s

Üniversitede sınıflar neden boş?

OZAN ÖMER KADÜKER -Üniversitelerde, 2026-2027 eğitim-öğretim yılı başladı ancak sınıflar henüz dolmadı. Bazı üniversitelerde ilk hafta olması nedeniyle öğrenciler derslere katılmıyor.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) İktisat Bölümü’nden Prof. Dr. Yakup Küçükkale de sosyal medya hesabından boş bir sınıfın fotoğrafını paylaşarak “Sabah 6.00’da kalktım. Tıraşımı oldum, duşumu aldım, dişlerimi fırçaladım. Amaç: 8.00’deki derse yetişmek. Yetiştik nitekim. Ama sınıfın hali bu. Yani hiç kimse yok. Sorsan ‘Hocalar şöyle, hocalar böyle’... Peki ya öğrenci?” ifadelerini kullandı.

Milyonlarca görüntülenme alan paylaşıma bazı öğrenciler ve akademisyenler destek verirken bazıları ise dersin çok erken başladığını belirterek öğrencileri haklı buldu.

‘İLK HAFTA’ ÖN YARGISI

Konuyla ilgili Milliyet’e bilgi veren Küçükkale, “İlk hafta, saatine bakılmaksızın, ister sabah olsun ister öğleden sonra öğrenciler sınıfa pek uğramazlar. Bu durum neredeyse gelenek haline geldi. Ders saat 8.00’deydi. Elbette onun da etkisi var. Ama 11.00’de de 20-25 civarı öğrenci var. Oysa derse yazılan öğrenci sayısı 100’ün üzerinde. Neden gelmiyorlar? ‘İlk hafta derse mi girilirmiş?’ geleneği yüzünden” dedi.

Benzer durumların vize sonrasında da yaşandığına dikkat çeken Küçükkale, “Vizeler biter bitmez öğrenciler ‘kafa tatili’ diye tabir edilen bir hafta yaşarlar. Üniversitelerin çoğunda durum böyle” diye konuştu.

Kurumsal hayatı bıraktı, köyde butik otel açtı! ‘Kariyer yapmak değil, hayal ettiğim hayatı kurmak istedim’

‘İLGİSİNİ KAYBEDEBİLİYOR’

Kastamonu Üniversitesi’nden Eğitim Sosyoloğu Prof. Dr. Tunay Kamer ise “Günümüzde birçok öğrenci gece geç saatlere kadar uyanık kalıyor; sosyal medyada, bilgisayar başında ya da farklı uğraşlarla vakit geçiriyor. Sabah kalkmakta zorlanan öğrenci dersini ertelemeye başlıyor. Bir başka neden ise dönemin ilk haftasındaki ders ekleme ve bırakma süreci. Öğrenciler arasında ‘ilk hafta zaten ders işlenmez’ düşüncesi oldukça yaygın” ifadelerini kullandı.

Bilgiye erişimin kolaylaşması ve dijital alternatiflerin, öğrencilerin sınıfa gelme ihtiyacını azalttığına dikkat çeken Kamer, şunları söyledi: “Sınıfta yalnızca slaytların okunduğunu gören bir öğrenci, aynı konuyu internet üzerinden hızlandırılmış bir videoyla çok daha kısa sürede öğrenebileceğini düşünüyor ve okula gitmeyi gereksiz bulabiliyor. Bir öğrenci sınıfa girdiğinde, kitapta veya slaytta yazılanların ötesinde bir analiz, uygulama veya tartışma ortamı görmediğinde, dersin kendisine bir katkı sağlamadığını düşünüyor. Öğrencilerin gelecek kaygısı da en önemli etkenlerden biri. Eğitimin sonunda istihdam edileceğine inanmayan bir öğrenci, derslere ve üniversiteye karşı ilgisini kaybedebiliyor.”

Haber İçi Banner

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.