İyi ki İzmir’de babasıyla kalmış
Bir avuç sanatsever Aralık 1985’te bir araya geldiler.
Doğup yaşadıkları kentleri için iyi şeyler yapmak istiyorlardı.
Yapacakları işlere kendilerini adamaya hazırdılar.
Düşünüp taşındıktan sonra, hangi alanda faaliyet göstereceklerini buldular:- Kültürde, sanatta ve eğitimde..
★★★
İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı (İKSEV), işte tam da bu şekilde, kurucu başkan Dr. Nejat F. Eczacıbaşı önderliğinde ve bir avuçsanatseverin çabasıyla kuruldu.
Kurulduktan sonra öyle başarılı oldu ki, geçen süre içinde İzmir’in önde gelen sivil toplum örgütlerinden biri haline dönüştü.
İKSEV senelerdir İzmir’de muhteşem uluslararası festivaller, beste yarışmaları, atölyeler, ustalık sınıfları, seminerler, söyleşiler ve sergiler düzenleyerek, kentin kültür ve sanat yaşamının lokomotifi konumuna ulaştı.
★★★
Mesela, Uluslararası İzmir Festivali, 1987 yılında başladı ve kesintisiz her yıl devam ediyor.
Mesela, İzmir Avrupa Caz Festivali, ilk kez 1994 yılında İzmir Avrupa Caz Festivali - Bizim Caz adıyla kente kazandırıldı.
Mesela, iki yılda bir yapılan Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Ulusal Beste Yarışması 1996 yılında hayata geçirildi.
Mesela, koleksiyonunda bulunan bütün varlıkları korumak, eğitim-öğretim, eğlence ve haz kültürü aracı olarak kamuya sunmak amacıyla, kendi konseptinde bir ilk olan MÜZİKSEV, 2011 yılında kapılarını açtı.
Mesela, ülkemizin ve dünyanın alanlarında isim yapmış sanatçı ve eğitimcilerini, genç sanatçılar ve sanat öğrencileriyle buluşturan “Gençler Ustalarla Buluşuyor” projesi 2011 yılında faaliyete geçti.
★★★
Kurucu başkan Dr. Nejat Eczacıbaşı ve arkadaşlarından sonra, İKSEV bayrağını 1993 yılında Filiz Sarper Eczacıbaşı devraldı.
Amcasına 7 yıl yardımcılık yaptıktan sonra, devamında da onun yolundan giden Filiz hanım, yönetimin başına geçtiği günden itibaren İKSEV’i öyle büyük başarılara taşıdı, uluslararası arenada öyle ciddi seviyelere çıkardı ki, sayısız şeref madalyalarıyla ödüllendirildi, uluslararası görevlerle onurlandırıldı.
★★★
Avrupa Festivaller Birliği'nin (EFA) onur üyelerinden biri olan Sarper'e, Polonya Cumhuriyeti Liyakat Madalyası verdi.
İtalya devleti İtalyan Yıldızı Liyakat Nişanı ile gururlandırdı.
Son olarak da, geçtiğimiz günlerde sanata ve Türk-Fransız kültürel ilişkilerine sağladığı üstün katkılardan dolayı Fransa Cumhuriyeti tarafından “Sanat ve Edebiyat Şövalyesi Nişanı” ile ödüllendirildi.
★★★
Şimdi bakıyorum da, Filiz hanım iyi ki İstanbul’a gitmek yerine İzmir’de kalmayı tercih etmiş.
İyi ki, İzmir'in ilk Müslüman eczacısı Süleyman Ferit Bey'in oğullarının İstanbul'da kurduğu Eczacıbaşı topluluğunun aksine, babasıyla İzmir’de kalmayı seçmiş.
İyi ki, yanıp tutuştuğu sanat aşkını, İzmir’de büyütmeyi ve taçlandırmayı yeğlemiş.
İyi ki varsınız Filiz hanım..
O kadar çok şeyi yoktan var ettiniz ki, bütün madalyalar hakkınızdır.
Sende Yorum yap