s

“Arkadaş seçme, nasıl arkadaş seçileceğini öğret

“En yakınımızdaki beş insanın ortalaması kadarız” diye bir söz var. Hayatın başındaki çocuklarımızın kurduğu arkadaşlıklar ve onların kim olduğunun önemi büyük. 30 Temmuz Dünya Arkadaşlık Günü vesilesiyle Çocuk Gelişimi Uzmanı Emine Ergün ile doğru arkadaş edinmenin yollarını ele aldık.

30 Temmuz Dünya Arkadaşlık Günü, dostlarımızın hayatımızdaki önemini hatırlamak için harika bir fırsat. Arkadaşlıklar hayatımızın her döneminde çok önemli. Yaşımıza göre, sayısı, biçimi, beklentiler değişse de her insanın gerçek arkadaşlara ihtiyacı var. Zaman ilerledikçe, teknolojinin hayatımıza girmesi, ekranların iletişim kurma biçimlerimizi değiştirmesi, Kovid-19 pandemisi gibi salgınlar, arkadaşlık kurmayı güçlendirdi ya da dönüştürdü. Çocuklar ebeveyn müdahalesi olmadan herhangi bir ortamda arkadaş edinmekte zorlanıyor. Çocuk Gelişimi Uzmanı ve “Gerçek Arkadaş” kitabının yazarı Emine Ergün ile her geçen gün zorlaşan arkadaşlık meselesini, Dünya Arkadaşlık Günü vesilesiyle konuştuk.

Prososyal davranışlar

■ Çocuklar için farklı yaş gruplarında arkadaşlık ilişkisi neden önemli?

Arkadaşlık ilişkisi her yaşta çok önemli. Hatta bebeklik döneminde bile artık oyun grupları var ve 9 aylık bebekler oyun gruplarında sosyal temaslarda bulunabiliyor. Aynı ortamda paralel oyun oynayarak ilk arkadaşlık temaslarını kuruyorlar. Bu yolla birbirlerinden davranış modelleri öğrenebiliyor, gelişimsel kazanımlar elde edebiliyorlar. Çocukların yaşı büyüdükçe paralel oyun, yerini birlikte oyuna ve grup oyununa bırakıyor ve daha samimi ve sürdürülebilir arkadaşlık ilişkileri başlıyor. Sembolik ve hayali oyunlar aracılığıyla pekişen arkadaşlık ilişkileri ile prososyal davranışlar olarak ifade ettiğimiz yardımlaşma, paylaşma, sıra bekleme, iş birliği gibi kazanımlar elde edebiliyorlar.

■ Günümüzde arkadaş edinmek eskisinden daha zor; bunun için neler yapmalı?

Günümüzde arkadaş edinmek daha zor. Bu zorluğa neden olan sebeplerden biri çocukların pek çok gelişim alanını etkileyen pandemi oldu. Pandemi dönemi ve sonrasında izole yaşam sürülmesi nedeniyle çocuklar akranlarından uzak kaldı. Hatta akranlarını gördükleri zaman ağlayan, çocuk olan parka girmeyen, akranlarından korkan, kaygı duyan çocuklar olmaya başladı. Anne babalar bunu çocuklarının tercihi olarak yorumladıkları için onları zorlamadılar ve sonuç olarak yetişkinlerle oynamak isteyen, akranlarıyla temas etmekten kaçınan çocuklar olmaya başladı. Bu çocuklar kreş ve anaokuluna başlarken de oldukça zorlandılar, hâlâ da zorlanıyorlar. Çocukların arkadaş edinmesini zorlaştıran diğer bir faktör de anne babaların kaygıları. Akranlarından olumsuz davranış öğrenmelerinden korktukları, zorbalık yaşamalarından endişe ettikleri için, çocukların akranları ile temaslarını azalttılar.

■ Dijital arkadaşlıklar konusunda ne düşünüyorsunuz, bunlar da çocukların ihtiyacını karşılıyor mu?

