Boşanma davası gibi: İtti mi vurdu mu?
Pazar gecesi Alanyaspor-Beşiktaş maçı kritiğini yazdıktan sonra -her zaman olduğu gibi- vuruş sayısını aştığımı anladım. Baskı beklerken bizim telaşlı kısaltma, doğramaya dönüştü. Adnan Deniz Kayatepe, Oh’un golünü saymadı, aleyhine faul verdi. Sonlara doğru Vlahovic’e müdahale nedeniyle verilmeyen penaltı da söz konusu… Ama en önemlisi Aliti’nin Trossard’a kırmızı kart gerektiren hareketi uçmuştu.
Yine de vicdani borcumu ödemeliyim. Bu olay, hukukçu arkadaşlarımdan dinlediğim, “itme-dürtme-vurma” tartışmalarını anımsattı. Eşlerden biri, eşine yönelik fiziksel hareketi nedeniyle hakim önündeydi. Boşanma davasında hekimlerin resmi raporu da dosyadaki iddiaların arasında yerini almıştı. Davacı eş, eşinden şiddet gördüğünü öne sürerken, davalı “Hayır sayın hakim, sadece ittim” diyerek üzüntüsünü beyan ediyordu.
Sahaya dönelim. Alanyaspor-Beşiktaş maçını izlerken BeInSports spikeri arkadaşım, “Galiba hakem itme olarak gördü” diyerek devam eden oyunu anlatmayı sürdürdü. Garip bir durum. Benim gördüğüm Aliti, ikili mücadelenin sonunda “eliyle hedef ve istikamet belirleyerek” Trossard’a tokat attı. Hayret… Oyun devam ediyordu. Ne bir düdük, ne yardımcılardan ya da dördüncü hakemden gelen bir uyarı… VAR hakemi Bülent Birincioğlu’ndan da ses çıkmadı, iyi mi!
Oh’un golü… Hakem Kayatepe, Güney Koreli’nin hareketini es geçip oyunu sürdürdü. Nizami gol güme gitti. Maçın sonlarına doğru Vlahovic’e yapılan müdahalenin de penaltı olduğunu konuşuyoruz. Bunlara bir şey demem… Ama Aliti itip kakmadı, dürtmedi.. Resmen tokat attı Trossard’a. VAR da bunu görmedi. Bülent Birincioğlu, hareketi sarı seviyesinde gördüğü için Kayatepe’yi uyarmamış olabilir. O zaman şunu söylerim: Hocam, keşke sarı kart gösterseydin de buraya farklı bir öykü yazsaydık… Yazık!
Kartal'ın alacağı var
Lyon karşısında Fenerbahçe’ye başarılar diliyorum. Bitiş düdüğüne kadar canımız acıyacak. Gerileceğiz, üzüleceğiz ama son düdük ötene kadar umudumuzu koruyacağız.
İsmail Kartal hocamıza da başarının yanı sıra büyük şans diliyorum. Oyunculuğunda da antrenörlük kariyerinde de “adanmışlığına” tanık oldum. Çok haksızlıklara uğradı, saygısız davranışların hedefine kondu. Ama şairin dediği gibi “hangi ipe asıldıysa namusuyla kurudu”.
Yanlışları da olabilir elbet. Sadece çalışmayanlar hatasızdır. İsmail hocamız, Lyon’a karşı ilk maçta Asensio’yu baştan oynatmadığı için çok keskin ifadelerle eleştirildi. Konyaspor maçında Asensio’nun da fark yaratan performansı ve 4-2’lik skorla herkesin gönlünü almayı bildi.
Bu akşam iki şanssızlık yaşayacak Fenerbahçe… Kerem Aktürkoğlu ve Asensio sakatlıkları nedeniyle yoklar. Oysa golleri üretecek adamlardı bunlar. Geçmiş olsun diyelim.
İsmail hocamıza da bol bol… İlle de bol bol (!) şans diliyorum. Felekten çok alacağın var hocam… Umarım hesabı bu akşam kapatırsın. Fenerbahçe’ye Şampiyonlar Ligi kapısını sen açarsın.
KIZLARIMA
Üç kız babası, ikiz kız torun dedesi olarak Kadın Voleybol Milli Takımımızı -tüm kadın sporcularla birlikte- kızlarım olarak görürüm. Çocuklar, finale kadar koşun, hep kazanın. Bugün son şampiyonsunuz (2023), finalden sonra yeni Avrupa şampiyonluğunuzu da birlikte kutlayacağız. Sabırla, heyecanla bekliyorum
.
Sende Yorum yap