Fon görünümlü 5. kol faaliyeti

Tarih ders çıkarmasını bilenler için öğreticidir.
Gezi olayları öncesinde Türkiye’de dolar kuru 1,84 lira…
Politika faizi yüzde 4,5… Enflasyon ise 6,13’tü…
Ama seçilmiş iktidar bir sokak darbesiyle yıkılmak istendi!
Gezi olayları bir milattır. Türkiye o günden bu yana sosyal medyadan körüklenen yapay kutuplaşmalarla kırılmaya müsait fay hatları sürekli tetiklenen bir ülke.
17-25 Aralık kumpasları, büyükşehirlerde patlatılan bombalar, sistemli bir biçimde tırmandırılan terör olayları, FETÖ’cü darbe, ekonomik ve askeri ambargolar… Hepsinin belirli bir takvim içerisinde Gezi’den sonra bu ülkenin başına bela edilmesi tesadüf olarak kabul edilemez.
Gezi’de amaç sadece hükümeti devirmek değildi. Asıl dert 1,5 yıl sonra yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerine Recep Tayyip Erdoğan’ın katılmasını engellemekti.
Bugün de seçime 1,5 yıl varken, aynı senaryo farklı aktörlerle hayata geçirilmeye çalışıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın TBMM’nin açılış konuşmasında altını çizdiği şu husus tam da bu sebeple çok kritik: “Toplumsal fay hatları kaşınmak suretiyle ülkeler, içeriden çözülmek ve çökertilmek istenmektedir. Bu yıkım projesinin komuta ve kontrol merkezinde ise ‘emperyalist-siyonist ittifakı’ bulunmaktadır.
“Yine mi dış güçler! Sen fon soygunundan haber ver” diyenler biraz sabretsin. Önce şu kusursuz 5. Kol faaliyetini bir özetleyelim, onu da anlatacağız.
5. Kol faaliyetinin mantığı ülkenin direncini içerden kırmaktır. Dışardaki hedefe içeride üretilen güvensizlik ve kargaşayla hizmet etmektir. Tıpkı Gezi’de olduğu gibi. Emin olun bugün yaşanan fon skandalının altında da böyle bir makro plan var.
Gelelim fon meselesine…
Elbette bu yolsuzluğun üzerine kararlılıkla gidilecek. Hırsızlardan, kamu görevini kötüye kullananlardan hesabı sorulacak. Ekonomideki sıkıntılar açıkça konuşulacak. Böylece haklı şikâyetleri istismar etmek isteyenlerin elindeki malzeme de alınacak.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın meseleye bakış açısı da bu.. Fon olayının ekonomik güvenliğe ve toplumsal barışa yönelik bir tehdide dönüşmesine fırsat vermeyeceklerinin altını kalın çizgilerle çiziyor.
Bu ülke geçmişte darbelerle, terörle, ağır siyasi gerilimlerle, ekonomik ambargolarla defalarca sarsıldı. Her sarsıntıda vatandaş kaybetti; emeği, birikimi ve geleceğe olan inancı zarar gördü.
Bugün aynı bedeli yeniden ödememek için hem adaleti hem toplumsal dayanışmayı korumak zorundayız.
Fon meselesi çözülür, vatandaşın mağduriyeti giderilir. Sorumlular hak ettikleri cezaları alır.
Yeter ki biz, bir kez daha 5.Kol faaliyetleriyle birbirimize düşmeyelim…
Türkiye’nin kaybından siyasi kazanç çıkarmaya çalışanların oyununa gelmeyelim.
Sende Yorum yap