Kaşif Kozinoğlunun öldüğü güne ait olduğu iddia edilen koğuş görüntüleri ortaya çıktı

Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun 2011 yılında meydana gelen şüpheli ölümüne Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında Kozinoğlu'nun hayatını kaybettiği güne ilişkin koğuş arkadaşları, Hasan Ataman Yıldırım ve Hasan Atilla Uğur'un yer aldığı görüntüler dosyaya girdi.

GÖRÜNTÜLER İNCELENİYOR:KARANLIK 14 DAKİKA
Savcılıkça görüntülerin soruşturma kapsamında incelendiği öğrenildi. Görüntülerin çekildiği zaman, olayların kronolojisi, görüntülerde yer alan kişilerin hareketleri ve diğer delillerle bağlantısının ortaya konulması bakımından değerlendirildiği belirtildi.
Görüntülerde ışıkların kapatıldığı görülüyor.Kamera görüntülerinde koğuşun ışıklarının kapatıldığı ve ortamın yaklaşık 14 dakika karanlıkta kaldığı görülüyor.

HASAN ATİLLA UĞUR'UN İFADESİ DE ORTAYA ÇIKTI
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında cezaevindeki şüpheli ölümüne ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında ‘Kasten Öldürme’ suçundan adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılan Hasan Atilla Uğur’un savcılık ifadesi ortaya çıktı.
‘HAPI NEREDEN ALDIĞIMI HATIRLAMIYORUM’
Uğur ifadesinde, Kozinoğlu’nun rahatsızlandığında kendisine seslendiğini ve yanına gittiğinde göğsünün sıkıştığını söylediğini belirtti. Kozinoğlu’nun odasına geçtiğini ve kısa süre sonra kendisine seslenerek, “Senin dil altı hapın vardı, bana ondan getir” dediğini ifade etti. Kozinoğlu’na dil altı hapı verdiğini belirten Uğur, “Ben de istediği dil altı hapını verdim ancak nereden alıp verdiğimi hatırlamıyorum. Tansiyon cihazını da nereden aldığımızı hatırlamıyorum” dedi.

