s

“Bir Rum’a karşı 10 Türk”

Kıbrıs Rum Kesimi’nde iki Andreas Dimitriu yaşadı.

Birincisi, EOKA üyesiydi.1955 yılında Mağusa’da bir İngiliz askeri istihbarat ajanına yönelik suikast girişiminde bulundu, yakalandı, İngiliz Sömürge Yönetimi tarafından 1956’da idam edildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Sekreteri Guterres ile.

İkinci Andreas Dimitriu, EOKA-B üyesiydi. 2004 yılında Rum Kesimi’nde yayımlanan Alithia gazetesinde itirafları yayımlandı. O itiraflarda 14 Ağustos 1974’te 89 Kıbrıslı Türk erkeğinin nasıl katledildiğini anlattı. Çatışma falan olmamış, EOKA-B militanları esir aldıkları erkekleri Hirokitia’dan gelen Rum askerlere teslim etmişler. Onlar da bu erkekleri katledip, dozerle açılan toplu mezarlara gömmüşler. Anılar bununla sınırlı değil, Rum askerler katliamın ardından savunmasız Türk kadınlarına tecavüz etmişler.

★ ★ ★

Kıbrıs Rum Kesimi, iki Andreas Dimitriu’dan ilkini, milli kahraman ilan etti. Mezarı Güney Kıbrıs’taki Fylakismena Mnimata anıt alanındadır. Adı Rum kesiminde ve Yunanistan’da birçok caddeye verildi. Atina’daki İngiliz Büyükelçiliği’nin olduğu cadde Ploutarchou Caddesi olarak geçer ama elçiliğin hemen kesiştiği ve çevresindeki bağlantılı yollarda Andreas Dimitriu ve aynı gün idam edilen bir başka EOKA militanının ismi vardır.

Güney Kıbrıs ve Yunanistan’daki ders kitaplarında EOKA; sömürgeciliğe karşı kutsal özgürlük mücadelesi veren örgüt olarak anlatılır. Türkleri nasıl katlettiklerinden bahsetmezler ama Türkleri İngiliz işbirlikçisi azınlık diye nitelemeden duramazlar.

O kitaplarda örgütün kurucusu, Türk katliamlarının baş sorumlusu olan Grivas ile Türk köylerini basan Michalakis Karaolis, Evagoras Pallikarides gibi EOKA militanlarından “ulusal kahraman” ve “aziz şehitler” olarak bahsedilir.

★ ★ ★

İkinci Andreas Dimitriu’ya gelince; gazeteye itiraflarından sonra Dimitriu, vicdan azabı çektiğini belirterek Rum Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu ama sonuç alamadı.

Vicdanının sesini dinleyen Dimitriu, adaşının aksine lanetlenen isimlerden birisi oldu…

Bu tek vicdan kanaması değildi. Eski Güney Kıbrıs Dışişleri Bakanı Erato Kozaku-Markulli, sosyal medya hesabından EOKA-B tarafından katledilen Türk çocuklarının fotoğraflarını paylaşmıştı bir dönem. Yazar Makarios Druşotis’in kaleme aldığı Karanlık Yön adlı kitapta EOKA’nın sadece Türklere değil, kendi ideolojisinden olmayan solcu Rumlara yönelik gerçekleştirdiği iç infazlar, faili meçhul cinayetler anlatılır.

Başka örnekler de var mesela 2022 yılında EOKA’nın hayattaki en yaşlı tetikçilerinden Neoptolemos Leftis ve Athos Petridis, televizyonda Nikos Sampson liderliğindeki EOKA-B ile işledikleri cinayetleri anlatmışlardı.

Tüm itiraflarda en çok dikkat çeken emir, ölen her Rum’a karşın 10 Türk’ün öldürülmesi emriydi. Bu emir de gerçekler söz konusu olduğunda önemsiz kaldı. Rum Gazeteci Antonis Angastiniotis’in Türklerin nasıl katledildiğini anlatan “Kan Sesi” belgeseli Rum Kesimi’nde öfkeye neden oldu, Angastiniotis ölüm tehditleri nedeniyle sokağa çıkamaz hale geldi.

