Van Gölü’nün yüzen treni! 101 yıldır feribottaki rayla geçiliyor: Sudaki canavarı raporladılar

Derleyen: Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – 1925 yılında büyük bir atılım yapılmış, Türkiye’nin en büyük gölü artık feribotlarla geçilmeye başlanmıştı. Ulaşımın zor olduğu ve çok alternatifi olmayan o günlerde bu gelişim çok daha önemliydi. Tıpkı demiryolları gibi... Demiryolları o yıllarda ve sonrasında da en önemli ulaşım sistemi olduğundan herhangi bir yerdeki demiryolu eksikliği ya da aksaklığı hayatın akışını olumsuz etkileyebilecek kadar önem kazanmıştı. Van, doğunun yükselen yıldızıydı, ışıl ışıl parlıyor her gün daha da gelişiyordu. Tarihe, efsanelere, destanlara konu olan bu şehir, yeni efsanelerin de doğacağı adresti. Ticaret feribotlarla hızlanmış ve artık yurtiçinden yurt dışına uzanır olmuştu. Türkiye’den İran’a pek çok ticari faaliyet yapılıyordu. Ancak deniz yolundan sonra karayolu, o dönem işleri yavaşlatıyordu. Bu nedenle raylı sistemler büyük bir kolaylık ve hız sağlayacak ‘yenilik ve gelişim’ olacaktı. Tabii düşünülmesi gereken tek şey karaya ray döşemek değildi. Türkiye’nin en büyük gölünü geçmek ve rayları o gölden geçirmek gerekiyordu. Suyun altından geçen bir tünel yapımı o günler için hayallere bile sığmazdı. Belki bir köprü yapılabilirdi ama o da çok zor teknik ve maddi imkan gerektiriyordu. Sanki en kolayı yine feribot kullanmaktı. Üstelik Van Gölü’nü trenle geçmeyi sağlayacak ve efsanelerde yer eden Van Gölü Canavarı’ndan uzak olmayacak bir feribot!

YIL 1971: ORHAN ATLİMAN TREN FERİBOTU VAN GÖLÜ’NDE!
1971 yılında Van Gölü’nde yepyeni bir devir başlıyordu yıllarca tren vagonlarını gölün karşı kıyısına geçirecek feribotun inşası tamamlanmıştı. Artık Tatvan-Erciş arasında 80 kilometre genişliğinde 120 kilometre uzunluğundaki gölü geçmek için önce 1971’de Orhan Atliman tren feribotu devredeydi. 1 yıl sonra ise Rafet Ünal feribotu göreve gelmişti. Bu tren feribotları vagonları 90 kilometre boyunca taşıyacak ve gölün doğusunda İran’a gidecek ticaret kervanı için karadaki raylara bağlantı iskelesine ulaştıracaktı. Toplamda 5 saat sürecek olan bu yolculuğun sonunda binlerce liralık ticaretin en kilit noktası aşılmış olacaktı. Türkiye’nin en geniş mera alanlarından birine sahip olmasıyla Van, düşük maliyetli otlatmaya ve doğal besiciliğe imkân tanıyan toprakları sınırlarında barındırıyordu. Zaten şehrin kalkınmasında hayvancılık çok önemli bir rol üstlenmiş ve Van’ı doğu sınırlarımızın ardına ulaşan bir koridor haline getirmişti. Bu koridor hayvancılıkla kendi kendini geliştiren şehre treni, feribotu ve uluslararası ticaret ağını kazandırmıştı. Van’daki hayvancılık Türkiye’nin kalanı için de çok önemliydi. Bu şehir sadece kendine ve yakın doğusuna aydınlık bir koridor açmamıştı. Işığı batıya da uzanıyor, Türkiye’ye güneş hayvancılıkla güçlenen Van’dan doğuyordu. Türkiye genelinde toplam koyun ve keçi sayısında ilk sıralarda yer alan şehir, o topraklara özgü ‘Norduz koyunu’ gibi dirençli ve verimli genetik ırklara ev sahipliği yapıyor olmasıyla da eşsiz bir yere sahip. Tabii her gelişme bir diğerini peşinden getiriyor, Van’ın tren feribotlarının Türkiye’deki tek örneği İstanbul’da bulunuyordu. Belki de Van, doğunun İstanbul’uydu.

