Bakan Gürlekten Ahbap soruşturması açıklaması: Haluk Levent kaçma girişimindeydi

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ahbap soruşturması hakkında çok önemli bilgiler paylaştı. TRT Haber'e konuşan Bakan Gürlek, Haluk Levent'in kaçma girişiminde olduğu sırada gözaltına alındığını belirtti.
AHBAP SORUŞTURMASI
Bakan Gürlek şu bilgileri paylaştı: Şimdi AHBAP Soruşturması biliyorsunuz. Ben İstanbul Başsavcılığı yaparken belediye operasyonları yapıyorduk. Şile Belediyesi operasyonu yapılmıştı. Biliyorsunuz belediyelerde operasyonlar genelde ihaleye fesat karıştırma, rüşvet ve yolsuzluk kapsamında oluyor.
Tabi Şile Belediyesi’nde bir Berkant Acil diye bir şahıs var. Berkant Acil isimli şahıs aynı zamanda Haluk Levent’in üvey kardeşi. Soyadları farklı ama gerçekte üvey kardeşler. Bir şirketi var bu işte belediyelere konser organizasyonu, reklam organizasyonları vesaire yapıyor. Bu soruşturma kapsamında gözaltına alındı Şile Belediyesinde aynı zamanda Yeliz Kaya var yani bu da biliyorsunuz daha sonradan AHBAP’la irtibatı çıktı. Yeliz Kaya’da gözaltına alındı.
Tabi burada savcı arkadaşlar bütün hesap hareketlerini inceliyorlar hem Berkant Acil’in hem de Yeliz Kaya'nın. Yani MASAK raporları alınıyor, banka hareketleri bulunuyor. Yani burada tabi Berkant Acil'in hesap hareketleri incelenirken çok ilginç bir şekilde Haluk Levent'le bir para trafiği var. Olabilir yani sonuçta kardeşler arasında para trafiği var. Ama tabi burada dikkat çekici konu Yeliz Kaya. Yani Yeliz Kaya'nın bir AHBAP’la bir sıfatı yok. Bir yönetim kadrosunda sıfatı yok, dernek gibi de bir vasfı yok. Yeliz Kaya'ya AHBAP Derneğinden inanılmaz rakamlar transfer ediliyor. 1 milyar, 5 milyar. Daha sonra bunlar Haluk Levent'e transfer ediliyor. Bu tabii savcı arkadaşların dikkatini çekiyor. Yani soruyor. Yani Yeliz Kaya'yı ifade alıyorlar. Ya bu hesap hareketleri var. AHBAP’la senin ne ilgin var? Sen normalde belediye soruşturmasında gözaltına alındın. Orada tabii Yeliz Kaya diyor ki bu hesap bana ait değil. Bu hesap Haluk Levent'in hesabı diyor.
Tabi burada arkadaşlar hemen bir MASAK raporu alıyorlar. Daha önce AHBAP’la ilgili de çeşitli şikayetler, ihbarlar olunca dosya İstanbul Başsavcılığı tarafından el alınıyor. Burada öncelikli olarak MASAK raporları alınıyor. Yani soruşturmanın başlangıcı bu. Normalde Yeliz Kaya'nın AHBAP Derneği'nde bir resmi sıfatı olmamasına rağmen AHBAP Derneği'nin resmi hesabından Yeliz Kaya'nın hesabına inanılmaz miktarda yani 1 milyar, 5 milyar anlık olarak, günlük olarak paralar transfer ediliyor. Daha sonra bu paralar bir şekilde Haluk Levent tarafından alınıyor. Bunun üzerine soruşturmaya başlandı.
Tabi bu MASAK raporlarının gelmesi planlanıyordu. Yani bu biliyorsunuz normalde çarşamba günü, hafta içi bir soruşturmaların bir operasyon aşaması var. Burada şöyle oluyor. Genelde mali şube çalışıyor, savcı arkadaşlar çalışıyor bir şey var. Tabi Haluk Levent'in o süreci arkadaşlar da takip ediyor. Yani ne yapıyor, ne ediyor diye. Haluk Levent yurt dışından Türkiye'ye giriş yapmıştı o süreçte. Bir de İstanbul Başsavcılığının yürüttüğü bir uyuşturucu soruşturması var. Bu kapsamda ismini tam hatırlamıyorum Portekizli bayan bir manken itirafçı olmuştu. Belki sizler de ekranlardan takip ettiniz. Bu bayan manken uyuşturucu kapsamında itirafçı beyanında bulundu. Haluk Levent'in uyuşturucu kullandığını, 3 kez birlikte uyuşturucu içtiklerini vs. söyledi.
Tabi birden gündem Haluk Levent'e kilitlendi. Haluk Levent de birden ürktü. Yani panik içerisinde bulundu. Daha sonra pazar günü sanıyorum yurt dışına çıkmak için havalimanına giderken 12 Temmuz'da yurt dışına çıkış yapmak isterken yurt dışı çıkış yasağını öğrendi.
YUNAN ADALARINA KAÇMAYI DÜŞÜNÜYORDU
Tabi orada telefonu kapattı. Yani telefon sinyal kesildi. Bizim arkadaşlar yani savcılarımız aynı zamanda biliyorsunuz takip ediyorlar. Sinyal kapanınca birden kaçma girişiminde olduğunu düşündüler ki doğru. Normalde İzmir'e gitmeyi düşünüp İzmir'den de tekneyle Yunan adalarına kaçmayı düşünüyordu. Yanında bir şahıs var. Muzaffer isimli şahısla birlikte o halen firari yakalanamadı. Burada savcılarımız bir takdir aldılar. Sonuçta soruşturmanız gizlilikle yürütülmesi gerekiyor. Aynı zamanda da şüphelinin ele geçirilmesi gerekiyor. Asıl amaç bu. Pazar günü bir gözaltı kararı verdiler ve Haluk Levent'i aldılar. Soruşturma bu şekilde başlıyor.
Burada tabii ilgilendiren konu ben öncelikli olarak 6 Şubat depremlerinde biliyorsunuz çok büyük bir deprem. 11 ilde hissedilen deprem. Burada hayatını kaybeden vatandaşlarımıza tekrardan Allah rahmet eylesin diliyorum. Burada Haluk Levent'in şahsi eylemleri dışında bizi ilgilendiren kısmı AHBAP isimli bir dernek var biliyorsunuz. Bu özellikle 2017 yılında kuruluyor. Ama tabii aktif olarak, yoğun olarak bu dernek AHBAP Derneği depremden sonra yaşanan bir hadiseden sonra özellikle sosyal medyada, kamuoyunda birçok kişinin, birçok sanatçının sosyal medya ünlülerinin yönlendirmesiyle bir yardım topluyor. Yani burada bizim insanlarımız, vatandaşlarımız hayırsever. Türk milleti, ben o zaman Hatay'daydım, Bakan Yardımcısıydım deprem zamanı. Koordinasyonda görev aldım. Yani vatandaşlarımız gerçekten kenetlendi. Yurt içinden, yurt dışından. Burada tabii herkes bir şekilde cebinden, çocuklar, öğrencilerimiz haçlıklarını biriktirdiler, gönderdiler deprem bölgesine.
Burada da tabii AHBAP Derneği de özellikle deprem zamanı toplanan yardımlarda gündeme geldi. Yani burada önemli olan buradaki derneğin kamu derneği olması ya da özel vakıf olması neden değil. Burada bir sorumluluk üstlenmesi. AHBAP’ta burada inanılmaz bir sorumluluk üstlendi.
Tabii burada arkadaşlar MASAK raporlarını da alıyorlar AHBAP Derneği'nin.
Deprem zamanı 245 milyon dolar bir para toplanmış. O zamanki dolar, o zamanki Türk Lirası hesabına göre 4.3 milyar TL. Şu an o zaman ki kurdan çevirdiğimiz zaman 245 milyon dolar para toplanmış. Ama burada bizi ilgilendiren kısmı AHBAP Derneği'nde toplanan paraların Haluk Levent'in şahsına alınması. Yani bizde suç olup olmadığı bu. Yani burada ilgilendiren, önemli olan konu bu. Biz bunu gördük. MASAK raporlarında Haluk Levent de zaten ikrar etti. Yani maalesef kumar ve bahis sebebiyle bir bataklığa düştüğünü, burada bir sarmala düştüğünü, bu sebeple dernekten borç aldığını kendisi kabul etti.