★ ★ ★

Tarihte olanlar için İngilizlerin gözlemleri ve yazdıkları çok ciddiye alınır ya, Türk katliamlarına dair çok İngiliz tanıklığı var. Mesela James Rayner’ın kaleme aldığı Cruhed Flowers ve gazeteci Harry Scott Gibbons’ın kaleme aldığı The Genocide Files bu konuda önemli kitaplardır. Aslında Osmanlı döneminde Rumlara tanınan ayrıcalıklar ve kiliseye tanınan imtiyazlar için Sir Ronald Stors’un anıları önemli bir kaynaktır. Gözlemler objektif değildir diyenler çıkabilir, resmi İngiliz belgelerine de bakmak mümkün. Londra’daki İngiliz Ulusal Arşivi içerisinde Migrated Archives diye sömürgeler dönemini belgelerinin bulunduğu bir alan vardır. Colonial Office koduyla saklanan belgelerde “Atina Büyükelçiliği Telgrafları ve Gizli Raporları” başlığı altında Kıbrıs ve EOKA ile ilgili binlerce sayfalık yazışma yerinde duruyor. Türklere yönelik katliamların ne kadar planlı olduğunu ispatlayan kanıtlar var o belgelerde.

★ ★ ★

BM Genel Sekreteri Guterres, 27-29 Temmuz’da Kıbrıs’a gidiyor.

Portekiz’de sosyalist hükümetin başbakanı olduğu dönemde önemli işler yapmış, zeki birisidir Genel Sekreter. Rum Lidere tarihi neden çarpıttıklarını soramaz ama kahraman ilan ettikleri EOKA’nın sosyalist Rumlar dahil kaç cinayet işlediğini, İngiliz askeri ve polisinden çok Rum öldürmelerinin sebeplerini sorabilir belki. Sonra global medyaya EOKA’yı kahraman ilan eden Avrupa Parlamentosu’nun cahil Başkanı’nı kimin kandırdığını, Rum kadınlara tecavüz edildiğini iddia eden Avrupa Parlamentosu raporunda tecavüze uğrayan Türk kadınlarının neden yok sayıldığı sorusunu yöneltebilir. BM Genel Sekreteri kariyerinde en büyük başarısı Karadeniz Tahıl Anlaşması olan ve bunu da Türkiye sayesinde yapan Genel Sekreter’den beklenti Türkiye’yi tutması değil, tarihin Hristiyan dayanışmasıyla çarpıtılmasının önüne geçmesi.

★ ★ ★

Annan Planı’na evet diyen Kıbrıslı Türkler, Birleşmiş Milletler’den de AB’den de alacaklı. Verilip tutulmayan çok sayıda söz var.

Artık ucu açık müzakere olmaz, artık nafile müzakereler de olmaz, 52 yıldır kan akmayan bir adaya barış gelmiş demektir, masa devrilirse statükonun kabulü gerekir.

Avrupa Birliği bu işte tarafsızlığını yitirmiş güvenilmez bir kurum Türkler için, Genel Sekreter ne yapıp edip Brüksel’i masanın dışında tutmak durumunda.

11 yıl binlerce Türkü Ada’nın yüzde 3’ü kadar bir toprak parçasında çadırlarda yaşamaya mahkûm edenlerin yaptıkları şey Nazilerin Varşova’da Yahudilere ya da İsrail’in Gazze’de Filistin halkına yaptıklarından farklı değil. Neyse ki bir daha bırakın aynısını yapmayı denemeye kalktıkları an ne olacağını gayet iyi biliyorlar.

Tarih tekerrür eder mi derseniz, EOKA, EOKA-B’nin mirasçısı durumundaki ELAM yanlış bir adım atarsa tarih tekerrür etmez, bu kez gereken en sert biçimiyle yapılır.

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.