VAN GÖLÜ CANAVARI RAPORLANDI! ARANIYOR
Orhan Atliman gemisi Van’ın yıldızını daha da parlatıyordu. Ticaret kervanı ve yolcular bu gemide zaman geçirdikçe bazı efsaneler yeniden doğuyor ve dilden dile yayılıyordu. Yurt dışında bazı göllerde varlığı tartışılan ‘canavarlar’ Van Gölü’nde de olabilir miydi? Bölge insanı için bu sorunun cevabı: “Neden olmasın?” üstelik 1935’te İstanbul Boğazı’ndan çıkarıldığı iddia edilen ve gazetelerde haberleştirilen canavarlar varken Van’da da bir canavar olması düşünülebilirdi. Öyle ki takvimler 13 Mart 2007’yi gösterdiğinde 36 yaşındaki Orhan Atliman feribotu tarihe geçen efsaneyi raporlamıştı. Tatvan-Van seferini yapan feribotun kaptan ve personeli, “Van Gölü canavarını gördük” diyordu. Varlığı şüpheli olsa, hiç kesin olarak fotoğraflanmasa da Gevaş ilçesinde canavarın heykeli bile yapılmıştı. Ancak bu kez Orhan Atliman mürettebatının raporu bambaşka bir süreci başlatacaktı.

Geminin üçüncü kaptanı Maşallah Baldır hızla üzerlerine doğru gelirken suya girip çıkan ve balinaya benzeyen yaratığın, sırtının siyah, sudan çıktığında ise karın bölgesinin beyaz olduğunu söylüyordu. Gemide yaşananlar anlatıldığında hiç de hafife alınmamıştı. Tatvan Belediyesi'nde görevli zabıtalardan oluşturulan 10 kişilik 'canavar arama timi' olaydan 3 gün sonra göreve başlamıştı. Timdekiler, dün sabahın erken saatlerinden itibaren silahlar, dürbün ve kameralarla Van Gölü'ne açılmış ve ilk resmi araştırmalarını yaptı. Ancak bu çalışmaların sonunda da daha öncekiler gibi canavardan yeni bir haber alınamadı. Tüm bunlar yaşanırken Orhan Atliman feribotu daha da yaşlanıyordu ve kendisinden daha genç feribotlara Van’daki koridoru emanet etme zamanı git gide yaklaşıyordu.

VAN EMEKTARINA VEDA EDİYOR: YERİNE TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK FERİBOTU GELECEK
1971’de hizmete giren ve hiç durmadan çalışan bir tren feribotu için 47 yıllık mesai fazlasıyla uzundu. 2018’e gelindiğinde Orhan Atliman için artık emeklilik vakti gelmişti. Bir nesil, Van Gölü’nün en büyüğüne veda etmeye hazırlanıyordu. Onun için yolun sonu, Van için yeni bir tarih sahnesinin açılması demekti. Artık Türkiye’nin en büyük 2 feribotundan biri olan ‘Sultan Alparslan’ın devri başlıyordu. Ancak pek çok Vanlı için hüzünlü bir veda süreci aynı anda işlemeye devam ediyordu. Çünkü Orhan Atliman 2018’de emekli olsa da, 983,98 net ton ağırlığındaki tarihi feribotun geri dönüşüm ve söküm işlemleri Aralık 2023’te başlamıştı. Tatvan’da sökümü başlayan feribotun parçalara ayrılmış olması onun tamamen yok olacağı anlamına gelmiyordu aslında. 6 milyon liraya satılan geminin yapımında kullanılan tonlarca çelik, yeniden kullanılabilecek hale getirilmek üzere dönüştürülecekti. Belki de Van’daki tarihe, efsanelere şahit olan Orhan Atliman başka bir bedende yeniden hayat bulacaktı. Üstelik yerine gelen gemiler gelişime gelişim katmış ve daha yetenekli feribotlar olarak Van Gölü’ndeki hareketliliği hızla artırmıştı. Peki hangi özellikleriyle daha yeteneklilerdi?
Categories: Van Gölü’nün yüzen treni! 101 yıldır feribottaki rayla geçiliyor: Sudaki canavarı raporladılar
Sende Yorum yap