Bakın Haluk Levent bizim yasal bahis dediğimiz legal şirketlerde 990 milyon TL bahis oynamış. Bunların hepsi tespit edildi. Yani bir kamu derneğinden bir vatandaşımızın cebinden deprem zamanı tasarruf ederek tamamen hayırseverlik ve gönüllük uyarınca yardım gönderdiği paraları Haluk Levent şahsi hesabına almış. Yani bu suç. Yani nerede olursa olsun suç. Bizi ilgilendiren kısmı da bu. Yani kumar oynaması elbette yanlış. Haluk Levent zaten kendisi de itiraf etti. Bir kumar illetine düştüğünü, bu sebeple borçlandığını.
Daha sonra tabii soruşturma genişliyor. Yani bakalım şu ana kadar sizin dediğiniz gibi 28 tutuklu var, 21 adli kontrol var. Ama özellikle ben şunu vurgulamak istiyorum. Burada bizi ilgilendiren Adalet Bakanlığı ya da Başsavcılığın görevi burada özellikle vatandaşlarımızın tamamen hayırseverlik ve iyi niyet kuralları çerçevesince deprem için göndermiş oldukları paraların Haluk Levent tarafından şahsi kullanım için çekilmesi ve bundan sonra işte kumar, bahis vs. kullanılması. Suç olan kısım bu.
Şimdi ben az önce söylediğim gibi tamamen ihtiyaç sahiplerine ulaşılması amacıyla toplanan vatandaşlarımızın iyi niyetli olarak yapmış olduğu maddi yardımların Haluk Levent'in bahis, kumar ya da özel hayatında bu paraları usulsüz bir şekilde tamamen normalde dernek hesabından olmaması lazım. Dernek hesabından şahsi hesabını alarak kullanılması var. Ben hatırlıyorum o dönem. Tabii Haluk Levent sosyal medyada özellikle belirli sosyal medyada ünlü kişilerin çağrısıyla çok ünlendi, çok popüler bir kişi oldu. Şu anda tabii savcı arkadaşlar bilgi sahibi olarak onların ifadelerini alıyor, almak zorunda. Çünkü burada atmış olduğu tweetler, yapmış olduğu yönlendirmeler var. Yani önemli olan maddi gerçeğe ulaşmak. Yani burada soruşma devam ediyor. Soruşma kapsamında elbette yeni dalgalar, yeni gözaltılar da olabilir. Çünkü sonuçta çok büyük bir organizasyon var burada. Bir kripto şirketi var. Haluk Levent bir kripto şirketi kuruyor. İlk başta bu kripto şirketine paralar aktarıyor. Daha sonra biliyorsunuz Yeliz Kaya taşınmazlar var. Yeliz Kaya'ya taşınmazlar aktarılıyor. Bir iki gün sonra da bu taşınmazlar Esin Çağlar isimli başka birine aktarılıyor. Şimdi şu ana kadar 70 civarında bildiğim kadarıyla bir müşteki var. Yani vatandaşlarımız yeni yeni Haluk Levent tutuklandıktan sonra şikayetçi oluyor. İnanılmaz bir senet var. Taşınmaz devri yapılmış. Borç senetleri ortaya çıkıyor. Şimdi ismi ben buradan vermek istemiyorum. Bir sürü vatandaşımız geldi şikayetçi oldu. Ben Haluk Levent'e güvenerek borç verdim dedi. Baktık gerçekten senetler var. Taşınmaz devirleri var.Şu ana kadar 68 tane taşınmaz çıktı. Haluk Levent zaten kendi üzerine almıyor. Önce Yeliz Kaya'ya alıyor. Yeliz Kaya'nın bir resmi sıfatı yok. Bunu tamamen mali işlerin takiben. Yeliz Kaya'dan da birkaç gün sonra 3. bir şahsa geçiyor. Esin Çağlar isimli bayana geçiyor. Burada da soruşturma devam ediyor. Bilgi sahibi olarak başsavcılık bu şekilde bir takdir kullandı. Elbette onların da dinlenmesi gerekiyor. Çünkü sonuçta vatandaşlarımızın tamamen iyi niyetlerle göndermiş olduğu yardımların yerine ulaşması gerekiyor. Yani savcılık da buna bakıyor. Yani savcılık bunun hesabını sormak zorunda. Elbette sormak zorunda. Bu sebeple o kapsamda da sanatçıların o tarihlerde özellikle sosyal medyada, televizyonda işte vatandaşlarımızı yönlendirip işte Devlet Kurumları çalışmıyor. İşte Ahbap görevini yapıyor. Bu şekilde oraya yönlendiren önemli şahısların beyanlarının alması önemli. Onlar da zaten siz az önce söylediniz. Pişman olduklarını söylediler. Haluk Levent'in gerçek yüzünü görmediklerini söylediler. Muhtemelen bu kapsamda yeni beyanlar da olacaktır.
MUHSİN YAZICIOĞLU DOSYASI
Şimdi 2009 yılında biliyorsunuz maalesef Allah rahmet eylesin Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte 6 kişinin vefat ettiği bir uçak helikopter kırım kazası var. Bununla ilgili tabii daha önce dosya başka bir başsavcılıktaydı. Daha sonra Ankara Başsavcılığımız dosyayı aldı. Uzman ekipler inceliyor. Burada biz şunu gördük. Arkadaşlarımız, başsavcılığımız bunu gördü. Ankara Başsavcılığı burada bir organizasyon var. Bu işi özellikle FETÖ'nün yaptığı konusunda çok ciddi deliller var. Biliyorsunuz geçen bir operasyon yapıldı. 19 kişi tutuklandı. 21 kişi gözaltına alınmıştı. Şimdi burada FETÖ'ye bu özellikle kırımın FETÖ'nün organizasyonu olduğunu gösteren, ben kendim de inceledim delilleri çok ciddi emareler var. Nasıl emareler var? Özellikle helikopterin kazaya uğramadan önce, yani düşmeden önce üzerinden bir F-4 uçağının geçmesi durumu var. Tabii daha önce bu konuda raporlar alınmıştı. Özellikle bu F-4 uçağının geçmesinden dolayı mı helikopter düştü ya da hava şartları ya da helikopterin diğer eksikliklerinden dolayı mı düştü diye. Burada F-4 uçağının düşmesinden dolayı helikopterin düştüğü konusunda başsavcılığımızda bir kanat oluştu. Tabi burada F-4 uçağını kullanan pilot ve diğer bağlantıları araştırılıyor. Özellikle o tarihte F-4 uçağını kullanan pilotun eşinin özellikle Adil Öksüz'ün evinde parmak izi çıkıyor. Daha sonra bu pilotun Hava Kuvvetleri İmamı ile Mahrem İmamı ile o tarihlerde telefon görüşmeleri çıkıyor ve en son biliyorsunuz Elazığ İl İmamı tutuklanmıştı. Onun bay lock yazışmaları çıktı. Elazığ İl İmamı'nın özellikle mülkiye yapılanmasından birisiyle baylok yazışmasında tereyağından kıl çeker gibi bu işi hallettik. Büyüğümüz özellikle bu süreçten çok endişeliydi. Bu şekilde sonuçlanmasından çok memnun şeklinde bir yazışması var. Buradan arkadaşlar bütün delilleri araştırıyorlar. Şu an soruşturma devam ediyor. Ama gördüğümüz kadarıyla burada bir organizasyon var. Özellikle rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu'nun FETÖ'nün hedefine konulup daha sonradan örgütün bu şekilde bir eylem yaptığı konusunda Ankara Başsavcılığı tarafından bir kanaat oluştu. Başsavcılık ilk operasyonunu yaptı. Muhtemelen diğer devamında gelecektir. Ama burada ilk deliller, ben kendim de inceledim dosyayı biliyorsunuz ben savcılık başsavcılık da yaptım. Gördüğüm kadarıyla bir FETÖ tarafından bir organizasyon sonucunda rahmetlinin cinayet eyleminin işlendiği konusunda bir şüphe var. Ciddi şüphe var, kuvvetli şüphe var. Muhtemelen deliller ortaya çıktıkça da tekrardan başsavcılık durumu değerlendirecektir.
BU SÜREÇ ÇOK UZUN SÜRER Mİ?
Şimdi soruşturmayı Ankara Başsavcılığımız yürütüyor. Orada bir uzman ekip var. Tabii aileyle de görüştüler. Onlar da ilk özellikle 2009 yılındaki ilk gözlem anlarını anlattılar. Onu bilemiyoruz. Şimdi savcılık elbette soruşma yapıyor. Yeni deliler kapsamında tekrardan operasyon yapabilir. Yani FETÖ'nün irtibatları araştırılıyor. Özellikle gözaltında tutuklama kararı verilenlerin FETÖ'le irtibatları, bunların tekrardan bir HTS analiz çalışmaları, en son kimlerle görüştüğü, bu organizasyonun mutlaka devamı gelecektir. Sonuçta bir FETÖ organizasyonuysa ama burada başsavcılığımızın takdirinde, soruşturmayı yürüten makam, başsavcılık makamı devamı gelir ya da ne zaman yapar onu bilemiyoruz.
