Neden bu kadar çok İngiliz kulübü satışta?

Dünyanın en büyük gazetelerinden New York Times, pandemiden bu yana başlıktaki soruya cevap arıyor. Amerikan Futbol Ligi (NFL), basketbol ligi (NBA) ve beyzbol liginde (MBL) her yıl artan gelirlere doymayan ABD’li iş adamları, Britanya futbol liglerinin herhangi birinde top koşturan takımların peşinde… Futbol insanlarıyla masaya yatırılan konudan benim çıkardığım başlıklar şunlar:
■ Piyasa yükseliş trendinde; tıpkı borsada olduğu gibi. Fiyatlar arttıkça işlem hacimleri de artıyor. İngiliz futboluna yönelik ilgide kesinlikle bir artış var ve bu sadece Amerikan sermayesiyle sınırlı değil; ilgi küresel boyutta.
■ Piyasada çok daha fazla potansiyel alıcı ve yakın zamana kıyasla çok daha geniş bir yelpazeye yayılan yatırımcı profilleri söz konusu. Alıcı havuzunun derinleşmesi, daha fazla işlemin gerçekleşmesini sağladı.
■ İş insanları neyi hesaba kattığına dikkat etmeli. Gerçekten satılık olan bir kulüp ile artık sessiz sedasız para harcamayı bırakmış bir kulüp sahibi arasında fark var. Fırsat gibi görünen durumun büyük bir kısmı aslında sadece yorgunluktan ibaret.
■ İngiliz futbolunda iki farklı pazar söz konusu. En üst seviyede kulüp sahipleri, değerlemelerin hiç olmadığı kadar yüksek olması nedeniyle azınlık hisselerini yüksek bedellerle satıyorlar. Daha alt seviyelerde ise işletme zararlarını finanse etmenin hiç olmadığı kadar zorlaşması nedeniyle kulüpleri indirimli fiyatlarla elden çıkarıyorlar.
■ Doğru fiyat verildiği takdirde her kulüp her zaman satılıktır.

Bezos kartları yeniden kardı
İngiliz futbol piyasasını hareketlendiren en önemli gelişme, dünyanın en zengin üçüncü kişisi Jeff Bezos’un Liverpool’un yüzde 38’lik hissesini satın almak için bir konsorsiyuma dahil olması... Bu anlaşma, kulübe yıllık gelirinin neredeyse 8 katına denk gelen 5.5 milyar sterlinlik (7.4 milyar dolar) bir değer biçiyor. Bu değerlendirme ile Liverpool, herkesin incelediği bir örnek teşkil ediyor.
Görünen o ki, Bezos’un bu şekilde devreye girmesi İngiliz futbolunda her şeyin değerini yeniden belirliyor. Yani ‘kulüp sahibi yorgunluğu’ OUT, kulüp sahiplerinin bir miktar daha kazanç fırsatı görmesi IN…
‘16 Championship takımı dünden hazır’
Pandemi sonrası İngiliz futboluna daha sıkı mali kurallar ve düzenlemeler getirildi. Bu da kıtalararası yatırım yapanlar için İngiliz futbolunu daha güvenilir ve cazip hale getirdi. Burada en büyük değer, Championship’te yatıyor. Uzmanlara göre, kadro maliyet oranının yüzde 85 ile sınırlandırılması (kulüplerin takımları için yapabilecekleri harcamayı gelirleriyle ilişkilendiren bir kural), bu ligde geleneksel olarak görülen büyük çaplı zararları dizginleyecek. Premier League’den gelecek yaklaşık 1.5 milyar sterlinlik yeni dayanışma ödemelerinden aslan payı alacak olmaları cabası... Playoff sisteminin 4 takımdan 6 takıma çıkarılması ise bazı kulüplere bir üst lige yükselme konusunda daha fazla şans tanıyarak yatırım cazibesini daha da artırıyor.
New York Times’ın tahminine göre Championship’teki 24 kulübün üçte ikisi, parasıyla geleni yarın bir tesis turuna davet etmeye çoktan hazır!

Üç yılda bir PL maliyeti
ABD’lilere göre Championship, “dünya sporundaki en pahalı piyango bileti.” Çünkü Premier Lig’e çıkma hedefiyle bir maaş bütçesi oluşturuluyor. Çıkarsan süper ama çıkamazsan o bütçe küçülmüyor! Yani bir kulüp sahibi, üçüncü yıla gelindiğinde, Championship geliriyle Premier Lig seviyesinde bir maliyet yapısını sürdürmek zorunda kalabiliyor. Bu hesaba göre, 2022’de Championship takımı Hull City’i 20 milyon sterline alan Acun Ilıcalı’ya piyango iyi vurdu. Takım bu yıl Premier Lig’de ve değeri 252 milyon sterlin… Kuşkusuz bu şans değil. Ilıcalı’nın kurduğu mali ve futbol sisteminin başarısı…

Not: Bu konuyla ilgili 17 Mart 2026 tarihli “İngiltere revaçta: Ünlüler neden futbol kulübü satın alıyorlar?” ve 18 Ağustos tarihli “Dünyanın en zengin 3’üncü insanı, gözünü Liverpool’a dikti” başlıklı yazılarıma göz atmanızı tavsiye ederim
Haftaya salı görüşürüz…
Sende Yorum yap