s

İyi başlangıç, kötü son

Ne olursa olsun, rahatsız edici bir skor. İlk yarı oynanan futbola bakıyorum, gayet koşan, iyi mücadele eden, yardımlaşan bir Galatasaray vardı sahada. Sane son vuruşlarda başarısız olmasına rağmen, Sporting defansını resmen silkeliyordu. Batrakov hem hücumda hem savunmada epey etkiliydi.

İşin gerçeği; hakem Galatasaray’ı kötü silkeledi. İlk yarının ortasında Batrakov’un karnına resmen kasti bir tekme atılıyor, bu pozisyon dünyanın her yerinde kırmızı kart ama Norveçli hakem sarı kartla geçiştirdi. Sporting’in kazandığı penaltıda Uğurcan’ın da Jakobs’un da rakibe müdahalesi yok, hakem beyaz noktayı gösterdi. Hakikaten sarı-kırmızılıları katletti.

İkinci yarı sahada çok kötü bir Galatasaray vardı. Barış Alper santrfor olarak oynayamıyor, bu kesin. Böyle olunca takım bir kişi eksik oynuyor. Biz Deniz Gül’ü gözümüzde çok büyütüyoruz. Hoca da bunun için ilk 11’de oynatmıyor herhalde. Tabii doğrusunu kendisi bilir.

Takım gol yiyor, hoca değişiklik yapıyor. İkinci golü yiyor, yine değişiklik yapıyor. Bu değişiklikler gol yemeden önce yapılsa daha etkili olmaz mı? Sane çıkıyor, Batrakov çıkıyor, hücum gücü tamamen kayboluyor, orta saha tamamen çöküyor. Leao bu şartlarda oyuna girse ne olur girmese ne olur, ona da yazık. Orta yapsa kim kafa vuracak? İşin Türkçesi bu Sporting’i Cim Bom’un yenmesi gerekirdi.

Evet Osimhen’in oynamayışı takımı çok etkiliyor. Peki sezon başında bunun planı yapılmadı mı? Deniz’in veya Barış’ın santrforda oynamasıyla bu takım bir sezonu tamamlayabilir mi? Veya Osimhen bir sezonda 60 maç oynayabilir mi? Icardi gönderilmeden önce bunların hesabının yapılması gerekirdi.

Sonuçta, Galatasaray’da sistem oturmamış. Futbolcular oynadıkları mevkide zorluk çekiyor. Sadece Devler Ligi değil, Süper Lig’de de bu sıkıntılar devam eder.

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.