FAİLİ MEÇHUL DOSYALARIN YENİDEN AÇILMASI
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde faili meçhul suçlarla mücadele birimi kurduk. Burada tabii başkanımız var, hakim savcı kökenli. Aynı şekilde de yeteri kadar tetkik hakimi arkadaşımız var. Şimdi soruşma yapma yetkisi ilgili yer Cumhuriyet Başsavcılığı'na ait. Buradaki arkadaşlar tamamen farklı bir gözle, profesyonel bir ekip var. Farklı bir gözle bakış açısı sağlıyorlar. Yani burada soruşma yapmıyor arkadaşlar. Öncelikli olarak bunun altını çizmek lazım. Başsavcımız da sürekli olarak istişare halindeler. Delilleri beraber tartışıyorlar. Delilleri beraber gözlemliyorlar. Tecrübeli arkadaşlar bunlar. Alanında uzman arkadaşlar. Tabii burada özel ekipler de kurabiliyoruz. Biliyorsunuz en son Gülistan doku da Tunceli'de özel bir ekip görevlendirildi. Görevlilerin içerisinde polis, jandarma, personeli de var. İşte aynı şekilde adli tıptan özel bir ekip de görevlendirildi. Bu şekilde tamamen faili meçhul kalmış, zamanında çözümlenmemiş cinayetlerin çözümlenmesine ilişkin soruşma yapmaya yetkisi yok. Arkadaşlar bir istişare ortamı yapıyorlar. Başsavcı Beye yol gösteriyorlar. Özellikle bura farklı bir bakış açısı. İşte yeni teknolojiler var biliyorsunuz şu an DNA incelemesi yapılabiliyor. O konuda pratik çözümleri var. Ya da işte baz istasyon çalışması yapılabiliyor. Faili meçhul suçlarla mücadeleyi ben şahsen çok önemsiyorum. Şu ana kadar ben göreve geldikten sonra bu büro kurulduktan sonra 28 faili meçhul cinayet aydınlatıldı. Bu çok önemli ve bunlar bakın 20-25 yıl önce işlenmiş olan cinayetler. Bu çok önemli. Yani devlet mutlaka hesabını sorar. O zaman ortaya çıkmamıştır ama daha sonradan mutlaka bunu yapanlar ortaya çıkarmak devletin en büyük görevidir. Bizim buradaki asıl mesajımız da, asıl yani bu büroyu kurma amacımız da suçlarla ve suçluyla mücadele konusunda kararlılığımızı ortaya koymak. Burada biz arkadaşlarımız, faili meçhul dosyaları 680 civarında bir dosyayı büroya aldık. Bunların hepsi tek tek inceleniyor. Oradaki Başsavcı arkadaşlarımızla sürekli istişare halindeyiz. Vatandaş nezdinde de çok olumlu bir hava oluştu. Özellikle vatandaş...
GERİ DÖNÜŞLER NASIL?
Çok memnun. Yani özellikle 15-20 yıl önce işlenmiş bir cinayetin elbette ortaya çıkarılması, failin ortaya çıkarılması, adalet önünde hesap vermesi vatandaş için gerçekten çok önemli. Büro çalışıyor. Yani burada önemli soruşturmalar, dosyaları da aldık. Tabi burada zaman aşımı olayı var. Zaman aşımına uğramamış dosyaları alıyoruz. 680 civarında. Kısa sürede de az önce söylediğim 28 faili meçhul cinayet aydınlatıldı. Burada tabi büroda olan önemli dosyalar da var. Uğur Mumcu, Çetin Emeç, Bahri Üçok gibi dosyalar da var. Bunlara da bakılıyor. İnşallah bunlar da çözümlenir. Tekrar vurgulamak istiyorum. Bu büronun kuruluş amacı tamamen vatandaşlarımızın gönlünde özellikle karanlık kalan bir cinayet varsa bunun aydınlatılması, vatandaşımızın adaleti olan güven duygusunu en üst seviyede hissetmesi. Bu amaçla kurmuştuk. Çok faydalı olduğunu da gördük. Sağ olsun başsavcılığımızda, başsavcı arkadaşlarımızda üzerine kararlılıkla gidiyor. Çünkü biz onlara da her zaman destek oluyoruz. Bu soruşturmaların arkasında olduğumuzu söylüyoruz. Yani şu an olumlu gidiyor. Toplulukta güzel bir algı var.
GÜLİSTAN DOKU'NUN ABLASININ İFADESİ
Şimdi Gülistan Doku hem Tunceli Başsavcılığımız hem de Erzurum Başsavcılığımız bakıyor. İki başsavcılık bakıyor. Tabii orada bir vali olduğu için valilerle ilgili soruşturma yapma yetkisi en yakın il başsavcılığına ait. Ona Erzurum Başsavcılığı bakıyor. Bir de suçun işlendiği yer Tunceli Başsavcılığı bakıyor. En son bildiğim kadarıyla yeni bir operasyon yapıldı. Burada o dönemki Tunceli Valisinin eşi, koruyucular, bir kısım hastane kayıtları silen personel şu an gözaltında ya da tutuklamaya sevk edildi diye biliyorum gelmeden.
Soruşturma devam ediyor. Özellikle Umut Altaş var. Bununla ilgili bizim kilit ismimiz bu. Kırmızı bülten çıkartmıştık. Biliyorsunuz şu an Amerika'da ABD'de tutuklandı. Onun cezaevinde görüştüğü bir şahsın ses kaydı dosya delil olarak sunuldu. Takip ettiniz mi bilmiyorum. Burada özellikle Umut Altaş'ın çok önemli itirafları var. Ama tabii Umut Altaş'ın biz ısrarla Türkiye'ye getirilmesini istiyoruz. Burada ABD makamlarıyla da görüştük. Orada bir iade yargılaması yapılıyor. Şu an olumlu gidiyor süreç. Umut Altaş bence olayın en önemli görgü tanığı. Özellikle çocuğun yani şüpheli şahsın yakın arkadaşı. Aynı zamanda Gülistan Doku'nun da yakın arkadaşı. Burada Gülistan Doku hayatının baharında gencecik bir kardeşimiz. Umutları var, geleceği var. Aynı şekilde Rojin Kabaiş, diğer kardeşlerimizin de dosyalarını ele aldık. Gülistan Doku'da şu an devam eden bir süreç var. İki başsavcılığımız devam ediyor.
Orada biraz da ailesinin talebi, hepsi tabii ki kızlarının bu zamana kadar nerede akıbetini merak ediyor. En azından bir mezarı olsun gidip başında dua edebileceğimiz bir mezarı olsun istiyor. Onun bulunmasına yönelik bir çalışma var mı?
Az önce de söyledim. Özel bir birim kurduk. Özel bir ekip kurduk. Alanında uzman, hem jandarma personelimiz var hem de emniyet görevlilerimiz var. Adli tıptan da uzman arkadaşlarımız var. Elbette işte bu en son operasyonda yapılan koruyucular özellikle cenazenin gömüldüğü yeri bilen kişiler olarak başsavcılık bu şüpheden dolayı gözaltına aldı. Bilmiyoruz yani belki onlar itirafta bulunacaklar. Çünkü öyle bir iddia var. Cenazenin yerinin koruyucular tarafından gömüldüğü yer birkaç defa yer değiştirdiği iddiası var. Soruşturma devam ediyor. Bu konuda biz de elbette eğer bir cenaze yerini varsa bunun ortaya çıkarılmasını istiyoruz. Çünkü sonuçta Gülistan Doku'nun ailesinin de en azından kabrinin başına gidip bir dua etme hakkı var. İnşallah ben bunun da çözüleceğini düşünüyorum. Yani cenazenin yerinde bulunacağını düşünüyorum.
ROJİN KABAİŞ
Soruşturma devam ediyor. Rojin Kabaiş ile ilgili. Tabii en son DNA örnekleri alındı biliyorsunuz. Orada çok sayıda kişiden DNA örnekleri alındı.