Dijital arkadaşlıklar dijital hayatın getirdiği olağan bir sonuç. Bir yönüyle olumlu sonuçları var. Çocuklar farklı ülkelerdeki arkadaşları ile görüşebiliyor, oyun oynayabiliyor. Dijital arkadaşlıklar uzakları yakın ediyor. Ancak her dijital arkadaşlık bu kadar masum olmayabiliyor. Çünkü dijital ortamda bazı yetişkinler, kendilerini çocuk olarak tanıtıp çocukları istismar edebiliyor. Onlardan özel bölge fotoğraflarını isteyerek, onları tehdit ederek, yapmaları zor olan görevler vererek ya da anne babalarına zarar vereceklerini söyleyerek bu istismarı gerçekleştiriyorlar. Anne babaların dijital arkadaşlıkları titizlikle takip etmesi ve çocukları ile her zaman açık iletişimde olmaları çok önemli.

Toksik arkadaşlar

■ Toksik ilişkiler gibi toksik arkadaşlıklar da var, bu konuda çocuklarımızı nasıl yönlendirmeliyiz?

Toksik arkadaşlar çocuklara psikolojik zorbalık eden çocuk grubunu oluşturuyor. Bir yandan onlarla arkadaş olmak istediklerini söyleyip bir yandan da onlardan arkadaşlık için ya da arkadaş grubuna girmeleri için bazı şartlar istiyorlar. Bu şartlar genellikle birine zarar vermesi, birinin eşyasını alması, biriyle dalga geçmesi şeklinde olabiliyor. Ya da diğer tüm çocukları organize edip bir çocuğu yalnız bırakabiliyorlar. Çocuğumuz bu tür toksik arkadaşlar tarafından psikolojik zorbalığa uğradığında çocuklarımızı eleştirmek ya da suçlamak yerine onlara ‘gerçek arkadaş’ kimdir doğru anlatmalıyız. Gerçek arkadaş senden başka bir arkadaşına ya da bir hayvana zarar vermeni istemez. Gerçek arkadaş senin özel bölgelerine dokunmaz. Senden de onun özel bölgelerine dokunmanı istemez. Gerçek arkadaş seni tehdit etmez. Gerçek arkadaş senden yalan söylemeni ya da başka birinin eşyasını izinsiz almanı istemez diye anlatmakta fayda vardır.

Müdahaleci ebeveynler

■ Bir de her arkadaşlık ilişkisine karışan çok müdahaleci ebeveynler var. Nerede durmalı, nerede müdahale etmeli?

Anne babalar çocuklarının arkadaşlıkları konusunda titiz davranmakta haklılar ancak çocukları için arkadaş seçmek yerine çocuklarına nasıl arkadaş seçenekleri konusunda rehberlik etmeleri daha doğru olur. Çocuklar arkadaşlarından olumsuz bir davranış, küfür ya da hareket öğrendiğinde o kişi ile görüşmesini engellemek ve çocuklarını cezalandırmak yerine, onlara bu durumlarla nasıl başa çıkacaklarını, bu olumsuz davranışları model almamaları gerektiğini anlatmalılar. Yetişkinlerin bile doğru arkadaş seçimi konusunda zorlandığını düşünürsek, çocuklara çok da kızmamak lazım.

Genellikle anne babaların bu durumda ilk odaklandığı nokta “Sen bunu kimden öğrendin?” sorusu oluyor. Çocuğun kötü söz ya da davranışı kimden öğrendiği önemli ama ilk önemli olan davranışı çocuğa anlatmak. Örneğin küfür eden bir çocuğa “Sen bu kelimeyi bir yerden duymuşsun ve dikkatini çekmiş ama bu kelime hiç güzel değil ve çok ayıp. Eğer güzel bir kelime olsaydı biz de kullanırdık. Bir daha bu kelimeyi söylemeni istemiyoruz” demeleri önemlidir. Çocuk bunun üzerine “Ama Ahmet bu kelimeyi hep söylüyor” derse ona “Her aile ve çocuk farklıdır. Ahmet’in anne babası bunu kabul edip onu uyarmıyor olabilir ama biz kabul etmiyoruz ve seni uyarıyoruz” diyebilir.

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.