s

Taraftarlık fanatizm ve akıl tutulması!..

Siyasetdünyası parti değiştirmeler,belediye başkanıvemilletvekiligeçişleriyle oldukça hareketli... Buna kimi ‘çekim merkezi olmak” diyor kimi “halk iradesi ve siyasi etiğe aykırı” diye eleştiriyor... Ayrışma bölünmeyle yeniden şekillenenana muhalefetcenahında ise bu anlamda art arda yaşanan sıcak gelişmelerletansiyonhepten yüksek. Şimdilerde buna “Truva atı”meselesi eklendi birde.. Son derece keskin ve katı çizgilerletaraftarlıkötesifanatiklikdurumu var. İki taraf da kendi bloğunun destek katsayısını artırmak içinsosyal medya platformlarıüzerinden mahalle baskısı,siyaseten linçher yolu zorluyor. Farklı bir seçeneğe hoşgörü, müsamaha asla yok. “Tarafını seç” veya “siyaseten ya benimsin ya da kara toprağın!” noktasında... Saflara bakıldığında dataraflaraçısındangörecebir durum söz konusu...Milletvekilleri,belediye başkanları, il-ilçe teşkilatları odaklı bölme, toplama, hesaplarıtahterevalligibi bir o tarafa bir bu tarafa ağır basıyor... Anketlere dayalı olasıseçmen davranışlarıda öyle.Yeni Partiile ayrıldıklarıCHParasındaki oy oranları inişli çıkışlıbarometremisali.. Herkes işine geleni ya da hoşuna gideni referans alıyor, önceliyor. Hoşuna gitmeyenin sorumluluğunu da başkalarına yüklüyor.. Tam biryankı odasımuhabbeti,fanatik tribüntaraftarıtavrı söz konusu... Bu durumuAmerikan Hastanesi Psikiyatri Bölüm Başkanı, Koç Üniversitesi Öğretim ÜyesiProf. Dr. Bedirhan Üstünkıyaslamalı örneklerle yorumluyor:

★★★

Sosyal kimliğin belki de en güçlü yanlarından biri ahlaki değerlendirmeyi değiştirebilmesidir. Aynı davranış, yapan kişinin hangi gruba ait olduğuna göre farklı algılanabilir.

Bizim oyuncumuz rakibe sert girmişse “mücadeleci”dir.

Onların oyuncusu yapmışsa “kasap”tır.

Siyasette de bizim liderimiz taviz vermiyorsa “kararlı”dır.

Karşı tarafın lideri taviz vermiyorsa “otoriter”dir.

İnsan zihni bunu bilinçli bir sahtekârlık olarak yapmak zorunda değildir.Motivated reasoning güdülenmiş akıl yürütmedediğimiz süreçte kişi gerçekten de aynı olayı grup aidiyetine göre farklı görebilir.

Önce sonuca varırız. Sonra o sonucu destekleyen gerekçeleri buluruz.

Taraftarlık güçlendikçe hakikatin sorusu bazen:

“Ne oldu?”olmaktan çıkar ve

“Bizim açımızdan ne olmuş olması gerekiyor?” sorusuna yaklaşır.

★★★

Eskiden gazeteci ile yıldız arasında bir aracı ilişki vardı. Bugün futbolcu veya siyasetçi milyonlarca kişiye doğrudan ulaşabiliyor.

Ama algoritmanın kendisi yeni bir aracı haline geldi.

Sosyal medya sakinliği pek ödüllendirmez.

“Bu konuda karşı tarafın da haklı olduğu bazı noktalar var” cümlesi sınırlı etkileşim yaratabilir.

“REZALET!”, “İHANET!”, “BİZİ YOK ETMEK İSTİYORLAR!” çok daha hızlı yayılır.

Çünkü öfke, korku bulaşıcıdır. Ahlaki öfke özellikle bulaşıcıdır.

Böylece dijital ortam yalnız taraftarlığı yansıtmaz; onuüretebilir ve radikalleştirebilir.

★★★

Futbolda yenilginin psikolojik yükünü hafifletmenin en kolay yollarından biri dışsal neden bulmaktır.

“Hakem”, “Federasyon”, “VAR”, “Medya”, “Rakibin lobisi”.

Böylece yenilgi benlik saygısını daha az zedeler.

“Onlar bizden daha iyi oynadı” demek yerine “hakem bizi yaktı” diyebiliriz.

Siyasal hareketler de başarısızlıklarını dış güçlere, medyaya veya çeşitli komplolara bağlayabilir.

Elbette gerçek hayatta hakemler hata yapar, kurumlar taraflı olabilir, siyasal komplolar da gerçekten var olabilir. Psikolojik açıdan önemli olan bunlarınhiçbir zaman gerçek olmadığıdeğildir. Önemli olan açıklamanın sistematik biçimde tek yöne çalışmasıdır:

Başarı bizimdir; başarısızlığımızı başkaları yaratmıştır.

Buradakolektif narsisizmkavramı özellikle açıklayıcıdır.

Kolektif narsisizm yalnızca “biz büyüğüz” düşüncesi değildir. Daha kırılgan bir yapı taşır:

“Biz büyüğüz ama başkaları büyüklüğümüzü kabul etmiyor.”

Bu ikinci cümle çok önemlidir.

Çünkü üstünlük duygusunun yanınamağduriyeteklenmiştir.

Böyle bir dünya görüşünde her yenilgi yeni bir kanıt haline gelebilir.

Hatta paradoksal olarak yenilgi bağlılığı azaltmak yerine artırabilir.

★★★

İnsanlar kendilerine benzeyen insanlarla ilişki kurmaya eğilimlidir. Sosyal medya bunu teknolojik olarak kolaylaştırır.

Benim düşündüğümü düşünenleri takip ederim.

Onlar benim beğendiğim içerikleri paylaşırlar.

Algoritma benim hangi içerikte daha uzun kaldığımı öğrenir.

Sonra bana biraz daha fazlasını verir.

Bir süre sonra çevremdeki herkes benim gibi düşünüyormuş hissine kapılabilirim.

Karşı taraf giderek yabancılaşır.

Onlarla gerçek hayatta konuşmadığım ölçüde onları kendi grubumun anlattığı biçimde tanımaya başlarım.

“Sağcı”,“Solcu”,“Gerici”,“Faşist”,“Komünist”,“Hain”.

Etiket, insanın önüne geçer.

Bu noktada karşı tarafın düşüncesini anlamaya çalışmak bile kendi grubumuz içinde şüpheli davranış haline gelebilir.

Fanatizminen önemli işaretlerinden biri belki de budur:

Merakın kaybolması…

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.