Cep telefonunun özellikle açılması için önce Çin'e göndermiştik. Çin'de çözümleme yapılamadı. Tekrar özel bir ekip kurduk. Şu an inşallah cep telefonunu açmayı düşünüyoruz. HTS, baz istasyonu çalışması yapıyoruz. Aynı şekilde az önce söylediğim gibi Tunceli'de kurduğumuz özel ekip aynı şekilde benzerinde Rojin Kabaiş soruşturması için kurduk. Başsavcılarımız, savcı arkadaşlarımız kararlı bir şekilde çalışıyor. Soruşturma devam ediyor. İnşallah yakın zamanda da olumlu gelişmeler olacağını düşünüyorum ben.
Cep telefonunun açılması anlamında da özellikle baz istasyonunun daraltılmış baz çalışmasından da olumlu şeyler çıkacağını da düşünüyorum.
Burada şunu söylemek istiyorum. Ortada bir cinayet varsa devletin temel görevi bu cinayeti aydınlatmaktır. Yani zaman geçmiş olabilir elbette. Zamanında suçlar ortaya çıkarılmamış olabilir. Ama devlet mutlaka bu cinayetleri ortaya çıkarmak zorundadır. Bunlar Rojin Kabaiş, Gülistan Doku az önce söyledim bunlar gencecik hayatının baharında insanlar. Elbette ailelerinin de ortada bir cinayet varsa bunun sonuçlarının faillerinin ortaya çıkarmak hakkını bilme hakkı vardır. Bu konuda biz zaten aileleriyle de görüşüyoruz. Ben Ankara'ya da çağırdım. Burada özellikle mağdur ailelerimizle de görüştüm. Bu Faili Meçhul Suçlarla Mücadele birimi özellikle önemli şeyler yapıyor. İnşallah yakın zamanda da diğer aydınlatılmamış cinayetlerin çözüldüğünü göreceksiniz.
BU TARZ SORUŞTURMALARDA KRİTİK SÜRE NEDİR?
Şimdi burada tabii bizim şu ana kadar Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Biriminde az önce söyledim 28 tane cinayet çözümlendi. Genelde bunlar eski dosyalar. Eski dosyalar dediğim 15-20 yıl önce işlenmiş olan cinayetler var. Sıcağı sıcağına oradaki Başsavcılığın soruşturma yapması gerekiyor. Ama bazen deliller toplanmıyor, eksik toplanıyor. Ya da günümüz teknolojisi gelişti. Artık çok fazla farklı yöntemlerle delilleri toplama, eşleştirme yöntemi var. Bunlar yapılabiliyor. Bu teknolojik olayları da sonuna kadar kullanıyoruz.
Mesela şu an DNA eşleştirmesine çok önem verdik. Özellikle Rojin Kabaiş’te DNA eşleştirme sonuçlarını bekliyoruz. Günümüz teknolojisi kullanıp uzman ekiplerle gerekirse özel ekip kurarak yerine giderek, olay mahalline giderek delileri tekrardan toparlıyoruz. Dosya en ince ayrıntısına kadar okuyoruz. Yani burada bizim kurmuş olduğumuz birimdeki arkadaşların tek görevi bu cinayetlere bakmak, bu suçların ortaya çıkarılmasını sağlamak. Ama tabii zamanında bunlar teknolojik imkanlardan dolayı aydınlatılmamış olabiliyor. Özellikle bunları ortaya çıkartmak devletin temel görevi. Bu konuda da inşallah yakın zamanda çıkartacağız.
BELEDİYELERE YÖNELİK YOLSUZLUK VE RÜŞVET SORUŞTURMALARI VE EKREM İMAMOĞLU MAHKEME TAVRI
Şimdi burada tabii suçun işlendiği yer başsavcılığı, gelen ihbarlar, şikayetler, etkin pişmanlıkta bulunan şahısların beyanları, masak raporları, para trafikleri, deliller yani genelde maddi deliller de oluyor bunlar. Maddi delilleri değerlendirerek bir operasyon aşamasına geçiyor. Belediyelerle ilgili süreçler bu şekilde devam ediyor ama genelde etkin pişmanlık beyanları etkili oluyor başka ben başsavcılığım zamanında da özellikle İBB operasyonlarında da gördük yani içeriden çözülme önemli çünkü bir yerden sonra artık itirafçı olmak istiyor karar veriyor anlatıyor özellikle kendisini yapmış olduğu eylemleri anlatıyor başkasının yapmış olduğu eylemleri anlatıyor ama şunu söyleyeyim kesinlikle vurgulamak istiyorum tek başına bir itirafçının beyanına dayalı olarak hiçbir operasyon yapılmıyor yani bütün başsavcılarımız bu şekilde bunu somutlaştırması lazım Maddi delil gerekiyor. Yani masak raporu alınıyor, HTS trafiğine bakılıyor, söylediği gibi bir para hareketi olup olmadığına bakılıyor. Teyitli olarak yapılıyor. Tabi teyitli olarak yapılıyor. Aynı şekilde bazen teknik takip yapılabiliyor. Suç üssü yapabilmek için parayı taşıyıp taşımadığı, parayı alıp almadığı bunlar yapılabiliyor. Bu kapsamda başsavcılarımızın takdirinde olan, devam eden süreçler.
EKREM İMAMOĞLU
Şimdi ben mahkeme başkanlığı da yaptım. Büyük davalara bakmakta vesile oldu. Ya şimdi bu olmaz. Yani mahkemeler kesinlikle siyasi propaganda arenası değildir. Mahkemelerde özellikle yargılama yapan heyete, savcıya kimse parmak sallayamaz. İşte iki gün sonra sen yargılanacaksın diye hesap soramaz. Yani bu şahıs, sanık Ekrem İmamoğlu dosyada sürekli olarak bunu yapıyor. Polemik yapıyor. Yani şu an bence Ekrem İmamoğlu'nun üzerine atılı suçlardan dolayı aslında savunmasını yapması lazım. Onlara çürütmesi yani iddia makamı bir iddia sundu. Dedi ki 143 eylemden hakkında isnat ediyorum. Ekrem İmamoğlu'nun avukatlarıyla birlikte bu eylemlerin böyle olmadığını, işte bu şekilde olduğunu ispat etmesi gerekirken tam tersi olayı farklı mecralara çekmek istiyor. Yani mahkemelerde kesinlikle propaganda yapılmaz, yargılama yapılır. Mahkeme heyetleri de bu propaganda etkilenmez. Yani Ekrem İmamoğlu şu an açıkçası resmen siyasi arena olarak siyasi şov malzemesi haline getirmeye çalışıyor bunu. Yani mahkeme başkanıyla biz de takip ettik kamuoyundan. Sürekli olarak polemik çıkartıyor. Yani işi ileriye götürüyor hatta. Sizi yargılayacağız diyor. İşte bana da diyor sizi yargılayacağız diyor. Günü gelecek diyor. İşte yargılanacaksınız diyor. Bu şekilde olmaz. Yani bunlar olmaz. Mahkemelerin kuralları vardır. Yargılamalar yapılır. Türk milleti adına dosyadaki somut delillere göre, vicdani kanaate göre karar verilir. Burada Ekrem İmamoğlu'nun yaptığı hoş şeyler değil. Mahkemede eğer mahkemenin huzur ve disiplinini bozuyorsa genelini yapmak zorunda ki yaptı en son duruşmada anladığım kadarıyla duruşma salonundan atıldı. Bunu yapmak zorunda. Burada mahkemelerde savunma yapılır, deliller tartışılır. Sırasıyla avukatlar delileri çürütmeye çalışır, söz hakkı ister. Ama Ekrem İmamoğlu tamamen burada yani normalde savunma sırası da kendisinin olmamasına rağmen olayı farklı mecraları çekip siyasi bir araya çekmek istiyor. Olayı siyasileştirmek istiyor. Sanki yani 143 eylem söz konusu değil de efendim ben siyasi kişiliğim bu yüzden bana operasyon yapıldı, bu yüzden dava açıldı. Bunu söylemeye çalışıyor ama bu tavır yanlış. Mahkemelerde bundan etkilenmez. Yani dosyadaki delillere göre karar verir. Bildiğim kadarıyla yargılama aşaması devam ediyor. Sadece bir aylık bir ara verildi herhalde adli tatilden dolayı. Yani sırasıyla savunmalar yapılıyor. Mahkeme burada bir yöntem belirledi. Önce tutuklu sanıkların savunmalarını aldı. Daha sonra tutuksuzların savunmalarını alacak. Daha sonra da tabii avukatlara söz verilecek, tanıklar dinlenecek. Yani yargılama aşaması bellidir. Ama burada her duruşmada olay çıkartmak, her duruşmada siyasi bir polemik yapmak, işte sizden hesap soracağız demek, savcıya parmak sallamak, mahkeme yetkiliği tehdit etmek. Bunlar yakışık şeyler değil. Mahkemelerde bunlar etkilenmez. Yani ben de mahkeme başkanlığı yaptım. Önemli davalara bakmak nasip oldu. Hiçbir şekilde dosyadaki dillere göre karar verirsiniz. Vicdani kanaatinize göre karar verirsiniz. Ben buradan da özellikle Ekrem Bey'in ve diğer yargılanan kişilerin siyasi polemiğe girmeden dosyadaki dillere göre yargılama, savunma yapmasını istiyorum. Yani burada mahkeme de buna riayet ediyor. Yani sonuçta duruşmanın huzur ve düzenini bozamazsınız. Huzur ve düzenini bozarsanız da kanunda hâkime, mahkeme başkanına yetkiler tanınmış. Bunları uygulamak zorunda.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE VE ADLİ SÜREÇTEKİ ÇOCUKLAR
