TFF başkanının yabancı hakem sorunu
Gelin hafızalarımızı tazeleyelim;
12 Ekim 2024 tarihinde bir soru üzerine ses tonunu yükselterek şöyle demişti Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu: “Düşünebiliyor musunuz, 600 sene boyunca dünyayı yönetmiş bir milletin evlatları olarak, kendi evlatlarımıza güvenemeyip gittik yabancı hakem getirdik.”
22 Kasım 2024 tarihinde katıldığı bir televizyon programında ise üzerine basa basa şu ifadelerini kullanmıştı: “Ben burada olduğum sürece yabancı hakem gelmeyecek.”
Sonra ne oldu? Sözlerinin mürekkebi kurumadan, 25 Şubat 2025 tarihinde oynanan Galatasaray- Fenerbahçe derbisini Slovak hakem Slavko Vincic yönetti. Yardımcıları da yabancıydı, VAR hakemi de!
Tarih 30 Haziran 2026, TFF başkanı yine kükredi: “Kesinlikle yabancı VAR uygulaması olmayacak.”
Sonucu malum; sezonun ilk haftasındaki Galatasaray - Çorumspor maçının VAR hakemi yine yabancı oldu.
Sayın Hacıosmanoğlu söz hakkını kullanıp; “Abartmayın sadece dört büyüklerin maçlarına yabancı VAR çağırdık” derse saygı duyarım ve diğer 14 takımın süper ligin figüranları olduğu gerçeğini sindirmeye çalışırım.
NASIL İNANALIM?
Şaka bir yana, yardımcıları veya danışmanları “Sayın başkan, yabancı hakem ve yabancı VAR hakkında daha önce şunları şunları söylemiştiniz” uyarısında bulunmuyor mu acaba?
Belki bulunuyordur da, dinleyen yoktur.
Şimdi soruyorum; bundan sonra bir dediği bir dediğini tutmayan İbrahim Hacıosmanoğlu’nun sadece hakemlerle alakalı değil, futbolun geleceğini ilgilendiren herhangi bir konuda söyleyeceklerine nasıl inanalım?
Yarın tepkilerden çekinip yabancı VAR uygulamasına mola vermeyeceğini nereden bilelim?
Yıllardır sadece futbol yönetiminde değil, toplumun gözü önündeki tüm kurum ve kuruluşlarda “liyakat, ehliyet, hakkaniyet” gereklidir diye yazıp çiziyoruz.
Bu yüzden üç kavram bir araya geldiğinde adil ve dürüst bir düzen olur diyoruz.
Ne üzücüdür ki, Futbol Federasyonu ile Merkez Hakem Kurulları’nda uzun zamandır güven ve hesap verilebilirlikten söz edemiyoruz.
Tekke’nin kredisi sonsuz değil
Trabzonspor onca transferin üzerine dünya yıldızı Mohamed Salah’ı da kadrosuna dahil edip “yelkenlerini doldurdu” derken, son iki resmi maçında büyük hayal kırıklığı yaşattı taraftarına.
Önce Kasımpaşaspor beraberliği, perşembe akşamı Ferencvaros yenilgisi.
Kusura bakmasın ama iki maçın da faturası teknik direktör Fatih Tekke’ye yazar. Oyuncu tercihlerindeki yanlışlar ve planlama hatalarının sorumlusu Tekke’dir bence.
Kendisi Trabzon’un yetiştirdiği önemli değerlerden biridir. Futbolculuğunda çok sevildi, şimdi de el üstünde tutuluyor.
Lakin Fatih hocanın eleştiriye tahammülü olmadığını düşünüyorum. Oysa Trabzonspor Kulübü Başkanı Ertuğrul Doğan ve ekibi o ne isterse yapmaya çalışıyor. Bir dediğini ikiletmiyor. Medya ve camianın desteği arkasında.
Peki Trabzonspor’un başında 60’dan fazla maça çıkan Tekke’nin “yanlış yaptım” veya “yenilginin sorumlusu benim” dediğini hatırlayan var mı?
Gerçek şu ki; hataları ile yüzleşmeyi bilmeyenler sınırsız sanılan kredisini çabuk tüketir. Üç maç kaybetti mi sorgulanmaya başlar.
Ama paniğe gerek yok. Sadece Trabzonspor’un değil, Fatih Tekke’nin de kısa sürede toparlanacağını umut ediyorum
Categories: TFF başkanının yabancı hakem sorunu
Sende Yorum yap