Cengiz Hanın kayıp mezarı: 800 yıllık sırrı bilim çözebilir mi?
Bazı sırlar vardır, zamanla çözülmek yerine daha da derinleşir. Cengiz Han'ın mezarı da tam olarak böyle bir sır. 1227'de gözlerini hayata kapadığında geride birleşik bir Moğolistan, uçsuz bucaksız bir imparatorluk ve bir o kadar da çözülmemiş bir muamma bırakmıştı: Cengiz Han nereye gömüldü?Bazı sırlar vardır, zamanla çözülmek yerine daha da derinleşir. Cengiz Han'ın mezarı da tam olarak böyle bir sır. 1227'de gözlerini hayata kapadığında geride birleşik bir Moğolistan, uçsuz bucaksız bir imparatorluk ve bir o kadar da çözülmemiş bir muamma bırakmıştı: Cengiz Han nereye gömüldü?
İşin ilginç yanı, Cengiz Han mezarının yerini kimsenin bilmemesini bizzat kendisi istemişti. Öyle ki bu isteği, kalıntılarının sonsuza dek rahatsız edilmemesini sağladı.

Bugün hâlâ bazı akademisyenler bu izin peşinde. Çünkü onu bulmak, tarihin en tartışmalı isimlerinden birinin hayat hikâyesine nihayet bir nokta koymak anlamına gelecek. Kimine göre o, Moğolistan'ın kurucu babası; kimine göreyse kanla ve demirle bir imparatorluk inşa etmiş korkunç bir fatih. National Geographic kaşifi Albert Lin gibi isimler, bu mezarı bulmak için en yeni teknolojileri, hem de toprağa zarar vermeden kullanmayı denedi. Ancak karşı görüşte olanlar bu aramanın hem beyhude hem de Cengiz Han'ın son isteğine bir saygısızlık olduğunu düşünüyor.
Peki araştırmacılar bugüne dek ne öğrendi, mezarın yerini bulmak gerçekten mümkün mü?
Bir çocuğun hikayesi
Cengiz Han olmadan önce, sadece Temüjin'di. 1160 civarında Borgijin klanından doğmuş, dönemin Moğolistan'ında büyümüş sıradan bir çocuk. O dönem Moğolistan, iktidar için birbiriyle boğuşan göçebe klanlara bölünmüş durumdaydı. Babası Yesugei, savaş meydanında kazandığı ünle tanınan bir savaşçıydı ancak bu şöhret ona düşman da kazandırmıştı. Temüjin daha dokuz yaşındayken babası zehirlenerek öldürüldü.
Hikâye tam da bu noktada başlıyordu. Babasının eski düşmanlarından Merkitler, Temüjin büyüyünce peşine düştü. Yeni evlendiği eşi Börte'yi kaçırmayı başardılar; Temüjin ise canını zor kurtardı. Kaçtığı yer, Doğu Moğolistan'daki Khentii sıradağlarının kutsal zirvesi Burkhan Khaldun'du. Anlatılana göre, o dağın tepesinde gök tanrısı Tengri'ye dört bir yana dua etti ve o andan itibaren düşmanlarının elinden bir şekilde kurtulmayı başardı. Dağdan sağ dönse de eşini kaybetmişti. Bunun üzerine ittifaklar kurdu, ordular topladı ve Merkitleri yalnızca yenmekle kalmayıp tamamen resmen yok etti. Bir imparatorluğun tohumları böyle atılmıştı.

'Her Şeyin Kralı'
Bu mücadeleden sonra Temüjin, bölgedeki klanları tek tek birleştirmeye, asker ve saygınlık toplamaya başladı. 1206'da klan liderleri ona yeni bir unvan verdi: Cengiz Han. Kabaca 'Her şeyin kralı' anlamına geliyordu. Bu unvanla birlikte Moğolistan'ın göçebe kabilelerini tek çatı altında topladı ve Orta Asya'dan Çin'e, İran'dan Rusya'nın bazı topraklarına kadar uzanan devasa bir imparatorluk kurdu.
Antropolog Jack Weatherford, onu "ulusun kurucusu, tüm Moğolların babası" diye tanımlıyor. Moğollara birleşik bir ulus, bir isim, bir alfabe ve bir hukuk düzeni bıraktığını söylüyor.
Bir ölüm, bin bir rivayet
1227'de, kuzey Çin'deki Xixia İmparatorluğu'na düzenlediği bir sefer sırasında hayata veda etti. Ancak nasıl öldüğü konusunda neredeyse hiçbir veri yok. Dönemin en önemli kaynağı olan Moğolların Gizli Tarihi'nde konuyla ilgili tek bir cümle var: "Domuz Yılı'nda Cengiz Han göğe yükseldi."
Bu boşluk, sonraki yüzyıllarda tarihçilerin hayal gücünü kışkırtmaktan geri durmadı. Kimi atından düştüğünü söyledi, kimi bir ok yarasından bahsetti, kimi de çok daha vahim senaryolar öne sürdü. Günümüzde bazı bilim insanları ise çok farklı bir ihtimalin üzerinde duruyor: Veba.

Sırrını ölümüne kadar sakladı
Cesedinin gizlice Moğolistan'a geri getirildiği anlatılır. Rivayete göre mezar yerinin sır olarak kalması için cenaze alayına katılan herkes öldürüldü hatta bazı anlatılara göre takipçileri bölgeyi saklamak için bir nehrin yatağını bile değiştirdi.
Weatherford burada önemli bir noktaya parmak basıyor: Bunların hiçbirinin somut bir kanıtı yok. Yine de uzmanların ortak kanısı cenazeye dair hiçbir kayıt bulunmamasının tesadüfi olmaması. Düşmanların mezarı kirletmesini ya da Cengiz Han'ın ruhunu rahatsız etmesini önlemek için bilinçli bir sessizlik tercih edilmiş olabilir. Sekiz asırdır süren bu sessizlik, belki de tarihin en başarılı sırlarından biri. Ve belki de bazı sırların çözülmeden kalması, tarihin kendisine bıraktığı en büyük saygı biçimidir.
Sende Yorum yap