Terörsüz Türkiye süreci bence çok önemli. Güzel bir aşamaya geldi. En son bildiğim kadarıyla Sayın Meclis Başkanımız Numan Bey de bir açıklama yaptı. Önümüzdeki hafta önce Adalet Komisyonu'na gelecek. Daha sonra da Mecliste Genel Kurula gelme aşamasına geldi. Terörsüz Türkiye Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi. Bu bizim için çok önemli. Burada terör sadece bir ülkeye maddi anlamda zarar vermiyor. Bir güvenlik anlamda zarar vermiyor. Ülkeye gelecek yatırımlar, demokratik ortam, hukuk güvenliği bunlar çok geniş katmanlar. Buna önem veriyoruz. Bildiğim kadarıyla bir 15 maddelik metin var. Şu an herhalde önce Adalet Komisyonu'na gelecek. Daha sonra da artık Meclis Genel Kurulu'na gelecek. O süreci meclis takip ediyor. Biz bu süreçte dahil değiliz. Sadece biz teknik olarak, daha önce de ben çeşitli programlarda söylemiştim. Teknik olarak, Adalet Bakanlığı olarak kanunların yapılması aşamasında biz öneri sunabiliyoruz istedikleri şekilde. 15 maddelik bir taslak olduğunu biliyorum. Elbette buradaki takdir tamamen Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin, değerli milletvekillerimizin takdiri. Ama bir an önce bu sürecin tamamlanması lazım. Anladığım kadarıyla meclis kapatılmadı, süre uzatıldı. İnşallah meclisten de geçip terör belasından inşallah ülkemiz, vatanımız kurtulacak. Milli Birlik ve kardeşlik duygusuyla hep beraber kucaklayacağız. Eğer terör varsa bir ülkede, az önce de söyledim, huzur sadece huzur anlamında değil. Ülkenin demokratikleşmesi, hukuk güvenliği, yatırımcının gelmesi bunların hepsini çok etkileyen bir süreç. Türkiye bu süreçlerden geçti. Şu an olumlu bir netice alınacağını düşünüyorum kısa sürede.
GENEL AF
Bu konuda bu ayrı bir paket olarak geldi. Özellikle sadece PKK silahlı terör örgütüne ilişkin bir paket olarak geldi. Burada tabii genel af düzenlemesi yok. Şahsa özgü gibi bir düzenleme yok. Bunlar meclisin takdiri. Yani genel affına ilişkin şu an bir düzenleme, bir çalışma yok. Ama meclis biliyorsunuz ne zaman kanun düzenlenirse gündeme gelebilir. Ama şu anki bu pakette sadece PKK mensuplarına ilişkin bir düzenleme var. Genel afla ilgili şu an bir düzenleme yok.
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLARA İLİŞKİN DÜZENLEME
Ben görevi geliri gelmez 81 il Başsavcılığımıza özellikle uyuşturucu, yasadışı bahis, sanal kumar ve aynı şekilde sokak çeteleriyle mücadele konusunda genelge gönderdim. Yani çok önemsiyorum. Özellikle sokak çeteleriyle mücadele çok önemli. Vatandaşımızın huzuru, kamu düzeninin sağlanması çok önemli. Burada maalesef şunu gördük. Özellikle isim vermeyeyim. Bazı suç örgütleri, yani yeni nesil suç örgütleri maalesef çocuklarımızı kullanıyorlar. Yani çocuklara verilen cezaların azlığından dolayı çocukları suça teşvik ediyorlar, yönlendiriyorlar, azmettiriyorlar. Aslında bu paket tam onu içeriyor. Daha önce de zaten azmettirenler hakkında 11. Yargı paketinde bir düzenleme yapılmıştı. Şu an komisyonda kısa sürede herhalde genel kurula gelecek. Suça sürüklenen çocuk kavramı da değişiyor. En baştan itibaren özellikle 12-15 yaş aralığındaki çocuklar, 15-18 yaş aralığındaki çocukların işlemiş olduğu bazı suçlardan dolayı, almış olduğu cezaların toplumda genel cezasızlık algısı oluşturmasından dolayı rahatsızlıkları dikkat alınarak bir düzenleme yapılıyor. Burada cezalar artırılıyor. Özellikle 15-18 yaş aralığındaki çocukların adam öldürme ve diğer suçlardan dolayı işlediği cezalarda yetişkinler de aynı oranda ceza alması sağlanıyor. Bu önemli. Yani suç örgütleri artık maalesef çocuklarımızı kullanamayacak. 16-17 maddelik bir paket var anladığım kadarıyla. Bu herhalde komisyondan geçti. Kısa sürede de genel kurula gelecek. Biz de takip ediyoruz. Bunun elbette suçla mücadele de, suç örgütleriyle mücadele de, sokak çeteleriyle mücadele de ben etkili olacağını düşünüyorum. Maalesef son zamanlarda siz de az önce söylediniz üzücü olaylar özellikle suç örgütleri çocukları kullanmaya başladı. Bu konuda bu paketi önemsiyorum. Biz de katkı sunduk. Zaten hazırlanması aşamasında biz özellikle arkadaşlarımız mutfağındaydı. Suça sürüklenen çocuk kavramı değişiyor. Burada aileleri de artık sorumluluk yükleniyor.
AİLELERİN BURADA HUKUKİ SORUMLULUĞU NEDİR?
Özellikle ailelerimiz yani şöyle bazı işlenen eylemlerden dolayı suça sürüklenen çocuk değil artık. O kavramda değişiyor. Adli süreç altındaki çocuğun eylemlerinden dolayı her suçta değil. Bazı suçlarda ailenin özen yükümlülüğü, velilik görevini yapmamasından dolayı artık ailenin de cezai anlamda bir sorumluluğu olacak. Bu pakette buna ilişkin düzenleme var. Her suçta değil. Sadece bazı suçlarda orada velayet görevinden dolayı, ailenin velilik görevinden dolayı, özenli bakım görevinden dolayı, bunu eksik yapmasından dolayı, ihmal etmesinden dolayı bu pakette ailelerin de sorumlu olması gerektiren bir cezai … (müeyyide olabilir) düzenlendi.
YENİ NESİL SUÇ ÖRGÜTLERİ
Şimdi bizim klasik anlamda suç örgütü dediğimiz eskiden tabii mafyaydı. Bunlar şimdi daha farklı oldu. Burada yeni nesil suç örgütleri hedef gözetmeksizin, yani mafya eskiden nasıldı? Bunun bir raconu vardı. Nasıldı? Genelde zengine giderlerdi. İşte ondan para isterlerdi. Silah zoruyla vesaire ama burada bu yeni nesil suç örgütü dediğimiz genellikle bir hedef gözetmiyorlar. Burada mağdurda bir hedef yok. Yani bir sokaktaki esnaf da olabiliyor. Bir iş adamı da olabiliyor. Başka birisi de olabiliyor. Bunlar çeşitli yöntemleri kullanıyorlar. Burada özellikle yabancı hatlardan önce bir cep telefonuna mesaj gönderiyorlar. İşte tehdit mesaj oluyor bu. İşte şu kadar parayı vermezsen, şu kadar süre içerisinde şu eylemi yapacağız diye. Tabi burada son yaptığımız operasyonlarla bunların belini kırdık. Suç örgütleriyle mücadelede kararlıyız. Yani onlarla eğer şeylerimiz varsa ekrana da getirebiliriz. Özellikle son yaptığımız operasyonlardaki rakamlar varsa hem uyuşturucuda hem suç örgütleriyle mücadelede sonuna kadar gideceğiz. Yani biz özellikle İçişleri Bakanımızla da bu konuda sürekli toplantılar yapıyoruz. Adli kolluk anlamda da kolluk teşkilatımızla da sürekli istişare halindeyiz.
