Her devrim kendi çocuklarını yer
Fransız ihtilalinin önemli liderlerinden Georges Jacques Danton, Robespierre ve yönetimine ters düştüğü için giyotinle idam edildi. Ve herkesin bildiği, "Her devrim kendi çocuklarını yer" sözü de buradan ortaya çıktı.
"Bunun futbolla ne ilgisi var?" demeyin ve bekleyin.
Beşiktaş, bu sezon çok yeni bir yapılanma içerisinde... Önce Vincenzo Italiano getirildi, ardından imrenilesi bir kadro belirdi. Bakmayın siz Alanyaspor yenilgisine... Sezon başından bu yana o kadar doğru işler yapıyorlar, çarklar öylesine düzgün işliyor ki, İtalyan teknik adamın Beşiktaş'ı, şimdiden camiadan güvenoyu aldı.
Italiano dedik de, kimden aldı o görevi tecrübeli teknik adam? Sergen Yalçın'dan... "Beşiktaş'ın çocuğu" Yalçın'dan... Bir dönem, "Sergen gelsin de ne olursa olsun" diyenler, gidişinde bando-mızıka ile eşlik edeceklerdi.
Vincenzo Italiano ile Beşiktaş'ta bir devrim gerçekleşip gerçekleşmeyeceği konusunda hüküm vermek erken ama bunun bir benzeri de Trabzonspor'da Fatih Tekke için yaşandı. Gelişinde horon tepenler, Amed yenilgisinin ardından gidişinde zılgıt çektiler.
Tekke ilk istifasında, U dönüşü yapmasa, Trabzonspor'a bir kez daha dönüşü güçlü olabilirdi. Ya şimdi?
"İki büyük"te bunlar yaşanırken, diğer ikisinde de "evlat"lar oturmuyor mu teknik direktörlükte?
Üst üste 4 şampiyonluk alan Okan Buruk bile iki kötü sonuçta tartışılır, biline... Buruk'un diğerlerinden en belirgin farkı; tırnaklarıyla kazıya kazıya geldi bugüne... Akhisar ile Türkiye Kupası'nı almasa, Başakşehir ile şampiyon olmasa bu kadar kolay ulaşabilir miydi Florya'ya...
Aynı şekilde İsmail Kartal... 99 puanın hatırına Fenerbahçe'ye bir kez daha kavuşurken, daha üç gün önce Gençlerbirliği yenilgisi, Lyon beraberliğiyle sorgulanmadı mı?
Dört büyüklerin kitabında başarısızlık yazmaz. Başarısızlık varsa kim olursan ol, dayanamaz... Sergen Yalçın, Fatih Tekke bir kalemde silinirken, Okan Buruk'un yaptıkları hatırlanmaz, Fenerbahçe'de ise İsmail Kartal'ın yaşayabilecekleri hiç bahane olmaz.
Beylerbeyi'nde hakimler var
Prusya (Eski Almanya) Kralı II. Frederick, 1750 yılında Potsdam’da bir yer beğenir ve buraya saray yapılması emrini verir.
Ancak bir engel vardır. Burada bir değirmen ve her ne şart altında olursa olsun orasını satmak istemeyen bir değirmenci vardır.
Kral, bu inatçı(!) adamla bir kez de kendi konuşmak ister. Satmayacağını belirten adama, kral olduğunu, isterse para vermeden de buraya sahip olabileceğini söyler. Bunun üzerine değirmenci şu sözü söyler:
"Alamazsınız. Berlin'de hakimler var."
Bunun üzerine Kral II. Frederick, değirmenciyi takdir eder ve değirmenin korunmasını ister. Zaten daha sonra da şöyle der:
"Adalet bana her sabah, sıcak bir ekmek kokusuyla gelirdi."
Türkiye Futbol Federasyonu, Disiplin Talimatı'nın "Futbolun itibarını zedelemeye yönelik açıklamalar" maddesini kalkan edinmişti. Bununla ilgili önce Fenerbahçeli yönetici Mahmut Uslu'ya ceza verildi, ardından da Beşiktaş Kulübü'ne, Başkan Serdal Adalı'ya ve yönetici Hakan Daltaban'a...
Fakat, TFF'nin Beylerbeyi Tesisleri'nde bulunan Tahkim Kurulu, bu cezaların hepsini kaldırdı. Oyçokluğuyla oldu, ama oldu. Yine sevk edilenler var. Bakalım bundan sonra ne olacak? TFF'nin disiplin müfettişliği ve Disiplin Kurulu yine ısrarcı mı olacak yoksa yeni içtihada mı uyacak?
Kim utansın?
FIFA, Adana Demirspor'a ceza vermeye doymuyor! Daha 2. Lig başlamadan Adana ekibinin puanı - 48 oldu. Şimdiden küme düştüler.
Bu tablonun mimarı kim acaba? O dönemde harcamaya doymayan, -pardon- olmayan parayı harcayan Başkan Murat Sancak mı?
Denetleme görevini tam yapmayıp, kulübün daha fazla borçlanmasına izin verenler mi?
Kulüp Lisans Talimatı o kadar açık ki... "Ulusal kulüp lisansı başvuruları, temmuz ayının son iş günü sonuçlandırmak ve açıklamak zorundadır." Yani geçen yıla bakılırsa, 31 Temmuz 2025...
TFF nihai sonucu ne zaman açıkladı dersiniz? 27 Mart 2026...
Bu sene de 31 Temmuz 2026'da bitmeliydi. Yine bitmedi.
UEFA, lisans alamayanları kendi liglerine sokmuyor. Ya bizde...
Cezası neyse verir, gider! Siz hiç ehliyetsiz yakalanan şoförün gitmesine izin verildiğini gördünüz mü?
Categories: Her devrim kendi çocuklarını yer
Sende Yorum yap