Ezber bozmak (3)
Eğitim mutluluk değil de hüzün veriyorsa, okumuşların itibarı yerlerde sürünüyorsa, okula coşkuyla değil ayakları sürtülerek gidiliyorsa eğitimde ezber bozma zamanı gelmiş de geçiyor demektir…
Peki neler, nasıl, niye değişmelidir?
Her defasında düzelteceğiz diye daha da içinden çıkılamaz hale getirilmişken yeni bir değişimin hele ki ezber bozmanın yeni bir maceraya dönüşmeyeceğinin garantisini kim verebilir?..
İşte bu yüzden bu kez yeni kararlar aldıktan sonra değil öncesinde uzun uzun düşünüp, istişare edip, pilot uygulamalar yapıp ondan sonra köklü değişikliklere yönelmeliyiz…
Neler değişmeli?
■ Her şeyden önce dünyanın gidişatı ve ülkemizin öncelikleri doğrultusunda insan gücü planlaması yapıp okula yeni başlayacakların ne kadarını üniversiteye ne kadarını mesleki eğitime ne kadarını, hizmet sektörüne ne kadarını tarıma ve ne kadarını diğer öncelikli alanlarımıza kaydıracağımıza karar vermeliyiz.
■ Dershane ve diploma odaklı eğitimden vazgeçip istihdam odaklı eğitime yönelmeliyiz.
■ Birbirinden çok farklı öğrencilere tek tip eğitimi dayatma yerine bireysel eğitime yönelmeliyiz.
■ Yaratıcılığın, farkındalığın ve inovasyonun zirve yaptığı bir çağda yetenekleri köreltme ya da 4,5 seçenekle sınırlandırma yerine her öğrencinin birbirinden çok farklı olan ilgi, yeteneklerini keşfedip geliştirmeliyiz.
■ 12 yıllık zorunlu temel eğitimden vazgeçilmemeli ama kademeleri ve içeriği tümüyle gözden geçirilmeli.
■ Umut tacirliğinin diploma koleksiyonerliği yapmanın ve derin bir hayal kırıklığı yaratmanın ötesinde bir işe yaramadığını artık görmeliyiz.
■ Mesleki ve akademik eğitim birbiriyle derin çizgilerle ayrılmalı meslek erbabı olmak isteyenler mesleki okullara, akademik alanda kendini geliştirmek isteyenler de üniversitelere yönelmelidir.
■ Meslek yüksekokulları ile üniversiteler birbirinden ayrı bağımsız birimler haline gelmeli, biri diğerinin ayak bağı ya da kamburu olmaktan kurtarılmalı.
■ Üniversiteye hazır hale gelme süreci dershanelerde değil okullarda gerçekleşmeli, dershaneler güncel sertifika programlarına yönelerek çok daha önemli ve büyük bir toplumsal hizmet üstlenebilirler.
■ Okul öncesi eğitim kesinlikle zorunlu eğitim kapsamına alınmalı lise eğitimi sonraki eğitim ve kariyer sürecine göre 2 ile 4 yıl arasında değişebilir.
■ Bazı okullar değil her okul en iyi okullar statüsüne yükseltilmeli, en yakındaki okullar cazibe merkezi haline getirilmelidir.
■ Dershane, servis, etkinlikler ve özel ders gibi ekstra harcamalara gerek kalmayacak bir okullaşma düzeni oluşturularak söz konusu kaynaklar okul içi eğitimin iyileştirilmesi, güçlendirilmesi için harcanarak her okul kendi içinde cazibe merkezi haline getirilebilir.
■ Alınan her eğitim, edinilen her meslek, çalışılan her iş dayatma ya da zorunluluk çerçevesinde değil isteğe, donanıma, ihtiyaçlara ve liyakate göre belirlenmeli.
■ Dünyanın en gelişmiş ülkelerinde olduğu gibi yüzde 25-35 akademik, yüzde 65-75 mesleki eğitim dengesi kurulmalı, her lise türünün vizyon ve misyonu yeniden gözden geçirilmeli ve o minvalde yol almalıdır.
■ Öğretim kurumları arasında yatay ve dikey geçişler her alanda ve her kademede olmalı amaç da yeni diplomalar değil mesleki yeterliliği geliştirmek olmalı.
■ Ölçme değerlendirme sil baştan ele alınmalı, ülke genelinde standart hale getirilmeli, giriş sınavlarında sıralama mantığı yerine yeterlilik öne çıkmalı, başarısız olunan dersler kadar başarılı olunan dersler de dikkate alınmalı.
■ Anaokulundan doktoraya, kontenjanlardan istihdama, yeterliliklerden liyakate, mezuniyetten kariyer planlamasına eğitimin bir üst aklı olmalı, kurumlar arası dağınıklığa ve keyfiliğe artık dur demeli.
■ Öğretmenliğe, öğretim üyeliğine, bilim insanlığına Cumhuriyetin ilk yıllarındaki itibarı yeniden kazandırılmalı.
■ Eğitim ve eğitim kurumlarının kendi ekosistemi içinde gelişmelerine olanak sağlanmalı, dış etkenlerin üzerlerinde hegemonya kurmalarına müsaade edilmemeli.
■ Öğretim kurumlarının idari, mali ve yönetim sistemleri yeniden yapılandırılmalı, kriterler belirlenmeli ve kendilerine özgür ve özerk bir gelişme ortamı sağlanmalı.
Daha yüzlerce madde sıralanabilir ve ortak akıl çerçevesinde öncelikler belirlenerek yeni bir heyecan dalgası yaratılabilir.
Özetin özeti: Eğitim öncelikler sıralamasında unutulan değil ilk üçte yer alan bir noktaya umarız bir an önce gelir! Yoksa işimiz zor!…
Sende Yorum yap