Bakın 3.381 yani bu 3.381 operasyon yapılmış. Suç örgütleriyle ilgili olan kısma gelebilirsek... Uyuşturucu 33 binden fazla şüpheli sayısı var. 15 bin tutuklama, 15 binden fazla tutuklama.
Evet, uyuşturucu, yasadışı bahis, suç örgütleriyle mücadele bu konuda bizim için çok önemli. Yani sanal kumar, bunlarla sonuna kadar mücadele edeceğiz. Ben bütün başsavcılarımızla da özel, tek tek görüştüğümüzde de geçen başsavcılar toplantısı vardı, orada da söyledim. Bu bizim kırmızı çizgimiz. Yani sokaklarda kesinlikle vatandaşlarımız huzurlu dolaşacak. Yeni nesil suç örgütü olsun, adı ne olursa olsun bunları tamamen sileceğiz. İçişleri Bakanımızla da kordine halindeyiz. Kolluk görevlilerimiz de bu konuda hassas. Yani yeni yöntem bulsalar da savcılarımız sık sık operasyonlar yaparak bu örgütlerin beni kıracak.
BAHİS SORUŞTURMALARI
Şimdi ben İstanbul Başsavcısı'yken bu konuya önem verdik. İstanbul'da da özel bir birim kurmuştuk. Başsavcılık bünyesinde sadece bu suçlara bakan bir birim kurduk. Şu an Türkiye'nin tamamında bu birim kurduk. Sadece yasadışı bahis, şike, teşvik bunlara bakıyor bu görevli birimiz. Burada elbette önemli. Yani futbol hepimiz izliyoruz, takip ediyoruz. Bunun temiz kalması lazım. Yasadışı bahis derken sadece futbol değil. Yani burada basketbol alanında da var. Biz bunu da gördük. Arkadaşlar da şu an çalışıyor. Burada emeğe, alın terine saygı duymak lazım. Şimdi burada futbolcularımız sahada mücadele ediyor. Taraftar çok büyük bir camia. Futbolcuyu destekliyor, futbol takımını destekliyor. Futbolun temiz olması lazım. Sporun temiz olması lazım. Burada yasa dışı bahis operasyonları, şike, teşvik operasyonları çok önemli. En son İstanbul Başsavcılığımız sizin söylediğiniz gibi yöneticilere bir operasyon yapmıştı. Özellikle kendi maçlarında bahis oynayan yöneticilere bir operasyon yapmıştı. Kararlılık da bu konuda mücadele devam edecek. Başsavcı arkadaşlarımızla bu işin farkında. Biz sporun sadece futbol demiyorum çünkü yasa dışı bahis, teşvik, futbol dışında da var, basketbolda da var, başka organizasyonlarda da var. Sonuna kadar başsavcı arkadaşlarımız mücadele edecek. Biz de önem veriyoruz.
Şimdi bakın burada da futbol federasyondan veriler geliyor. Arkadaşlarımız MASAK incelemesi yapıyor. Para hareketleri, para trafiklerine bakıyorlar. Aynı şekilde gerekirse HTS çalışması yapılıyor. Bunlar birden olmuyor. Operasyon aşaması için bir hazırlık yapılması gerekiyor. Burada zaten hazırlık yapıldığında da başssavcı arkadaşlarımız operasyonu yapıyor. Futbolda yapıldı, basketbolda da yapılabilir, diğer şeylerde de yapılabilir. Biz kesinlikle sporun temiz olmasını istiyoruz. Çünkü çok büyük bir camia. Vatandaşlarımız var burada, emekçilerimiz var. Evet, büyük bir ekonomi. Yani yasa dışı bahis şu an toplumun kanayan yarısı, uyuşturucu toplumun kanayan yarısı. Özel birimler kurduk bu konuda. Ben başsavcılığım döneminde de özellikle yasa dışı bahis ve uyuşturucuyla ilgili çok operasyon yapmıştık. Şu an arkadaşlara da bu konuda sürekli olarak başsavcılarımıza da zaten genelge gönderdik. Bu konular hassas olduğunu, toplumda hassasiyet göstermeleri gerektiğini söyledik. Kararlılıkla mücadele edeceğiz.
YASA DIŞI BAHİS SİTELERİNDEKİ VERİLER
Şimdi yasa dışı bahis sürekli olarak yöntem değiştiriyor. Ben başsavcılık yaptığım dönemden biliyorum. Şimdi bir site, genelde bunların biliyorsunuz yurt dışında şeyleri var. Ama tabii paranın gönderilme yöntemi çok önemli. Yani bir kullanıcı, yasa dışı bahis oynamak oynayan kişinin bu sisteme, siteye para göndermesi lazım. Önceden öğrenci hesaplarını kullanıyorlardı, kiralıyorlardı öğrenciler çok cüzi miktara. Daha sonra ödeme sistemlerini kullandılar. Biz de bu yöntemi çözdük. Şu an farklı yöntemler kullanıyorlar. Sürekli olarak bir yöntem değiştiriyorlar. Başsavcılık da yeni yöntemleri öğrenince yeniden operasyon yapıyor. Ama genelde bunlar özellikle yasa dışı bahiste bizim bu ağlar yurt dışında. Bu yurt dışındaki ağları bulmamız lazım. Zaten onunla ilgili de çalışmalar yapıyoruz. Biliyorsunuz yakın zamanda da büyük operasyonlar yapıldı yasa dışı bahiste ilgili. Yani biz tamamen yasa dışı bahsin kökünü kazıyacağız.
DÜNYA KUPASI FİNALİNDEKİ PAYLAŞILAN MESAJ
Orada herkes futbol maçına kitlenmiş. Tabi burada bir Bahis sitesi, bir panel üzerinden işte Bahis oynatıyor. Yani işte şu takım kazanacak, bu takım kazanacak diye. Arkadaşlarımız daha önceden çalışmıştı. Burada bunların evleri oluyor genelde. Evler üzerinden paneller kuruyorlar. Yani burada tam maçın başladığı anda İstanbul Başsavcılığı operasyon yaptı. Ciddi bulgular buldu. Paralar ele geçirildi. Ana hafızayı aldık özellikle. Daha önceden bunların kullanmış olduğu yöntemlerdi. Daha doğrusu maç başlamadan operasyonun yapılması aslında onların yapmış olduğu hazırlıkların.. suçüstü gibi oldu. Onların daha önceden yapmış olduğu hazırlıklar takip ediliyordu. Bir anlamda suçüstü yapılmış oldu.
UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE
O tabii başsavcılığın takdirinde yeni bir soruşturma yapmak, yeni bir operasyon yapmak. Ama şu mesajı vermek istiyorum. Uyuşturucuyla mücadelede biz kararlıyız. Yani burada vatandaşlarımız şundan emin olsunlar. Kim olursa olsun burada kullanıcıdan, torbacı, dağıtıcı, ana dağıtıcı, uyuşturucu baronuna kadar giden yapının tamamını çökerteceğiz. Tamamının kökünü kazıyacağız. Sistem şu şekilde oluyor. Yani kullanıcı var. Kullanıcının üzerinde torbacı, ana dağıtıcı. Daha sonra bu barona birden ulaşamıyorsunuz. Yani bunun sisteme bir şekilde sizin girmeniz lazım. Yani ben savcı gözüyle bakıyorum. Sisteme girebilmeniz için kullanıcıyı alıyorsunuz. Kullanıcı maddeyi kimden aldığını söylüyor. O daha sonra maddeyi alan kişinin üzerinde mutlaka bir torbacı var. Torbacının üzerinde bir ana dağıtıcı var. Ana dağıtıcının üzerinde ülkeye getiren var. Bu iş bu şekilde silsileyle baron yani uyuşturucu baronlarına kadar gidiyor. Burada bu operasyonlar özellikle çok faydalı oldu. Yani vatandaşlarımızın gözünde de özellikle genç kesim biliyorsunuz sosyal medya fenomenleri, ünlüler, sanatçılar vesaire bunları örnek rol model olarak alan kesimdi. Burada bu kişilerin aslında örnek değil de kötü örnek olduğunu görmüş oldu. Bu bir anlamda özellikle testlerin pozitif çıkmasından dolayı bunların uyuşturucu kullanmaları gençlerimiz bazında bunların rol model alınmamaları gerektiği konusunda iyi bir örnek oldu.
O TESTLERDEN KAÇMAYA VEYA O SİSTEMİN EKSİKLİĞİNİ BULMAYA ÇALIŞANLAR OLUYOR MU O ŞEYLERDE?
