s

Osimhen Farkı

Öncelikle 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yıl dönümünde Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile bağımsızlık uğrunda hayatlarını hiç düşünmeden feda eden kahramanları sevgi, saygı ve minnetle anıyorum. 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun!

Galatasaray, kendi sahasında karşılaştığı Göztepe karşısında geriden gelip kazanmasına rağmen oldukça zorlandı. Hatta mücadelenin son dakikaları oldukça sıkıntılı geçti İstanbul’un sarı- kırmızılıları için. İşte Galatasaray’ın zorlandığı bu karşılaşmadan galibiyetle ayrılmasını sağlayan en önemli unsur Victor Osimhen oldu. Gerçekten müthiş bir oyuncu Osimhen. Sahanın her yerinde inanılmaz bir şekilde mücadele ediyor, rakip savunmacıları yoruyor, defansı dağıtıyor, gol atıyor, asist yapıyor, kimi zaman orta sahada pas istasyonu oluyor ve hatta son saniyede olduğu gibi kendi ceza sahasında rakip atağını önleyip top uzaklaştırıyor. Kısacası dünkü maçta sonucu belirleyen Osimhen’di. Osimhen’i olan takım kazandı, olmayan takım kaybetti. Bu kadar net!

Peki, sadece Osimhen’in çabasıyla nereye kadar gidecek Galatasaray? İç sahadaki Çorum FK maçında takımı ipten alan Osimhen, son derece zayıf Erzurum karşısında iki gol ve bir asistle öne çıkan Osimhen, Göztepe mücadelesinde sonucu belirleyen yine Osimhen! Galatasaray takımından Osimhen’i çıkartırsanız geriye kalan koca bir hiç! Okan Buruk ve yönetimin bunu görmesi gerekiyor. Evet, Aleksey Batrakov ve Rafael Leao transferleri önemli ama YETMEZ! Dün gece hep birlikte izledik, Abdülkerim’in yokluğunda Lemina’nın stopere çekilmesiyle olmuyor. Ayrıca bu, orta sahayı da zafiyete uğratıyor. İyi bir sol stoper transferi şart. Aynı şekilde iyi bir santrfor transferi de yapılmalı. Ayrıca sayısal kalabalıklığa rağmen orta sahaya da iyi bir takviye gerekiyor. Aksi takdirde Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’ndeki o zorlu grupta ve Türkiye Süper Ligi’nde işi zor.

Oyun olarak da sıkıntıları var sarı- kırmızılıların. Göztepe’nin oyun anlayışını herkes biliyor. 1,87 cm boy ortalamasına sahip Göz Göz karşısında topu yere indirmesi gerekirdi Cim Bom’un. Ama tam tersine Galatasaraylı oyuncular da uzun oynadılar. Bu da Göztepe’nin ekmeğine yağ sürdü. Nitekim ceza sahalarına sağlı sollu gelen bu uzun topları armut gibi topladı Göztepe savunması. Dikkat ederseniz güzel bir golle öne geçen Göztepe karşısında beraberliği, Sallai’nin bel hizasındaki sert frikiği sonucundaki aksiyon ile yakaladı Galatasaray. Bu arada o serbest vuruşu Sallai’ye kullandırmak gerçekten çok iyi bir seçimdi. Yanılmıyorsam orada Okan Buruk müdahale etti ve takımı için de olumlu sonuçlandı. Gabriel Sara’nın vuruşları iyi deniliyor ama genele yaydığımızda buna çok da şahit olamadık. Dün de gerek duran top olsun

gerek ceza sahası dışı ve civarı olsun kötü vuruşlar yaptı Sara. Belki Galatasaray’ı 2-1 öne geçiren golü attı ama o goldeki vuruşu da çok iyi değildi. Esasen o goldeki aslan payını da yine Osimhen’e vermek gerekir. Tabii bir de o muhteşem asist öncesinde akıllı bir şekilde topu Nijeryalı golcüye gönderen Batrakov’u da tebrik etmeliyiz. Herhalde Sara bundan sonra duran topları da Batrakov’a bırakacaktır.

Galatasaray, ikinci yarının başındaki doğru baskısı ve Osimhen’in Göztepe defansını bunaltmasıyla önce öne geçti ardından da skoru 3-1’e getirdi. Fakat Göz Göz’ün kısa sürede farkı yeniden bire indirmesi Cim Bom’un rahat bir galibiyete ulaşmasını engelledi. Tabii bu bölümde Galatasaray adına yine hatalı oyun kurguları izledik.

Bu arada Okan Buruk’un ikinci yarının başında Aleksey Batrakov ile birlikte Barış Alper Yılmaz’ın yerine Leroy Sane’yi de oyuna alması gerekirdi. Ama Buruk bunu yapmadı ve Barış Alper’e 73 dakika sabretti. Yeri gelmişken Galatasaray’ın yediği iki golde de Barış Alper Yılmaz’ın başrolde olduğunu belirtmek gerekiyor. Yenilen iki goldeki büyük hatası yanında ofansif olarak da ortaya bir şey koyamadı Barış Alper.

Gelelim Göztepe’ye… Teknik Direktör Stanimir Stoilov camia tarafından çok seviliyor. Ama benim gözlemlediğim kadarıyla ilk iki maçtaki santrfor tercihleri konusunda pek çok sarı- kırmızılı taraftar onunla aynı düşünceyi paylaşmıyordu. Nitekim Galatasaray maçına Armstrong’un yerine Janderson ile başladı Bulgar teknik adam. Geçen sezonki bir diğer santrfor Juan’ı da 65’te Janderson’un yerine sahaya sürdü Stoilov ve Juan da oyuna girer girmez golünü attı. Bu dakikadan sonra beraberliği yakalayabilir hatta tekrar öne de geçebilirdi Göztepe. Gerçekten de son saniyeye kadar Galatasaray’ı çok rahatsız ettiler ama Osimhen’in fark yaratmasını engelleyemediler.

Geçen sezonki kadrosunda bazı değişimlere gitti Göztepe ve bence güç kaybetti. Ayrıca yukarıda da belirttiğim gibi herkes tarafından bilinen bir oyun anlayışına sahipler ancak bu anlayış, skor olarak geriye düştüklerinde çözüm olamıyor. Keza iç sahada üç puana ulaşmakta da sorun yaratabiliyor. Bu anlamda bir B planına ihtiyaç var diye düşünüyorum. Hatta birçok plan içeren daha üretken bir anlayış söz konusu olmalı. Göztepe sadece İzmir değil, Türk futbolu için çok önemli bir kulüp. Bu efsane kulüp, kendi efsanesi Adnan Süvari’nin adının verildiği sezonda iyi işler yapmalı ve camianın hedefi olan Avrupa Kupalarına katılabilmeli. Taraftarların beklentisi bu yönde ve Göztepe de bunu hak ediyor. Ama sanki bu kadro bu hedef için çok yeterli değil. En azından ilk üç haftanın bende uyandırdığı izlenim bu. Takviye için daha zaman var. Göztepe yönetimi bu konuda gerekenleri yapmalı.

Categories: Osimhen Farkı

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.