldular. Takımı sarsan derin dalga, en güvenilen oyunculardan geldi. Suç ortaklığını Vincenzo Montella yaptı. TFF Başkanı ise ilk şoku atlattıktan sonra İtalyan hocasına dört elle sarıldı.
Oysa bu başarısızlıktan sonra ikisinin de istifası beklenirdi.
Bakın dünya futbolunda marka olmuş Almanya'ya ve Hollanda'ya.
Takip ettiniz mi Güney Kore'yi, İskoçya'yı, Urugay'ı ya da Ekvator'u?
Teknik direktörleri son 16 turuna gelmeden elenince istifalarını verdiler.
Bizde ise Montella kendi hatalarından tek kelime etmeden pişkince hayal satmayı sürdürdü.
Ama haklı. Nasıl olsa İbrahim Hacıosmanoğlu gibi tuttuğundan vazgeçmeyen bir hamisi var.

Para bazılarını bozdu!

Gelelim düş kırıklığının sahadaki kahramanlarına;
Onların suçu mu özel uçaklarla dünyanın her yanına konforlu seyahat etmek?
Onların suçu mu Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun söylemine göre daha Dünya Kupası grup maçları başlamadan 16 milyon dolar primi cebe koymak?
Onların suçu mu, TFF Başkanı'nın ABD'ye gitme ödülü olarak sözünü verdiği, ama imarı bile alınmamış araziye yapılacak milyon dolarlık villaları iştahla kabul etmek?
Ama haklılar; bu kadar avansı kime verseniz, rotasından şaşar.
Dolayısıyla başarısızlığını sorgulamak yerine eleştirilere tuhaf biçimde savaş açan Hacıosmanoğlu'na naçizane önerim; arınmaya önce kendi bünyenizden başlayın!
Yoksa ekim sonuna kadar bekleyip, milli takımın Avrupa Uluslar A Ligi'ni sonuçlarına göre mi karar vereceksiniz?

Nedir bu ayrıcalık?

Laf karmaşası olmasın. A Milli Takımımız'ın Dünya Kupası'a tahsisli uçakla gitmesine, oradaki seyahatlerini yine ayrıcalıklı kulvarlarda tamamlamasına karşı değilim. Lüks değil, sporcunun beden ve ruh sağlığı için ihtiyaçtır.
Lakin; Kadın Voleybol Milli Takımımız, basketbolcularımız, güreşçilerimiz, okçularımız, cimnastikçilerimiz, tekvandocularımız, yüzücülerimiz bu ulusun evlatları değil mi?
Bırakın özel uçakla seyahat etmelerini, terleri soğumadan bu sporcuları 50 santimlik koltuk aralarına sıkıştırarak 12 saat yolculuğa mahkum etmek hiç mi vicdanınızı acıtmıyor?
Yoksa birilerinin dünya görüşü, yaşam felsefesi ve tercihleri mi rahatsızlık yaratıyor?
Eleştirim sadece spor teşkilatına değil. Herkesin ders çıkaracağı yaşanmışlıklar olmalı.

TFF Başkanı tatile çıkmalı!

Dünya Kupası'ndaki hayal kırıklığından sonra Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun açıklamalarını hayretle izliyorum.
Yaa, ortada bir başarısızlık varken eleştirilere bakıp insan, "Evet şurada da biz hata yaptık" demez mi? Demedi işte.
O zaman sormazlar mı, "Her şeyi doğru yaptıysanız neden gruptan bile çıkamadık?" diye?
Makamlar sabır, hoşgörü, çözüm üretme odaklı olmalı.
Hacıosmanoğlu'nun ciddi bir iletişim sorunu yaşadığını düşünüyorum.
Üslubuna bakarak öfke kontrolünde yetersiz kaldığını görüyorum.
Empati kurmayı beceremediğini anlıyorum.
Kendisi gibi düşünmeyenlere "ayar verme" alışkanlığını tehlikeli buluyorum.
Bakın; tarihin "en karakterli takımı" dediğiniz ekibin elemanları dünyanın dört bir yanında güneşin ve denizin tadını çıkarıyor.
TFF Başkanı'nın da iyi bir tatile ihtiyacı olmalı. Küçük kayboluşlar herkese iyi gelebilir!

Categories: Dünya kadar fark var!

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.