Elbette. Yani dediğim gibi ben başsavcıyken şu anda oranları alıyorum. İstanbul Başsavcılığı yaparken yüzde 96 idi oran. Yani ne demek? 100 kişiden 96'sı pozitif çıktı.
Şimdi birden çağrılmıyor. Yani burada önceden bir istihbari bilgi oluyor. Daha sonra bir tanık beyanı oluyor. Daha sonra torbacının ifadesi oluyor. Şimdi torbacıyı yakaladığınız zaman torbacı diyor ki ben şu şahsa uyuşturucu verdim diyor. Evine paket servisi olarak gönderdim diyor. Bu şekilde oluyor. Yani birden bir beyan ile olmuyor. Bir çalışmışlığı oluyor. Daha sonra tabii bunun operasyon aşaması oluyor. Son zamanlarda dikkat ettiğimiz, arkadaşlarımız önemli delil olmayanları doğrudan doğruya operasyon yapmıyor. Sadece teste davet ediyor. Test veriliyor. Adli tıp kurumunda test veriliyor. Daha sonra pozitif çıkarsa tekrardan ifadeye başvurulabiliyor. Ya da ciddi bir delil varsa operasyon yapmak zorunda kalıyor. Bu şekilde yani başarı oranı yüzde 96'ydı. Tabii elbette yeni yöntemler kullanıyorlar. Şimdi bu genelde uyuşturucu özellikle kokain saçta çıkıyor, kanda çıkıyor biliyorsunuz. Yani saçta son zamanlarda maalesef saç örneği alınmaması için saçını sıfıra kazıtanlar çok vardı. Bunu ben görmüştüm. Şu anda aynı şekilde var.
ALTERNATİF BİR TEST SÜRECİ VAR TABİİ Kİ DEĞİL Mİ?
Vücuttan başka örnek alınması için aynı şekilde biliyorsunuz savcılığımız yazı yazıyor. Vücuttan kıl ve benzer örnek alınması için mutlaka çıkıyor. Kullandıysa zaten adli tıpta başarı oranı çok... Yok kaçış yok yani net olarak ortaya çıkıyor.
SANAL DÜNYADA İŞLENEN FİNANSAL SUÇLARIN SORUŞTURMASINDA DELİLLERİ ELDE EDEBİLME YA DA SUÇLUYA GİDEBİLME MÜMKÜN OLUYOR MU?
Şimdi bizim için sosyal medya yasası vardı. Ben daha önce programlarda da söylemiştim, kamuoyunda da söyleyeyim. Bu çok önemli.
Tabii nasip olmadı. Meclis bir iki hafta içerisinde kapatılacak. İnşallah açıldığı zaman bu konuda bizim paket çalışmamızı sunmuştuk meclise.
Sosyal medya özgürlük alanı değil. Bunun da mutlaka kuralları olması lazım. Yani orada bir suç işlediğiniz zaman burada bir sorumluluk, bir hesap verilebilirlik olması lazım. Şimdi burada çok güzel bir düzenleme yapmıştık. Özellikle sosyal medya platform sunucularıyla da toplantılar sonucunda, Siber Başkanlığımızla da toplantılar sonucunda güzel kanun maddesi yazdık. İnşallah Ekim ayında bu kanun maddesi meclise gelecek. Meclise de artık milletvekillerimizin takdiriyle inşallah yasalaşacak. Burada bir geçiş süreci var tabii. Biz özellikle sosyal medyada kullanılan hesapların gerçek hesaplar olmasını istiyoruz. Burada fake hesap, sahte hesap açılıp itibar suikastları yapılması, suç işlenmesi olmaz. Mutlaka sosyal medyada bir suç varsa sen bunun hesabını vermek zorundasın. Normal sosyal medya kullanıcısıysan zaten suç yoksa ortada burada işte Başsavcılık zaten bu hesabın kullanıcısını istemeyecek.
GERÇEK KİMLİKLERLE GİRİLEBİLME SİSTEMİ HAYATA GEÇTİĞİNDE BUNUN ÖNLENMESİ ADINA ÖNEMLİ BİR ADIM ATILMIŞ OLUR MU SİZCE?
Elbette. Şimdi gerçek kimlikle girdiğiniz zaman bu mutlaka o sosyal medya kullanıcısının hesabının kim olduğu ortaya çıkmış olacak. Ama vatandaşlarımızın şöyle bir endişesi var. Ben buradan tekrar ediyorum. İşte bizim kimlik bilgilerimiz sosyal medya platform sunucularına mı verilecek? Öyle bir şey yok. Burada her suçta değil. Bazı suçlar katalog suçlar belirlendi. Eğer bu suçlar işlendiğine ilişkin bir şüphe varsa burada savcı arkadaşımız işte mahkememiz istediği zaman bu sosyal medya hesabını kim kullanıyor dediği zaman burada Siber Başkanlığı bu sosyal medya hesabının bilgilerini, gerçek kullanıcısını savcıya verecek. Burada normal olarak siz aynı şekilde yorum yaptığınız, sosyal medya kullandınız, sizin bilgileriniz deşifre olmayacak ve bunlar kesinlikle vatandaşlarımız bana da soruyor. Bizim kimlik bilgilerimiz, özel bilgilerimiz, sosyal medya kullanım, genelde yabancı platform sunucuları. Onların eline mi geçecek? Hayır, böyle bir şey yok. Kesinlikle bunlar bizim devletimizde kalacak. Bir suç varsa ancak bu kayıtlar savcılık ya da mahkeme tarafından istenecek.
DOLANDIRICILARIN YURT DIŞINDAN HEP ARAMA YAPTIĞINI GÖRÜYORUZ. BUNUN ÖNÜNE GEÇEBİLME ADINA BİR ÇALIŞMA VAR MI?
Bu konuda Siber Başkanlığımızda da toplantı yaptık yeni yöntemler konusunda. Aynı şekilde az önce söylediğiniz gibi genelde yurt dışı hatlarından kullanılıyor. Bu sokak mafyaları yeni nesil suç örgütleri de, tehditleri de aslında genelde yurtdışı hatlardan yapıyor. Burada Siber Başkanlığımızla da bir görüşme yaptık. Yasa düzenlemesine gerek olmadan uygulama geliştirmeyi düşünüyoruz. Yani şu demek, ben kendi cep telefonumdan yurtdışı aramasını engelleyebilirim. Ya da bir haberleşme programı kullanıyorsam, bu haberleşme programı sunucusuyla da toplantı yaptık. Onlar da kabul ettiler. Yakın zamanda da inşallah bunu kamuoyuna açıklayacağız. Yani yurtdışından ben aramayı engellediğim zaman ya da haberleşme programından ben yurt dışı mesajı alınmasını engellediğim zaman kesinlikle o tehdit mesajı ya da sizin söylediğiniz gibi dolandırıcılık mesajı bana gelmeyecek. Biz bu konuda Siber Başkanlığımız, bu uygulama programlarının platform sunucularıyla birlikte toplantılar yaptık. Bu konuda da inşallah kısa sürede de hayata geçireceğiz.
BİZ KİŞİSEL TERCİHİMİZDE O MESAJI VEYA ARAMAYI ALMAYI ENGELLEYEBİLECEĞİZ?
Genelde tehdit mesajları, özellikle yeni nesil suç örgütü dediğiniz tehdit mesajları yurt dışından kullanılan hatlardan geliyor. Sizin hesabınıza, sizin telefon numaranıza, kişisel bilgilerinizle bu tarz tehdit mesajları geliyor. Burada bunu engelleyeceğiz. Yani ben yurtdışı aramalarını kapatmak istiyorum. Ben ya da sohbet uygulamasından yurtdışı sohbetlerini kapatmak istiyorum diye uygulama getirdiğimiz zaman bunların ben %95 oranında azalacağını düşünüyorum. Özellikle dolandırıcılık suçları bakımından da aynı şekilde tehdit suçları bakımından da azalacağını düşünüyorum.
FETÖ'NÜN YENİDEN YAPILANMASINA YÖNELİK OPERASYONLAR VE ÖRGÜTÜN GÜNCEL DURUMU
Elbette FETÖ'yle mücadeleyi bırakmamamız gerekiyor. FETÖ sadece devletimizin, milletimizin canına, malına kastetmiş bir örgüt değil. Aynı zamanda bir casusluk örgütü. Bunun altını çizmek istiyorum. Zaten bu yargıtayın vermiş olduğu kararlarında da FETÖ'nün bir casusluk örgütü olduğu kararlaştırıldı. Karara bağlandı. Burada en son 13 Temmuz günü bir operasyon yapılmıştı. 890 civarında bir gözaltı oldu. FETÖ'yle mücadele bırakmamamız lazım. Yeni yapılanma var. O konuda arkadaşlarımız da çalışıyor. Başsavcı arkadaşlarımız da çalışıyor. Şimdi tabii bu örgüt amacından vazgeçmez. Amacından vazgeçmeyeceği için mutlaka yeni yöntemler deniyorlar. Bu konuda da çalışmalarımız var. Özellikle başsavcılarımızla yeni yöntemler, yeni yapılanma, örgütün güncel yapılanmasına ilişkin bir kısım yeni bilgiler, bulgular buldular. Bunlar da yakın zamanda somut olarak ortaya çıkarılacaktır.
