Sil baştan kazanacak aday muhabbeti mi?..

Türkiye siyasetinde son 4- 5 yıldır en çok konuşulan, tartışılanların başında muhalefetin cumhurbaşkanlığı adaylık sorunu var... Son cumhurbaşkanlığı seçimi (2023) öncesinde 6’lı masa ya da muhalefet bloğunun adayı İstanbul veya Ankara Büyükşehir Belediye başkanlarından birinin mi yoksa; CHP Genel Başkanı’nın mı olacağı, özellikle de “kazanacak aday” polemiği haftalarca, aylarca sürdü mesela. Sonuç malum...Kaybedilen bir seçimle gelen ana muhalefet partisindeki yönetim değişikliği, hemen ardından da 5 yıl sonrasındaki yeni seçime dönük apar topar Ekrem İmamoğlu’nun adaylığının deklare edilmesiyle yeniden başlayan tartışmalar... Diploma sorunu, yolsuzluk davaları, 38’inci kurultayla ilgili Mutlak Butlan kararı üzerine bölünmeyle nihayetlenen süreçte de tartışma, polemikMansur Yavaş’ın adaylığı üzerine ivmelenmiş durumdaydı. Herkes Yavaş ne diyecek ne yapacak diye konuşuyordu… Mutlak Butlan kararı sonrasında gerçekleşen ayrılıkta iki taraf da “aman Yavaş’a dokunmayalım, kırmayalım” havasındaydı hep. Ama son zamanlarda bu yaklaşımdaki değişiklik, özellikle de CHP’den gelen rahatsızlık emareleri ve artık net bir tavır beklentisi de bilinen durum...Yeni Parti’nin ise onun adına tavır sergilediği Özel’in gittiği yerlerdeYavaş’ın selamını iletmesi ya da Yavaş’ın kritik görüşmeleri, temasları hakkında “benim haberim vardı” diyerek “bizimle beraber” algısı yaratmaya çalışması da öyle. Niyesi de kamuoyu araştırmacılarına göre şuydu:
Yeni Parti ilk anda yakaladığı ivmeyi birazkaybetti... Heyecan anlamındayine var ama baştaki kadar değil... Yavaş, siyaseten Özel adına en büyük koz… Bunu partiyi kenetlemek, toparlamak içinde değerlendiriyor...
★★★
Mansur Yavaş’ın zaten epeydir sinyal veren partisinden istifası ve yoluna bağımsız olarak devam etme kararına bu açıdan bakıldığındaCHP açısından manzara şöyle:
CHP parti aidiyeti, disiplin diyor. CHP için şimdi önemli olan hususlar bunlar. Arınma diye tabir ettikleri bir çerçeve içerisinde ayrılanların ve belediyelerdeki yolsuzluk- yozlaşmayla ilişki kuranların partiden ayıklanması, kendi kurultay süreci önündeki engellerin kaldırılması demek... O bakımdan CHP açısından şu anda kazanacak aday veya Yavaş gibi sağ seçmene dehitap edecek bir aday öncelikleri yok. Onlar için öncelik, parti aidiyetiyle, partinin ayakta durduğunu göstermek. Ayrılanlar CHP’nin sıfıra ineceğini varsaymışlardı malum. O bakımdan CHP’nin Yavaş’ın istifasına karşı gösterdiği tavır kendi stratejileriyle uyumlu...
Bu durumda da Yavaş’ın CHP’den istifasından ziyade tarafsız kalma kararı, Yeni Parti adına düşünülmesi gereken bir durum aslında. Gerçi Özel, “Mansur Yavaş’ın alacağı her türlü karara saygılıyız. Mansur Yavaş gibi bir siyasetçinin butlan yönetiminin kaprisleriyle terbiye dilmesi ve oranın siyasetine alet edilmesi söz konusu olamaz” sözleriyle hala Yeni Parti’ye katılması anlamında ümit var bir hava sergiledi ama aksini savunan siyaset bilimciler de şöyle diyorlar:
“Onların tahmin ettiği gibi CHP silinmedi. Üstelik Yeni Parti içerisinde de arzu ettikleri türden bir sıçrama yani toplumsal kesimlere açılma yaşanmadı. Yeni Parti içerisinde de kimi soru işaretleri var. Bütün bunlar Yeni Parti etrafında birtakım tereddütler doğuruyor. Mansur Yavaş da Yeni Parti’yle ilişkiler bakımından bu tereddütleri muhtemelen muhafaza edecek… Bağımsız kalmak tabiriyle de aday olup, olmama halini de düşünen bir noktaya geldi...”
★★★
Dolayısıyla siyasette; cumhurbaşkanı adayı belirleme tartışmalarının daha da ivmeleneceği, olası ittifak hesapları ve sil baştan “kazanacak aday” muhabbetlerinin yineleneceği yeni bir sürece girileceği belli. Bu da ne demek? Ana muhalefet eski haliyle, yenisiyleyıllardır olduğu gibi iç tartışmalar, çekişmeleryüzünden halkın gerçek gündemine odaklanamayacak yine. Enerjisini çoğunlukla kendi içindeki kongreler, liderlik yarışları veya adaylık hesaplarına harcayacak. Bu anlamda görünür gerçeklik de ortada: Parti ikiye ayrıldı kendilerini “yeni” diye nitelendirenlerin “yeni “ olarak söyledikleri bir şey yok.. Parti vitrinleri, siyaset yapma tarzlarıbildik eskisi gibi... Odaklanacakları Sadece “aday kim olacak” meselesi de kamuoyu araştırmalarına göre seçmen eğilimlerinde ciddi kırılmalara yol açıyor. Adaylık tartışmalarının program ve kadro vizyonunun önüne geçmesi, ülkeyi yönetmeye hazır olmadığı algısını, besliyor… Zaten var olan güven sorununu hepten tetikliyor...
Sende Yorum yap