s

The Met’te Da Vinci şifresi

Metropolitan Museum of Art (The Met) yönetimi kendi yarattığı fiyaskonun artçılarıyla uğraşırken bir yandan da sessiz sedasız bir Leonardo da Vinci başyapıtına kavuştu.

İşin en tuhaf tarafı da bu zaten.

Dünyanın en önemli müzelerinden biri, Leonardo da Vinci’ye ait olduğu düşünülen, sanat tarihinin en çok tartışılan eserlerinden birini New York’un ortasında, ikinci kattaki 609 numaralı galeride sergilemeye başlıyor ve bunu duyurmaya gerek duymuyor.

Ne büyük bir basın toplantısı, ne özel bir açılış, ne de günlerce süren tanıtım kampanyası yapılıyor.

Sadece duvarda küçük bir resim, aynı Paris’te Louvre’da Mona Lisa’yı ilk görenlerin ilk tepkisi gibi. Ama küçük resmin hikâyesi hiç de küçük değil.

Yaklaşık 1501 tarihli ‘Madonna of the Yarnwinder’ ya da diğer adıyla‘Lansdowne Madonna’, Ken Griffin koleksiyonundan Metropolitan Museum of Art’a uzun süreli ödünç verildi.Eserin duvar etiketinde “Leonardo da Vinci and Studio” yazıyor.

Müze resmi doğrudan yalnızca Leonardo da Vinci’ye mâl etmek yerine, ustanın atölyesiyle birlikte değerlendiriyor.

Zaten bütün usta sanatçılar söz konusu olduğunda asıl mesele tam burada başlıyor, resim gerçekten kendisinin mi, atölyesinin mi, yoksa her ikisinin birlikte ürettiği bir eser mi?

Yüzyıllardır süren tartışmanın bugün hâlâ kesin bir cevabı yok.

Ama bu belirsizlik, resmin önemini azaltmıyor.

‘Madonna of the Yarnwinder’da Meryem’in kucağındaki çocuk, bir ip sarma aletini elinde tutuyor, bu nesnenin biçimi haçı andırıyor.

Da Vinci, dini sembolü resmin üzerine iliştirmek yerine onu çocuğun hareketinin, bakışının ve hikâyenin içine yerleştiriyor.

Da Vinci’nin dehası biraz da burada değil mi zaten?

Bir şeyi göstermek yerine, onu hissettirmek.

Bugün Met’te asılı olan ‘Lansdowne Madonna’, bu kompozisyonun iki önemli versiyonundan biri.Diğeri, İskoçya’daki National Galleries of Scotland’da bulunan ‘Buccleuch Madonna’.

İki eser 2019’da Louvre’un ‘Leonardo da Vinci’ sergisinde yan yana gelmişti.

Sanat tarihçileri yıllardır hangisinin özgün, hangisinin atölye üretimi olduğunu tartışıyor.

Martin Kemp gibi Da Vinci uzmanları Lansdowne Madonna’yı iki en güçlü versiyondan biri olarak görüyor.

Üstelik tablonun geçmişi, sanat piyasasının ne kadar acımasız ve aynı zamanda ne kadar şaşırtıcı olabileceğini de gösteriyor.

Eser 1972’de Christie’s’de Il Sodoma adıyla 17 bin 850 sterline satılmıştı.

Bugün uzman tahminleri ise 200 milyon doların üzerine çıkıyor.

Bazı uzmanlar 250 milyon dolara kadar bir değerden söz ediyor.

Burada Ken Griffin devreye giriyor.

Citadel’in kurucusu olan Griffin, resmi 2024 yılında Christie’s aracılığıyla satın aldı.

Ödenen rakam açıklanmadı.Griffin’in koleksiyonu artık yalnızca modern ve çağdaş sanatın büyük isimlerinden oluşmuyor.

Basquiat’lar, Pollock’lar, de Kooning’ler ve Jasper Johns’ların yanına şimdi Leonardo da Vinci ve Artemisia Gentileschi geliyor.

Üstelik Griffin yalnızca sanat toplamıyor.

ABD Anayasası’nın tarihi nüshalarına, yaklaşık 150 milyon yıllık Apex adlı Stegosaurus fosiline ve başka olağanüstü nesnelere de sahip.

2026’da 5.7 milyon dolara rekor fiyatla satın aldığı Artemisia Gentileschi’nin ‘Self-Portrait as Saint Catherine of Alexandria’ adlı eseri de 2028’de Danimarka’daki Nivaagaard Collection’a ödünç verilecek.

Griffin’in koleksiyonculuğunda giderek belirginleşen bir paylaşma anlayışı var.

Griffin’in Met’e eseri ödünç vermesi, Met’e verilmiş bir Da Vinci desteği aynı zamanda.

Üstelik tam da müzenin John Galliano sergisi nedeniyle kültürel otoritesini, kimi yeniden sahneye çıkardığını ve hangi mirası onurlandırdığını tartıştığımız günlerde.

Galliano meselesinde Met fazla konuştu ve sonunda geri adım atmak zorunda kaldı.

Leonardo da Vinci konusunda ise neredeyse hiç konuşmadı.

Met’in şu sıralar ihtiyacı olan tam olarak bu, biraz daha az konuşmak ve söyledikleriyle değil sergiledikleriyle ses getirmek.

Categories: The Met’te Da Vinci şifresi

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.