Suçlu sınıf atladı

Son yıllarda suç işlediği iddiasıyla gözaltına alınan, yargılanan, hapse giren insanların profillerine hiç dikkat ettiniz mi? Eskiden kenar mahallelerin, karanlık sokakların, yeraltı dünyasının işi sayılan suç, artık paraya, güce, itibara, makama kısacası her şeye sahip insanların arasında dolanıyor.
Bugün bir sanatçı, insanları dolandırma suçundan yargılanıyor. Bir doktor uyuşturucu şebekesine yardım etmekle suçlanıyor. Bir hâkim rüşvet soruşturmasının içinde yer alıyor. Bir belediye başkanı uygunsuz fotoğraflarla gündeme geliyor. Bir vali bir cinayeti örtbas edip, organize suç örgütü gibi çalıştığı için tutuklu yargılanıyor.

Sadece biz de değil, dünyanın hemen her yerinde benzer olaylara tanıklık ediyoruz. Dün toplumun güven duyduğu insanlar bugün soruşturma dosyalarında, mahkeme salonlarında karşımıza çıkıyor. Siyaset, spor, sanat, tıp dünyasından insanlar cinsel istismar, insan ticareti, uyuşturucu, yolsuzluk gibi dosyalarla anılıyor. Elbette her iddia doğru, hakkında soruşturma yürütülen herkes de suç işlemiş sayılmaz. Fakat burada dikkat çekici olan tek tek davalar değil; suçla anılan insanların profili.
★ ★ ★
Uzun yıllar eğitimin insanı daha ahlaklı yapacağına inandım. Diplomaların karakter kazandıracağına, meslek yeminlerinin, etik kuralların vicdanı güçlendireceğini ya da makamların sorumluluk duygusu oluşturacağına inandım.
Fakat bu çağ başarılı insan ile karakter arasındaki bağı kopardı. Suç artık yalnızca sokaklarda dolaşmıyor, suçlu sınıf atladı. Günümüzde diplomaların, makamların, unvanların hiçbirinin artık ahlakın, güvenin garantisi olmadığını anlıyorum. Ne diploma insana karakter kazandırıyor ne de makam. Güç ve para da çoğu zaman insanlara daha büyük suçlar işleyebilme imkânı sağlıyor.
Ve belki de gelecek kuşaklar bu dönemi, sadece suçun yaygınlaştığı çağ olarak hatırlamayacak, diploması, itibarı, parası ve gücü olanların yanına bir de suç profillerini eklenecek.
★ ★ ★
Daha ürkütücü olan ise bizim buna alışmış olmamız. Evet, tarihte krallar, imparatorlar, diktatörler de suç işledi. Ama modern dünyanın insanlarının suç işlemesi ya? İşte bunu anlamak çok zor. Düşünün bin bir güçlükle, emekle paraya, makama şöhrete, saygınlığa ulaşmış, binlerce insanın hayranlığını kazanmış, kapılar önünde açılan insanların adını bir yolsuzluk dosyasında, bir cinsel istismar davasında, bir uyuşturucu soruşturmasında ya da organize suç iddiaları arasında görebiliyoruz.
O kadar çoklar ki…Üstelik bir şehrin sorumluluğunu taşıyan makam sahibi Eski Tunceli Valisi Tuncel Sonel ya da milyonların “en güvenilir insan” dediği sanatçı Haluk Levent gibi çürümüşlüğün vücut bulmuş hali insanlar bugün her yerde.
Dünyada farklı değil. Mesela Bernie Madoff. Başlangıçta itibarı, milyarlarca doları vardı ama bu ona yetmedi, sonunda dolandırıcı olarak cezaevinde öldü. Sean John Combs üç kez Grammy ödülünü kazandı, listelerde bir numaraya yükselse de haraç toplama, zorla seks ticareti gibi suçlardan içeri girdi.
★ ★ ★
Peki insan neden her şeye sahipken en karanlık yanına yenilir. Belki de başarılı olan insanlar, “Bana bir şey olmaz” diyerek kendilerini kuralların üzerinde görüyor. Büyük skandalların çoğunda da bu ortak psikoloji var.
Tabi şu da var. Toplum bilimcilere göre güç, para, şöhret, itibar, makam aslında karakterlerimizi değiştirmiyor olan karakterimizi en görünür hale getiriyor. Ama yine de insanı sürekli daha fazlasına iten, aşırılığı ödüllendiren bu çağın kültürünü de sorgulamak gerekiyor.
Yoksa bir gün gelecek, dünya her şeye sahip insana değil, buna rağmen karakterini kaybetmeyen insanlara daha çok ihtiyaç duyacak.
Sende Yorum yap