s

Fatih Portakal’ın gerçek pişmanlığı!

Fatih Portakal, Ahbap Derneği soruşturmasında ifade verdikten sonra İstanbul’dan İzmir’e dönüş yolunda aklından geçenleri yazdı. Portakal’ın, “İşte gerçek pişmanlığım” başlıklı yazısından bölümler şöyle:

“Çağlayan Adliyesi’nin yedinci katında avukatımla bekliyoruz.

Çağrıldık. Cumhuriyet Savcısı’nın odasına avukatsız girdim.

Merhabalaştık. Hâl hatır sorduk.

Mavi kapaklı, telli bir dosya vardı önünde. Kapağı açtı. Sayfaları çevirmeye devam etti.

Ekran görüntülerimin A4 çıktıları çevirdikçe gözüme ilişiyordu.

Orada olma nedenimi anlatırken ayrıntıları atlamamaya çalışıyordum.

Konu olarak özetle 6 Şubat depremi sonrasında Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent ile alakalı bazı destekleyici nitelikli YouTube yayınlarım gösteriliyordu.

O anlarda aklımdan bir de şu geçti:

Bir kez daha bir savcının önündeyim. Avukatsız kendimi anlatacağım.

Burada savcıyla aramda geçen konuşmanın ayrıntılarını bulmayacaksınız.

Tanık olarak verdiğim ifadenin kendimle olan yüzleşmesini okuyacaksınız.

Hem de zor bir kelime üzerinden:

Pişmanlık!...

Bugün 58 yaşındayım. Geri dönüp baktığımda rahatça şunu söyleyebiliyorum:

‘Lanet olsun. Yaşamasaydım, tanımasaydım!’ dediğim ne bir olay ne de birini hatırlıyorum.

Yükü ağır geleni önce hafızamdan, sonra telefon rehberimden siliyorum. Bitti, gitti...

Ne var ki bugünlerde keşke kelimesi zihnimden çıkmayı reddediyor.

Haluk Levent hakkında konuşulan iddialar ve sonrasında yaşanan süreç, kendimde ilk kez pişmanlık hissi oluşturdu.

Bunun nedeni, bu ismin kişiliği ile ilgili değil. Tanımam, etmem. Konuşulduysa o da bir iki kez haber amaçlı olmuştur. Nedeni şu:

Bireylerin gönlünde güven yer etmiş...

Sempati ile bakılmış...

Devletin ve toplumun gözünde itibar görmüş bir yardım kuruluşunun sorgulanmasına hiç gerek duymamam.

Güvendim!

Toplumsal çürümenin fazlaca hissedildiği bir ortamda, ayakta kalmayı başarmış temiz bir yapı olduğuna inandım.

Yaşadığım vicdan rahatsızlığının sırf bana ait olduğunu düşünmüyorum. Karar almamda beni hata yapmaya iten ihmallerin de görünür hâle gelmesini istiyorum.”

‘Yalan tanıklık ’davaları açılır mı?

Ahbap Derneği soruşturmasında savcılığın ifadeye çağırdığı ünlülerden dün yaptıkları yayınlarda söylediklerini bugün yok sayanlar oldu.

Oysa Türkiye seçim havasına girdiği için toplumsal kamplaşmanın derinleştiği bir dönemde iktidarın 6 Şubat depremlerinin enkazında kalacağını sananların sözleri hâlâ arşivlerde ve belleklerde.

Bugün Ahbap için tanıklığına başvurulanlar gibi geçen yıl menajer Ayşe Barım hakkındaki Gezi Parkı soruşturmasında onunla çalışan birçok ünlü ifadeye çağrılmıştı. O isimler arasında Halit Ergenç ile Rıza Kocaoğlu da vardı. Savcılık o isimlerden sadece ikisi hakkında ‘yalan tanıklık’ suçlamasıyla dava açtı. Ergenç, 1 yıl 10 ay 15 gün, Kocaoğlu ise 1 yıl 8 ay hapis cezası aldı.

Ahbap soruşturmasında savcılığın ‘bilgisine başvurduğu’ ünlülerden çoğu, verdikleri ifadelerde 6 Şubat depremlerinden sonra yaptıkları yayınlarda söylediklerini adeta inkâr etti.

Türk Ceza Kanunu’na göre sanıkların yalan söylemesi suç değil, ama adli makamların tanık olarak çağırdıklarının yalan beyanda bulunması cezası olan bir suç.

GÜNÜN SÖZÜ

“Sana ait olmayan şeyleri ararken bizzat sana ait olanları da kaybettiğinin farkında mısın?” (Epiktetos)

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.