s

Anadolunun biberli ilmek mesajı! Kumaşın kenarını değil duyguları süslüyor

Derleyen: Betül Yasemin Kökbek / Milliyet.com.tr - Anadolu’da yüzyıllardır sürdürülen oya geleneği, kadınların yalnızca süslenme anlayışını değil, duygu ve düşüncelerini de yansıtan önemli el sanatlarından biri olarak öne çıkıyor. Yazma ve başörtülerinin kenarlarını süsleyen motifler, bazı yörelerde taşıdıkları anlamlarla adeta sessiz bir iletişim aracına dönüşüyor. Bu motiflerden biri olan 'biber oyası' ise dikkat çekici sembollerden biri olarak biliniyor. Kadınların başörtülerine gizledikleri mesajı biber oyası anlatıyordu...

İnce ipliklerin iğne, tığ, mekik veya firkete gibi araçlarla işlenmesiyle hazırlanan oyalar, Anadolu kadınlarının el emeği ve yaratıcılığının önemli örnekleri arasında yer alıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı, oyaları geleneksel Türk el sanatlarının en küçük ancak anlam bakımından zengin örneklerinden biri olarak tanımlıyor. Bakanlığın kaynaklarında oyaların yörelerin doğasını, bitki örtüsünü, ürünlerini ve sosyal yaşamını yansıttığı belirtiliyor. Oya geleneği özellikle genç kızların çeyiz hazırlığında önemli bir yere sahip. Geçmişte genç kızların gelinlik çağına gelmeden önce oyalı tülbentler, yazmalar ve yemeniler hazırlaması geleneksel yaşamın bir parçasıydı. Oyalar yalnızca başörtülerinde kullanılmadı. Yazma ve yemenilerin yanı sıra namazlık, havlu, masa ve sehpa örtüleri, mendiller ve çeşitli giysilerin kenarları da oyalarla süslendi. Günümüzde ise geleneksel kullanım alanlarının yanında takı tasarımı gibi farklı alanlarda da oya tekniklerinden yararlanılıyor.

SOSYAL YAŞAMIN İZLERİNİ BAŞÖRTÜLERİNE SAKLADILAR

Oya dünyasının dikkat çekici özelliklerinden biri, motiflerin doğadan ve günlük yaşamdan ilham alması. Gül, menekşe, papatya, karanfil ve sümbül gibi çiçeklerin yanı sıra çeşitli sebze ve meyveler, hayvanlar ve günlük hayatta kullanılan nesneler de oya motiflerine dönüşebiliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı kaynaklarında, aynı motifin farklı bölgelerde farklı isimlerle anılabildiğine dikkat çekiliyor. Bu durum, oyaların yalnızca estetik bir süsleme olmadığını; yöresel kültürün, inançların ve sosyal yaşamın da izlerini taşıdığını gösteriyor.

Alıntı Metni

Biber oyasının, bütün Türkiye’de aynı anlama gelen evrensel bir sembol olarak değil, bazı Anadolu yörelerinde evlilikte yaşanan sıkıntı veya mutsuzluğu ifade etmek için kullanılan yöresel bir motif olarak değerlendirmek gerekiyor. Oya geleneğinin en dikkat çekici yönlerinden biri de kadınların duygularını doğrudan söylemeden ifade edebilmesine olanak sağlamasıydı. Oyaların zaman zaman bir iletişim aracı olarak kullanıldığı bir kültürde örneğin İzmir Oya'sının 'söylenemeyen bir söz' veya farklı duyguların taşıyıcısı olabildiği görülüyor. Bu açıdan bakıldığında bir yazmanın kenarındaki birkaç santimetrelik oya, dönemin sosyal hayatında önemli bir mesaj taşıyabiliyordu. Renk, motif ve işleme biçimi; kişinin yaşı, medeni durumu veya içinde bulunduğu duygu durumuyla ilişkilendirilebiliyordu.

Günümüzde günlük yaşamda oya kullanımının geçmişe göre azalmasına rağmen bu el sanatı tamamen ortadan kalkmış değil. Çeyiz hazırlıkları, yöresel etkinlikler, el sanatları çalışmaları ve geleneksel üretim faaliyetleri aracılığıyla oya yapımı yeni kuşaklara aktarılıyor. İğne, tığ, mekik ve firkete gibi farklı tekniklerle hazırlanan oyalar, kadınların el becerisinin yanı sıra yöresel hafızanın da taşıyıcısı olmayı sürdürüyor.

Alıntı Metni

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.