BURADA YENİ BİR HABERLEŞME VEYA İRTİBAT KURMA YA DA BİR ARAYA GELME ARAYIŞLARI VAR MI?
Onlardan ziyade tekrardan işte bu dediğim himmet biliyorsunuz daha önceden himmet topluyorlardı, parayı sisteme sokuyorlardı. Bu konuda yeniden para kaynaklarının özellikle biz şimdi söylemeyelim burada soruşturma makamları bir soruşturma gizli olduğu için özellikle yeniden para toplanması, sisteme para sokulması, özellikle maddi anlamda örgüt üyelerine bu paranın dağıtılması finansal anlamda tekrardan bir yapılanmaya girişilmesi konusunda bir kısım tespitler yapıldı. Bunlarla ilgili arkadaşlarımız da çalışmalar yapıyor.
SÜRESİZ NAFAKA DÜZENLEMESİNDE SON DURUM
Şimdi Anayasa Mahkeme'miz süresiz nafakayı iptal etti. Gerekçeli karar yazılmadı. Muhtemelen birkaç gün içerisinde yazılabilir. Yazıldıktan sonra da biliyorsunuz bu kanun maddesinin yürürlüğe girme zamanı ortadan kalkıyor. 6 aylık ya da 9 aylık Anayasa Mahkemesi bir süre belirliyor. O süre içerisinde tekrardan yasal düzenleme yapmanız lazım. Yani Anayasa Mahkeme'miz süresiz nafakayı iptal etmiş oldu. Burada biz bir çalışma yapmıştık ama tabii ilk pakete yetişmedi. Mecliste iki hafta sonra tatile girecek bu süreçten dolayı. Terörsüz Türkiye sürecinden sonra tatile girecek. İnşallah Ekim ayında süresiz nafaka ile ilgili bir düzenleme yaptık. Burada tabii çok geniş platformlarla toplantılar yaptık. Aile Bakanlığımızla birlikte toplantılar yaptık. İşte kadın derneklerimizle toplantılar yaptık. Önemsiyoruz. Bizim için çok önemli bu konudaki düzenlemeler. Aynı şekilde kadına karşı şiddet eylemleriyle ilgili de bir kısım düzenlemeler yaptık. Özellikle şiddet mağdurlarının derhal korunmaya alınması, 6284 sayılı kanun uygulanmasının kolaylaştırılması konusunda bir kısım düzenlemeler yaptık. Ama tabi bunlar inşallah Ekim ayında meclise gelecek. Takdir Yüce Türk Meclisi'nde.
VATANDAŞLARIN ADALET HİZMETLERİNE İLİŞKİN BEKLENTİLERİ
Şimdi bizde şöyle yargılamaların uzun sürdüğü konusunda bir şikayetler var. Vatandaşımız bu konuda da bence haklı. Bu konuda da yakın zamanda inşallah somut adımlar atacağız. 12. Yargı Paketi biliyorsunuz meclisten geçti. 12. Yargı Paketi'nde özellikle yargının hızlandırılmasına ilişkin önemli düzenlemeler var. Bir kısım düzenlemeler yasayla yapılacak, bir kısım düzenlemeler yasa olmadan normal yapabileceğimiz düzenlemeler var. Vatandaşlarımız aslında haklı olduğu konular var. Bakın bir kira davası yani 4 yıl sürüyor, bir tahliye davası 5 yıl sürüyor, boşanma davası 4 yıl sürüyor. Bu konuda biz kesinlikle yargılama sürelerini kısaltmaya kararlıyız. Hâkim arkadaşlarımızla da bu konuda sürekli toplantılar yapıyoruz. Yeni düzenlemeler de yaptık 12. Yargı Paketinde. Düzenlemeye ihtiyaç olmadan uygulamalar da yapıyoruz. Yani makul süre denen bir kavram var bizde. Yani bir davanın, vatandaşımız bir dava açtığı zaman bu davanın ne kadar sürede bitirileceğini biliyor aslında. Ama makul süreye uyulmuyor. Hedef süreye uyulmuyor. Burada artık hakimlerimize hedef süreye aşılmışsa, hâkime özellikle bir sorumluluk yüklüyoruz. Diyoruz ki burada hedef süre aşılmış, sistemden mi kaynaklanan problem var, personel ihtiyacın mı var ya da senin şahsından kaynaklanan bir sorun mu var? Bu konuda anlık olarak buna artık müdahale edeceğiz. Biliyorsunuz Alo Adalet projemiz vardı. Kısa sürede bu yürürlüğe girecek. Vatandaşlarımız Alo Adalet hattıyla özellikle davaları hangi sürede olduğunu, ne kadar sürede karara bağlanacağını ya da davası ile ilgili neden karar verilmediğini, neden süresinin uzadığını anlık olarak takip edebilecek, karşısına bir muhatap bulabilecek. Biz özellikle Alo Adaleti de çok kısa sürede bu uygulamaya sokmayı düşünüyoruz. Bu konuda şu an test aşamasındayız. Biz özellikle yargının hızlandırılması için gereken adımları attık. Makul sürede hedef sürenin tutunulması konusunda vatandaşlarımızın kaygılarını taşıyoruz. Yargının uzaması, davaların uzun sürmesi özellikle hem vatandaşlarımız mağdur oluyor, herkesin mağdur oluyor. Ticari hayatı da düşünüyoruz. Bu konuda bir kısım düzenlemeler yapmayı da düşünüyoruz. Özellikle biliyorsunuz Konkordato kötüye kullanıldığına ilişkin son zamanlarda çok şikayetler var. Bu konuda sürekli olarak ticaret mahkemesi başkanlarımızla toplantılar yapıyoruz. Ticari davalarının hızlandırılması konusunda önemli adımlar attık. İstanbul'da bütün ticaret mahkemelerini tek bir yerde topladık, tek bir çatı altında. Şu an bu yürürlüğe girdi. Hakimlerimiz atandı, ticaret mahkemesi başkanlarımız atandı. Özellikle vatandaşlarımızın ticaret davalarında sürelerin uzadığı konusunda artık şikâyeti inşallah kalmayacak. Alanında uzman ticaret mahkemesi başkanları atadık. Gerekirse sadece o olaya özgü davalara bakan müstemir mahkemeler kuruyoruz. Bu konuda vatandaşlarımızın kaygılarını yerinde buluyoruz.
SON DEĞERLENDİRMELER
Ben özellikle buradan yeni anayasa sürecine de vurgu yapmak istiyorum. Gerçekten Terörsüz Türkiye inşallah tamamlanacak. Bu çok önemli bir adım. Terörsüz Türkiye'nin de inşallah yeni anayasa ile taçlanması gerekiyor. Biliyorsunuz anayasamız 1980 askeri darbe döneminin bir anayasası. 82 anayasası tamamen vesayet kurumlarının ön plana çıktığı bir anayasa. Yani artık bu anayasa güncel konulara, güncel olaylara hâkim olamıyor. Sürekli olarak değişiklik yapıldı. Yani sürekli aynı tabiri kullanıyoruz ama yamalı bohça tabiri gerçek. Artık güncel koşullara ulaşan, özellikle toplumun her kesimiyle, her kesiminin kabul ettiği, her kesimin benimsediği bir anayasa ihtiyaç var. Bu bizim için çok önemli. Hem Terörsüz Türkiye süreci inşallah sona erecek. Terörsüz Türkiye sürecinden sonra da toplumun tamamını kucaklayan, vesayet döneminin artıklarını, izlerini, kurumlarını tamamen silen bir anayasa ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Bu konuda biz katkı vermeye hazırız. İnşallah milletimizin de böyle bir anayasa ihtiyacının artık bir tercih değil, bir zorunluluk olduğunu düşünüyorum. İnşallah yeni anayasa çıkartmakta nasip olur.
Categories: Bakan Gürlekten Ahbap soruşturması açıklaması: Haluk Levent kaçma girişimindeydi
Sende Yorum yap