Liverpool limanından Salah yaylasına!
Lige ara verdik. Hazır nefes almışken, not defterimizi karıştıralım dedik.
Mohamed Salah, Liverpool’un sakin limanından Karadeniz’in hırçın dalgalarına uzanan yeni bir yolculuğa çıktı.
Bir dünya yıldızının Trabzonspor’a transferi İngiltere’de şaşkınlık ve kıskançlık, ülkesi Mısır’da heyecanla karşılanırken, kuzeyin futbol kentinde tarifsiz coşkuya dönüştü.
Salah’ın kariyerine, performansına, liderlik vasfına laf eden çarpılır!
Ancak ülke genelinde, Trabzon özelinde insanlar bazen öyle abartılı, mantık sınırlarını zorlayan, sıra dışı tavırlar sergiliyor ki, pes diyoruz.
Salah, yaşadığı coğrafyanın kültürünü, doğasını ve insanlarını tanımaya özen gösteriyor.
Konyaspor maçından sonra izin gününde Sümela Manastırı’nı gezmiş, ardından yörenin harika yaylalardan birine çıkmış.
Gününü; görelim, tanıyalım, beğenelim belgeseline dönüştürmüş.
Bunların haber olması çok doğal. Sonuçta bir dünya starı sosyal medya hesabını güncellemiş, takipçilerini mutlu etmiş.
Kurtdere değişmeyecek
Peki, Salah’ın oturup fotoğraf çektirdiği o “kaya” parçasını binlerce insanın “ziyaret” mekanına çevirmek, adeta kutsamak, yanı başına “Salah yaylası” tabelası asmak ve belediyeden tahsisli bank yerleştirmek hangi akla hizmettir?
Fanatizmin tuhaf ve tarif edilemez tezahürü müdür?
Siz Mısırlı yıldızın yediğine içtiğine, gezdiğine değil, keyif veren gollerine, Trabzonspor takımına yaptığı katkıya bakın.
Dediğini yapın, yaptığını yapmayın.
Salah’ın sözleşmesi iki yıllık. Sonraki rotasını kestiremeyiz.
Ancak nesillerdir “Kurtdere” olarak bilinen güzelim yaylanın gelecekte onun adıyla anılmayacağına eminim.
On yıl önce Galatasaray maçında yere düşen kırmızı kartını alıp hakeme gösterdiği için kahraman ilan edilen ve Trabzon kent meydanına heykeli dikileceği sözü verilen Salih Dursun’un sıfatını ve nerede olduğunu hatırlayan var mı?
Hayatınıza dokunan güzel şeyleri abartmayın, sadece tadını çıkarın.
MONTELLA VE HACIOSMANOĞLU
Bu satırların yazıldığı saatlerde A Milli Takımın Avrupa Uluslar Ligi’nde Fransa ile oynadığı maç henüz başlamamıştı.
Ay-yıldızlı ekibimiz çok çetin bir grupta 10 gün içinde birbirinden kritik 4 sınava çıkacak.
Ve elbette Teknik Direktör Vincenzo Montella’nın kaderi de son virajda çizilecek.
Bakalım Dünya Kupası’ndaki hayal kırıklığına rağmen Montella’ya sahip çıkan Federasyon Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu olumsuz bir tablo yaşanırsa, aynı tavrını sürdürebilecek mi?
Ne fark eder ki? TFF Başkanı dün söylediklerini yarın unutmuyor mu?
ADALETİN BU MU DÜNYA?
Süper Lig’in 6. haftası tartışmalı pozisyonları ile geride kaldı.
Futbol Federasyonu’nun yıllardır süre gelen disiplin uygulaması garip şekilde rötar yaptı. Çünkü haftanın maçları tamamlandıktan sonra en geç salı günü disiplin sevkleri açıklanırdı.
Örneğin; Trabzonspor maçında kırmızı kart gören Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk ile aynı maçta ihraç edilen Ugochukwu’nun akıbeti aynı hafta belli olurdu.
Ya da Beşiktaş maçında hakem Ali Şansalan’ın yüzüne defalarca “...c off” diye küfür eden Amedsporlu Krasniqi’nin ceza alıp almayacağı gibi.
Beylerin keyfi nihayet dün akşamki milli maç öncesinde yerine geldi. Okan Burak ve Ugochukwu tedbirli olarak PFDK’ya gönderildi.
Hukuk müşavirliği yeterli kanıt bulamamış ki, Krasniqi es geçildi. Sanırım bu kez de MHK, Amedsporlu oyuncu yerine küfüre seyirci kalan Şansalan’ı cezalandıracak!
İşler öyle çığırından çıktı ki artık herkes kendi adaletini sağlamaya çalışıyor.
Categories: Liverpool limanından Salah yaylasına!
Sende Yorum yap