s

Roma İmparatorluğunu ayakta tutan görünmez emek: Köleleştirilmiş insanların mirası

Roma tarihi geleneksel olarak MÖ 753'te Romulus'un şehri kurmasıyla başlatılır. Ancak imparatorluğun Akdenize köleleştirilmiş insanla'e hükmeden gücü, büyük ölçüdrın emeği üzerine inşa edilmiştir. Uzmanlara göre kölelik, Roma ekonomisinin yalnızca bir bileşeni değil, doğrudan işleyiş biçimiydi; ev içi hizmetlerden vergi toplama sistemine kadar toplumsal yaşamın hemen her katmanı bu emek gücüne dayanıyordu. Tarihçiler, Roma ekonomisinin sadece köle emeğine dayanmadığını, bizzat bu emek üzerine kurulduğunu vurguluyor.

Fetihlerle büyüyen bir sistem

Roma sınırlarını genişlettikçe köleleştirilen nüfus da orantılı biçimde arttı. MÖ 295'te Umbria bölgesindeki Perusia'nın (bugünkü Perugia) ele geçirilmesiyle 1.740 kişi esir alındı. Birinci Punik Savaşı'nın başlangıcında yaşanan Agrigentum kuşatmasında bu sayı 25 bine ulaştı. Julius Caesar'ın Galya seferleri sonrasında bir milyon kişiyi köleleştirdiğini iddia ettiği kayıtlara geçti. Tahminlere göre imparatorluk nüfusunun yaklaşık yüzde 30'u herhangi bir dönemde köle statüsündeydi.

İnşaat ve üretimde köle emeği

Roma'nın tapınakları, forumları, amfitiyatroları ve su kemerleri gibi anıtsal yapıları köleleştirilmiş işçiler tarafından inşa edildi. Tuğla ve kiremit üretimi büyük ölçüde köle emeğine dayanıyordu; İtalya'nın güneyinde bulunan bir kiremit üzerinde, MÖ 100 civarında yaşamış iki kadın köleye ait ayak izleri ve isimleri günümüze kadar ulaştı. Üçüncü yüzyılda Hristiyan oldukları için madenlerde çalışmaya mahkûm edilen kölelerin yaşadığı ağır koşullar, dönemin yazışmalarında ayrıntılı biçimde belgelenmiştir.

Şehirlere ait 'kamu köleleri' olarak adlandırılan grup, tapınak bakımından su kemerlerinin onarımına kadar birçok kamusal görevi üstleniyordu. Bunun yanında imparatora ait köleler, merkezi bürokraside görev alıyor, bazı durumlarda 'peculium' adı verilen yasal düzenleme sayesinde önemli servetler biriktirebiliyordu. Galya eyaletinde hazinedar olarak görev yapan Musicus Scurranus'un ölümünde 16 köle hizmetlisi tarafından defnedilmesi, bu tür istisnai örneklerden biri olarak kayıtlara geçmiştir. Buna karşın, aynı sistemde görev yapan köleleştirilmiş bürokratların yerel yetkililer tarafından itibarsızlaştırıldığına dair mektuplar da günümüze ulaşmıştır.

Gündelik yaşamda kölelik

Roma kentlerinde ev içi hizmetten fırınlara, kuyumculuk atölyelerinden değirmenlere kadar pek çok alanda köle emeği kullanılıyordu. Dönemin yazarı Apuleius, değirmenlerde çalışan kölelerin fiziksel durumunu eserlerinde tasvir etmiştir. On bir yaşında ölen bir kuyumcu kölenin mezar taşı, çocukların da üretim süreçlerine dahil edildiğini göstermektedir. Araştırmacılar, Roma'nın profesyonel iş gücünün büyük bölümünün köle olarak doğduğunu ve küçük yaşlardan itibaren çalışmaya başladığını belirtiyor.

Şiddet ve hukuki durum

Köleleştirilmiş bireyler, sahiplerinin insafına bağlı olarak fiziksel şiddete maruz kalabiliyor, hatta öldürülebiliyordu. MS 319'da İmparator Konstantin, köle sahiplerinin kölelerini kasten öldürmesini yasaklayan bir düzenleme getirdi; bu düzenleme aynı zamanda dönemin yaygın şiddet biçimlerini de belgelemiş oldu. Roma Kartaca'sındaki bir mezarlıkta bulunan 1.300 mezardan üçte ikisinin kölelik statüsünde ölen kişilere ait olması, özgürlüğe kavuşmanın nadir bir başarı olduğunu ortaya koyuyor.

Özgürlüğe kavuşanların izleri

Özgür bırakılan bazı köleler, mezar yazıtlarında yalnızca özgürlük sonrası yaşamlarını kaydetmeyi tercih etti. MS 2. yüzyılda yaşayan Marcus Aurelius Marcio, mezar taşına özgürlüğünden sonraki kariyerini detaylandırırken kölelik dönemine hiç değinmedi. Aynı dönemde özgürlüğe kavuşan Clarus ve Urbanus adlı iki kişinin dostluğu da kayıtlara geçti; Urbanus, arkadaşının mezar taşına ölümün dışında hiçbir şeyin onları ayıramayacağını yazdırdı. Tarihçiler, bu tür kişisel kayıtların, Roma köleliğinin geniş ve sistematik yapısı içinde bireysel insan hikâyelerinin izini sürebilmemizi sağladığını belirtiyor.

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.