s

Çocuk reyonundaki ürünler ne kadar sağlıklı?

Marketlerde bebek ve çocuklara ayrılan raflara göz attığınızda karşınıza çoğunlukla rengârenk ambalajlar, sevimli karakterler ve güven veren ifadeler çıkıyor. ‘Doğal’, ‘meyveli’, ‘ilave şeker içermez’ ve ‘çocuklara özel’ gibi söylemler, ebeveynlere bu ürünlerin sağlıklı bir seçim olduğu hissini verebiliyor. Ancak ambalajın ön yüzündeki bu mesajlar, ürünün gerçek beslenme kalitesini her zaman yansıtmıyor. Amerikan Beslenme Derneği’nin (American Society for Nutrition) bu yıl düzenlediği Nutrition 2026 Kongresi’nde sunulan yeni bir araştırma, çocuk reyonlarında satılan ürünlerin önemli bir bölümünün sanıldığı kadar masum olmadığını ortaya koydu. 6-36 aylık çocuklar için pazarlanan yaklaşık 2 bin 800 paketli ürünün incelendiği çalışmada, ürünlerin yüzde 81’inin ultra işlenmiş olduğu, yaklaşık yarısının ise Dünya Sağlık Örgütü’nün çocuklara yönelik beslenme kriterlerinden en az birini karşılamadığı belirlendi.

Başka bir ifadeyle çocuk reyonundaki her beş üründen dördü ultra işlenmiş gıda kategorisinde yer alıyor.

Ultra işlenmiş gıdalar neden önemli?

Araştırmada kullanılan NOVA sınıflandırmasına göre ürünlerin yüzde 81’i ultra işlenmiş gıda kategorisinde yer alıyor. Bu ürünler genellikle aroma vericiler, emülgatörler, kıvam artırıcılar ve farklı endüstriyel bileşenler içeriyor. Elbette her paketli ürün sağlıksızdır algısı doğru değil. Yoğurt, dondurulmuş sebzeler veya sade yulaf gibi besinler de ambalajlı satılabilir. Burada önemli olan ürünün paketli olması değil, ne kadar işlem gördüğü ve besin değeridir. Özellikle yaşamın ilk yıllarında çocukların tat tercihleri şekillendiği için, yoğun tatlı veya tuzlu ürünlerin sık tüketilmesi ilerleyen yaşlardaki beslenme alışkanlıklarını da etkileyebilir.

Şeker ve sodyum en büyük sorun

Burada dikkat edilmesi gereken önemli noktalardan biri de ‘İlave şeker içermez’ ifadesi. Bu ibare, ürünün düşük şekerli olduğu anlamına gelmeyebilir. Meyve püresi veya meyve suyu konsantresi gibi bileşenler de ürüne önemli miktarda doğal şeker sağlayabilir. Bu nedenle yalnızca ambalajın ön yüzüne değil, içindekiler listesi ve besin değerleri tablosuna da bakmak gerekiyor.

İlk üç yıl damak zevki şekilleniyor

1-3 yaş arasındaki dönem, çocukların farklı tat ve dokularla tanıştığı kritik bir süreç. Sürekli tatlı ve yoğun aromalı ürünlerle karşılaşan çocuklar, ilerleyen yıllarda sebze, baklagil veya sade yoğurt gibi doğal tatları daha zor kabul edebilir. Bu nedenle paketli ürünler tamamen yasaklanmak zorunda değil, ancak günlük beslenmenin temelini oluşturmamalı. Evde hazırlanan, daha az işlenmiş besinlerin ön planda olduğu bir beslenme düzeni çocukların hem büyümesini hem de sağlıklı beslenme alışkanlıkları geliştirmesini destekler.

Sadece etikete değil, içeriğe bakın

Altını çizmek istediğim nokta ebeveynlerin ürün seçerken ‘organik’, ‘meyveli’, ‘vitaminli’ veya ‘çocuklara özel’ gibi pazarlama ifadelerine değil, içindekiler listesine ve besin değerlerine odaklanmaları. İçerik listesinin ilk sıralarında şeker, şurup veya meyve suyu konsantresi bulunması, ürünün daha dikkatli değerlendirilmesi gerektiğini gösterir. Araştırmacılar ayrıca, beslenme kriterlerini karşılamayan ürünlerde daha açık ön yüz uyarı etiketlerinin kullanılmasının hem ebeveynlerin seçimlerini kolaylaştırabileceğini hem de üreticileri daha sağlıklı ürünler geliştirmeye teşvik edebileceğini belirtiyor.

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.