s

‘Kurtuluş güneşi’

Atatürk, “30 Ağustos sabahı kurtuluş güneşinin doğacağı”nı söylerken, milletin “birlik ruhu”na güveniyordu. “Millet”, “ulus” olmanın en önemli koşulu “birlikte” olmaktı. Kodlarımıza işlemiştir. Güçlü devlet olmanın olmazsa olmaz şartıdır.

Atatürk,Nutuk’ta, “Büyük Taarruz”un hazırlıklarını anlatırken “iç cephe”den söz eder: “Asıl olan iç cephedir. Bu cephe bütün memleketin, bütün milletin meydana getirdiği cephedir. (…) memleketi temelinden yıkan, milleti tutsak ettiren, iç cephenin çökmesidir. Bu gerçeği bizden daha çok bilen düşmanlar, bu cephemizi yıkmak için yüzyıllarca çalışmışlar ve çalışmaktadırlar...”Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “iç cephe” vurgusu da bu gerçeğe göndermeydi.

Düşman orduları kapıya dayanmıştır. Meclis karışıktır; “Hemen savaşalım” diyenler, “başkenti taşıyalım” önerisi sunanlar. Ordunun eksikleri vardır. Halk yoksul ve yorgundur.

İtilaf devletleri, “Türk ordusunun yenileceği, en iyi yolun teslim olmak olacağı” yönünde korku yaymaktadır.

Teslim koşulları ağırdır; İzmir Türklerde kalacak ama Hristiyan valisi olacaktı. Türk ordusu itilaf devletlerinin askeri komisyonları tarafından kontrol edilecek, denetlenecekti.

Azınlık hakları BM tarafından denetlenecekti ki bu, iç müdahale anlamına geliyordu.

Çanakkale ve Gelibolu’da Türk askeri bulunamayacak, itilaf devletleri asker bulunduracaktı.

Ve daha birçok madde.

Tüm baskılara rağmen, Mustafa Kemal’in bu önerilere tek cevabı vardı:“Anadolu Yunan orduları tarafından derhal boşaltılacak!”

Askeri dehasından sonra belki de en önemli özelliği olan iletişim ustalığıyla durumu kontrol altına aldı. İkna yeteneği yüksekti. Belgelerle konuşur, sorular sorardı.

30 Ağustos zaferi, “Geldikleri gibi giderler” dediği 1918’le başlayan, “Anadolu düşmandan temizlenecek” kararını yerine getirmesi sürecinin parlayan güneşidir.

26 Ağustos ise hem 1071’de Türklerin kalıcı olarak Anadolu’ya yerleştiği, hem de düşmanı denize döken “kurtuluş” sürecinin başlangıcı olan “Büyük Taarruz”un tarihidir.

Bugünün küresel kaosunda, “iç cephe”nin birlikteliği o günkü kadar önemlidir. Bugün düşmanın kim ve nerede olduğu belirsizdir. FETÖ sürecinde gördük. Düşman sürekli kılık ve araç değiştirmektedir. Bugün de düşmanı alt etmenin iki ayağı vardır; Güçlü bir ordu ve milletin birliktelik ruhunun diri tutulması. İlki için yatırımlar yapılırken ikincisi için stratejiler geliştirmek zorundayız.

26 Ağustos’tan 9 Eylül’e geçen 14 günlük süreci neden “zaferlerin iki haftası” olarak kutlamıyoruz? Ülkenin birlik ruhunu neden şölen havasıyla pekiştirmiyoruz? Ortak sevinç, milletin birliğini yapıştıran en güçlü tutkal değil mi?

Ve, 30 Ağustos’u çocuklarımıza daha çok anlatmamız gerekiyor.

Zafer Bayramımız kutlu olsun.

İlham veren konuşma

Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın Asırlık Okullar Vakfı’nda üniversiteyi dereceyle kazanan gençlere yaptığı konuşma, iyi bir konuşmanın tüm niteliklerini taşıyordu; Sıkmıyor, ilham veriyor, vizyon sunuyordu.

Karahan “Her başarının arkasında büyük bir fedakârlık vardır. (…) Bugün burada olabilmek için birçok şeye hayır demeyi bildiniz. Bence insanı insan yapan en önemli özelliklerden biri de, kendine hoş gelen bir şeye daha önemli bir amaç uğruna hayır diyebilmesidir” dedi.

“İnsan başarılı oldukça bilmiyorum demek zorlaşıyor, çevreniz sizden sürekli doğru cevaplar bekliyor” alkışlık cümlesinden sonra şöyle devam ediyor: “Bugüne kadar girdiğiniz sınavlarda amaç, önünüze çıkan soruların doğru cevaplarını bulmaktı ama bundan sonraki hayatınızda bazen doğru cevaptan daha önemli olan şeyin doğru soruyu sormak olduğunu göreceksiniz. Bu yüzden merakınızı koruyun. ‘Bilmiyorum’ demekten çekinmeyin.”

Bilgiye ulaşmanın giderek kolaylaştığı “dünyada farkınızı nasıl düşündüğünüz, hangi soruları, nasıl sorduğunuz ve ne kadar hızlı öğrenebildiğiniz belirleyecek.”

Karahan’ı kutlarım, konuşma yazarıyla tanışmak isterim.

AKLIMDA KALAN

Yaz bitti:“Kış başlıyor sevgilim, iyi bak kendine” der Murathan Mungan. Sevgilinin yokluğudur kış. Çünkü yaz ve kış sadece mevsim değil, iki ayrı duygu durumu. Yazda sorunlar erteleniyor, çalışırken bile tatilde olmam lazımdı duygusu seni bırakmıyor. Yaz çabuk bitiyor, kış uzun sürüyor hissi içimize oturuyor. Can sıkıcı.

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.