‘ELİMDE NE OLDUĞUNU HATIRLAMIYORUM’
Savcılık, Uğur’a saat 18.40’ta Kaşif Kozinoğlu’nun odasına girdiğini, yaklaşık 4 dakika içeride kaldığını ve ardından elleri arkada şekilde çıkarak sağ elinde bir cisim bulunduğunun görüldüğünü belirtti. Öte yandan tutanağa göre Uğur’un odadan çıkmasının yaklaşık 6 saniye ardından Kozinoğlu koğuşa girdi ve daha sonra sol eliyle kapıyı kapattı. Savcılık, Uğur’un elinde görüldüğü belirtilen cismin ne olduğunu sordu. Uğur ise “Elimde ne olduğunu hatırlamıyorum, bir cisim olduğunu da zannetmiyorum” dedi.
‘BARDAĞI BANA NEDEN GÖSTERDİĞİNİ HATIRLAMIYORUM’
Savcılık, Hasan Ataman Yıldırım’ın kısa süre sonra Kozinoğlu’nun odasından elinde bardakla çıktığını ve bardağı Uğur’a gösterdiğinin görüldüğünü belirterek bunun nedenini sordu. Uğur ise “Bunun sebebini bilmiyorum, bardağı bana neden gösterdiğini de hatırlamıyorum” dedi. Uğur’un önceki ifadesinde, Kozinoğlu’nun rahatsızlanmadan hemen önce “Benim odama uğrayıp sonra kendi odasına geçti” şeklinde beyanda bulunduğu hatırlatıldı. Uğur, yeni verdiği ifadesinde “Yanlış hatırlıyor olabilirim, odasına giderken bağırmış olabilir” dedi.
‘HERHANGİ BİR DAHİLİM BULUNMAMAKTA’
Uğur’a, Kozinoğlu ile Hasan Ataman Yıldırım’ın yürüyüşte oldukları sırada yaklaşık 14 dakika içinde hazırlayıp birlikte yemek yemeleri de soruldu. Uğur, bunun özel bir nedeni olmadığını söyleyerek “Bu hususun hiçbir sebebi ve anlamı yoktur. Zaten gündüz saatiydi” dedi. Uğur, ifadesinin ilerleyen bölümünde Kaşif Kozinoğlu’nun ölümünün kasten gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılmasını istediğini söyledi. Kozinoğlu’nun FETÖ tarafından hedef alındığına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Uğur, ölümün ardında örgütsel bir bağlantı bulunabileceği yönündeki kişisel kanaatini dile getirdi. Uğur ayrıca, Kozinoğlu’nun ölümüyle ilgili kendisinin herhangi bir dahli, ihmali veya suistimali bulunmadığını söyledi. (DHA)
NE OLMUŞTU?
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından, Silivri Cezaevi'nde 2011'de yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmaya yönelik açıklama yapmıştı.
Kozinoğlu'nun tutuklu bulunduğu Silivri 1 No'lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda 12 Kasım 2011'de rahatsızlanarak Silivri Devlet Hastanesi'ne sevk edildiğini anımsatan Gürlek, "Hastaneye ulaştırıldığında hayatını kaybetmiş olduğu tespit edilmiştir. Olayın ardından yürütülen soruşturmada kamera kayıtları ve tıbbi belgeler incelenmiş, ceza infaz kurumu, jandarma ve sağlık personeli ile koğuş arkadaşları ve müteveffanın eşinin tanık ifadeleri alınmış, 10 Nisan 2012'de kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir." ifadelerini kullanmıştı.
Bakan Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığınca dosyanın yeniden incelendiğini belirterek, şunları kaydetmişti:
"Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yapılan değerlendirmeler ışığında Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla takipsizlik kararı kaldırılmış ve soruşturma yeniden başlatılmıştır. Yeni soruşturma kapsamında gizlilik kararı alınmış, özel bir soruşturma ekibi oluşturularak olayın tüm yönleriyle yeniden aydınlatılmasına yönelik kapsamlı çalışmalar başlatılmıştır. Bugün gelinen aşamada, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımızca olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış, 10 şüpheli gözaltına alınmış, 1 şüphelinin ise FETÖ firarisi olarak yurt dışında bulunduğu tespit edilmiştir."
Gözaltına alınan 10 şüpheliden biri tutuklanmış, 7'si adli kontrol şartıyla olmak üzere 9 şüpheli serbest bırakılmıştı.
Soruşturma kapsamında yürütülen çalışmalarda, biri muhabir, biri kameraman ve 7'si sağlık çalışanı olmak üzere 9 şüpheli daha gözaltına alınmıştı.
Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, adliyeye sevk edilmişti.
Savcılıkça ifadeleri alınan, muhabirin de arasında olduğu 3 şüpheli tutuklanmaları, kameramanın da arasında bulunduğu 3 şüpheli "yurt dışına çıkış yasağı" ve "imza atmak", diğer 3 şüpheli ise "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol uygulanması talebiyle hakimliğe sevk edilmişti.
Hakimlik, muhabirin de arasında olduğu 3 şüphelinin tutuklanmasına, kameramanın da arasında bulunduğu 6 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vermişti.
Soruşturma kapsamında tutuklu sayısı 4, hakkında adli kontrol tedbiri uygulanan şüpheli sayısı da 13 olmuştu.
Bu arada Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine, Kozinoğlu'nun kesin ölüm nedeninin ve ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla alınan karar kapsamında fethi kabir işlemi gerçekleştirilmişti.
Soruşturma kapsamında, Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan "bilgi sahibi" sıfatıyla savcılığa ifade vermişti.
Başsavcılık soruşturma kapsamında, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin incelenmesine karar verildiğini bildirmişti. (AA)
Sende Yorum yap