Aynı yemek neden sabah ve gece aynı etkiyi yaratmayabilir?

Krononutrisyonun en ilginç taraflarından biri de budur. Sabah ve günün erken saatlerinde metabolik sistemimiz genellikle enerji almaya daha hazırdır. İnsülin duyarlılığı daha iyi olabilir, glukozun işlenmesi daha etkin gerçekleşebilir. Akşam ve özellikle gece saatlerinde ise bu yanıt değişebilir. Örneğin aynı miktarda karbonhidrat içeren bir öğün sabah tüketildiğinde kan şekeri yanıtı ile gece geç saatlerde tüketildiğinde oluşan yanıt aynı olmayabilir. Bu durum özellikle insülin direnci, prediyabet ve tip 2 diyabet açısından önem taşır. Üstelik mesele yalnızca kan şekeri değildir. Beslenmenin zamanlaması, iştahı, tokluk hormonlarını, enerji harcamasını ve yağ metabolizmasını da etkileyebilir.
Gece yemek neden problem olabilir?
Gece yemek yemenin en önemli sorunlarından biri, metabolik sistemimizin dinlenmeye hazırlandığı bir dönemde tekrar enerji vermektir. Gece geç saatte yenen büyük bir öğün, kan şekeri ve insülin düzeylerinin uzun süre yüksek kalmasına, mide ve bağırsak sisteminin uyku saatinde çalışmaya devam etmesine, reflü şikâyetlerinin artmasına, toplam enerji alımının yükselmesine, uyku kalitesinin bozulmasına neden olabilir. Burada özellikle gece yemek kilo aldırır şeklinde basit bir sonuca varmak doğru değildir. Çünkü kilo üzerinde hâlâ en temel belirleyicilerden biri toplam enerji dengesi ve beslenmenin genel kalitesidir.
Akşam yemeğini ne kadar geç yemeliyiz?
Burada herkes için geçerli sihirli bir saat yok. Akşam 18.00’dan sonra kesinlikle yemek yenmemeli gibi katı kurallar bilimsel açıdan doğru değildir. Çünkü insanların çalışma saatleri, uyku düzenleri ve yaşam biçimleri birbirinden çok farklıdır. Ancak genel olarak ana öğünlerin gündüz saatlerine ve akşamın erken bölümüne kaydırılması, gece geç saatlerde büyük miktarda yemek yemekten kaçınmak tavsiye edilir.
Özellikle yatmadan hemen önce ağır yemek yemek yerine, akşam yemeği ile uyku arasında birkaç saat bırakmak doğru bir yaklaşımdır. Örneğin gece 23.00’da uyuyan bir kişinin akşam yemeğini 18.30-19.30 civarında tamamlaması çoğu kişi için makul bir düzen olabilir. Ama gece vardiyasında çalışan bir kişiye aynı saati dayatmak anlamsızdır. Krononutrisyonun amacı saate körü körüne uymak değil, beslenmeyi kişinin biyolojik ritmiyle mümkün olduğunca uyumlu hale getirmektir.
Krononütrisyonun kalp-damar sağlığı açısından önemi
Beslenme zamanlaması kan şekeri, insülin, kandaki yağların metabolizması, vücut ağırlığı ve yangı gibi kardiyometabolik süreçleri etkileyebilir. Dolayısıyla krononutrisyonun kalp-damar sağlığı açısından önemi yalnızca kilo vermek değildir. Daha düzenli bir biyolojik ritim, daha sağlıklı bir metabolik ortam oluşturmayı sağlar.
Sende Yorum yap