Kaçıranlar çok üzülür
Uluslararası İzmir Fuarı’nın açılışıyla birlikte, son iki yıldır muhteşem sergiler de düzenleniyor.
Geçen yıl Refik Anadol'un "Makine Rüyaları: Ege" dijital sanat eseri ve Atatürk'ün hiç görülmemiş fotoğrafları ile kişisel eşyalarını içeren "Ve Mavi Gözleri Çakmak Çakmaktı" sergisi sanatseverlerle buluşmuştu.
Bu yıl ise, Nâzım Hikmet’in yaşamını ve sanatını kapsamlı bir seçkiyle anlatan “Romantika” isimli sergi ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.
✶ ✶ ✶
Burada hemen, öncelikle Folkart’ı güçlü bir şekilde alkışlayalım, tebrik ve teşekkür edelim.
Çünkü..
Atlas Pavyonu’ndaki her iki sergiyi de İzmir’e kazandıran Folkart oldu.
Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak’ın, İzmir’den kazandıklarını mümkün olduğunca İzmir’e aktarmaya çalışan bir iş adamı olduğunu biliyoruz.
Söz konusu sergilerle, kente karşı sorumluluklarından birini daha yerine getirmenin mutluluğunu yaşıyor.
Keşke, kentteki Sancaklar’ın sayısı artabilse diyerek, tekrar sergiye dönüyorum.
✶ ✶ ✶
5 Eylül’de açılan “Romantika / Bir Ömrün Seyrüseferi” isimli bu harika sergi, 15 Ocak 2027 tarihine kadar ziyaret edilebilecek.
Tarihi kendinize not edin bence, çünkü kaçırdığınızda üzülürsünüz.
Nâzım Hikmet adına Türkiye'de bugüne kadar açılmış en kapsamlı sergi hayata geçirildi diyebiliriz.
Devasa buluşma,. Nâzım Hikmet’in yaşamına, sanatına ve günümüzdeki etkisine odaklanıyor.
Adını da şairin 1962 yılında tamamladığı ve Türkçe’de 'Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim' adıyla yayınlanan oto biyografik romanının ilk adı olan Romantika'dan alıyor.
✶ ✶ ✶
Bu romanın zaman örgüsü İzmir’de, bir kulübede başlıyor.
Nâzım Hikmet, yaklaşık yüzyıl önce bizi İzmir günlerinden alıp koca bir ömrün seyrü seferine çıkarıyor.
Sergi, İzmir’de açılan bir kapıdan şairin bütün ömrüne doğru çıkılan büyüleyici bir yolculuğu anlatıyor.
1925’teki İzmir günleri, Güneşi İçenlerin Türküsü ve Kuvâyi Milliye ile kurulan o köklü bağ, İzmir’i bu serginin en temel anlatı eksenlerinden biri haline getiriyor.
✶ ✶ ✶
Sergiyle ilgili önemli bilgiler de var.
✶ ✶ ✶
Organizasyon, Rusya Devlet Edebiyat ve Sanat Arşivi’nden Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı’na, Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi’nden Vera Tulyakova Hikmet’in arşivine ve koleksiyonerlere kadar pek çok ulusal ve uluslararası kurumun katkısıyla hazırlandı.
Abidin Dino’dan Avni Arbaş’a, şairin kendi yaptığı resimlerden el yazmalarına, kişisel eşyalarına kadar yüzlerce kıymetli belge ilk kez bu denli bütüncül bir katmanla sanatseverlerle buluşuyor.
✶ ✶ ✶
Küratörlüğünü M. Melih Güneş’in, sergi kimliklendirme ve tasarımını ise Ömer Durmaz’ın üstlendiği sergi, yaklaşık 2 bin 125 metrekarelik alanda, fuaye dahil 15 salonda kuruldu.
Yerli-yabancı yüzlerce belge, el yazması, kişisel eşya ve görsel-işitsel kayıt; edebiyat, resim, heykel, fotoğraf, film ve tasarım gibi farklı disiplinlerle toplandı.
Sergide şairin kişisel eşyalarının yer aldığı çalışma odasının replikası da yer alıyor.
✶ ✶ ✶
Eh daha ne anlatayım, 15 Ocak’a kadar vaktiniz var, kaçırmayın işte....
Categories: Kaçıranlar çok üzülür
Sende Yorum yap