Siber güvenlik: YZ kime yarıyor?
‘Aynı şeyi tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemek deliliktir’ sözü ile ilgili bilinen iki yanlış var. (1) Bu söz Albert Einstein’a ait değil. Sosyal medyada gördüğünüz Nikola Tesla imzalı “Baksana komşularda da elektrik gitmiş mi?” meme’leri ne kadar gerçekse Einstein’a atfedilen bu söz de o kadar otantik. (2) Aynı şeyi tekrar yaptığımızda farklı sonuçlar beklemek gayet doğal. Şartlar değişir, eylemi yapan değişir, çıktı da genelde farklı olur. İşin komik tarafı, söz kendi içinde bir paradoks da yaratıyor: Yanlış kişiye atfedilmiş bu cümle, yıllardır tekrar edilip her seferinde aynı sonucu almayı umuyor.
Ben de bu çıkmazın bir parçası olmak istedim ve iki yıl önce sorduğum bir soruyu tekrar yönelttim. 2024’te Siber Güvenlik firması Kaspersky’nin tepe yöneticilerine şunu sormuştum: İki taraf var, siber suçlular ve onları durdurmaya çalışanlar. Yapay zekâ, iyi ellerde mi yoksa kötü ellerde mi daha büyük bir silah?
Şirketin o zamanki liderlerinden Amin Hasbini iyimser bir yanıt vermiş, “İyi ellerde olduğunu umuyoruz çünkü, şu an itibariyle en büyük YZ motorları iyi ellerde” demişti. Şirketin kurucusu Eugene Kaspersky ise siber suçları geleneksel polis ve suç arasındaki ilişkiye benzetmişti: “Bazen durumu kontrol altına alabilir, müşterilerimizi yeni tehdit ve saldırılardan koruyabiliriz. Ama kimi zaman akıllı suçlular yeni teknolojiler geliştirir ve biz ürünlerimizi buna adapte etmek zorunda kalırız. Ben iyimserim, biz kazanacağız” yanıtını vermişti.
O günlerde YZ teknolojileri henüz emekleme halindeydi. Aynı soruyu bu yıl, şirketin Tiflis’teki etkinliğinde tekrar ilettim. Kaspersky’nin küresel araştırma ekibi başkanlarından Sergey Lozhkin iyimserliği koruduğunu söyledi: “Bence şu anda kabiliyetler açısından, savunmadan sorumlu olan insanlar daha güçlü durumda. Çünkü en üst seviye modellere erişimi olan büyük kurumlar var. Ve bu şirketler büyük kurumların bu makine gücünü savunma amaçlı kullanmasına izin veriyor. Ciddi bir erişimleri var. Siber suçluların ise yok. İyimserim, ama çok büyük bir ‘ama’ var: Devlet destekli gruplar benzer kabiliyetlere sahip olabilir.”
Yeni gözlem ve tartışmalar
Bu soruya hem akademik hem felsefi açıdan yaklaşan Kaspersky araştırmacısı Maher Yamout ise bu sürede hem ders çıkardıklarını hem de yeni gözlem ve tartışmalar yaptıklarını aktardı:
“Keşfedilen şey şuydu: ‘Neden biz, kurumlar ve savunmacılar olarak, YZ’yi verimli kullanmakta zorlanıyoruz?’ dediler. Çünkü yelpazenin diğer ucunda siber suçluların çok net görevleri var. YZ’yi ellerinden geldiğince iyi kullanıyorlar. Ve başarılılar. Neden? Çünkü çok spesifik kullanım senaryoları var. Şu veriyi analiz etmek, bir oltalama e-postası oluşturmak istiyorum. Savunma tarafına gelirsek, YZ’yi nasıl kullanacağız? Tam bilmiyorum. Kullanım alanları konusunda bir eksiklik yaşıyorlar. YZ’ye neden ihtiyaç duyulduğu, onun en iyi kullanım alanları ile ilgili bir anlayış eksikliği var. Mutlaka doğru kullanım senaryosunu belirlemek ve YZ’yi mümkün olan en doğru otomasyonla kullanmak için yönetim seviyesinde, sonra da teknik seviyede bir işbirliği olmalı.”
Konunun uzmanlarının konuya farklı açılardan yaklaştıklarını söylemek mümkün. Siber savunmacılar ‘iyi tarafta’ olmanın öncelik avantajlarına hâlâ sahip. Öte yandan aynı savunmacılar bu kabiliyeti nasıl kullanacağını henüz oturtamadı. Bu arada siber suçlular ise prompt’larından emin olmanın avantajını yaşıyor. Çünkü eskiden hayatta ne istediğini bilmek önemliydi, bugün artık ne ‘istemlediğini’ bilmek de en az o kadar kritik.
Belli ki iki yıl sonra aynı soruyu bir kez daha soracağım. Farklı bir cevap beklemek, “Einstein’ın düşündüğü kadar” delilik değil.
Sende Yorum yap