Soru işaretleri bitmiyor!

Dubai’den kalkıp Tel Aviv’e giderken Suudi Arabistan’a acil iniş yapan “Flydubai” uçağında yaşananlara ilişkin tartışmalar sürerken, uzmanların yaşananlara ilişkin ortaya koyduğu çekinceler ve acıklamalar, olayla ilgili soru işaretlerinin artmasına neden oluyor. Bu arada Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE), İsrail ulusal hava yolu şirketi El Al’ın İsraillileri ülkeye geri getirmek amacıyla dün düzenlemeyi planladığı seferlere verdiği izni iptal ettiği bildirildi.
FlyDubai uçağıyla ilgili İsrail’in açıklamaları, görgü tanıklarının ifadeleri, olay sırasında uçakta çekilen görüntüler ve sonrasında yaşananlar tartışılmaya devam ediyor. İsrail basını, olayı ilk etapta “uçak kaçırma” olarak duyururken, Başbakanlık Ofisi ise bunun kabin içi kavga olduğunu vurgulamıştı. Ancak bu açıklama, daha sonra “terör saldırısı” olarak değiştirildi. 35 saniyede 6000 metreden fazla düştüğü söylenen uçağın içinde yolcuların “rahatça ayakta kalması” ve “oksijen maskelerinin açılmamış olması”na da dikkat çekiliyor.
Uçuş yasağı
Bununla birlikte uçağı düşürmeye çalıştığı belirtilen Ummanlı pilotun nasıl Tel Aviv’e yapılan seferde görevlendirildiği de bir başka ilginç konu. Nitekim Flydubai’nin İsrail hava sahasını kullanabilmesi için yapılan anlaşma, seferlerde görevli tüm pilotların İsrail’le ilişkilerini normalleştiren ülkelerin vatandaşı olmasını şart koşuyor. Umman ise bu kategoride yer almıyor ve neden uçuşta yer aldığı açıklanmadı.
Ayrıca uçakta iki yedek pilotun daha bulunduğu belirtilirken, kokpite giren “tesisatçının” uçağı düzeltmesi de bir başka ilginç nokta. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Yaniv Hayoun adlı kişinin, kapı açılınca kokpite girerek Ummanlı pilotun etkisiz hale getirilmesini sağladığı, ardından da “bir belgeselde gördüğü” yöntemi uygulayarak irtifa kaybeden uçağı düzelttiği ardından diğer pilotları kokpite çağırdığını söylemişti. ABD Başkanı Donald Trump da, buna dikkat çekerek “Binyamin Netanyahu’nun kendisine anlattığı hikâyenin bu olduğunu” söyleyip, pek de inanmadığını belli etmişti.
Öte yandan, pilotların yolcularla aynı güvenlik prosedürlerine tabi olmasına rağmen pilotun uçağa bıçak ya da başka bir kesici-delici aleti nasıl soktuğu sorusu da yanıtsız kalan sorular arasında.
Bununla birlikte olayın, Netanyahu’nun, 29 Eylül’de “bir saldırıya yönelik göstergeler olduğunu” iddia etmesinden saatler sonra meydana gelmesi de, dikkat çekici.
‘Mantıklı gelmiyor’
CNN’de yayımlanan bir programda, Flydubai uçağının 35 saniyede 20 bin feetten fazla alçalmasını (düşmesini) simulatörde canlandıran pilotlar, bu dalışın sadece dayanılması zor bir şiddette değil, aynı zamanda yapısal olarak uçağı parçalanmanın eşiğine getirecek bir manevra olduğunu kanıtladı. Bu canlandırmayı gerçekleştiren pilotlardan Aaron Murphy, uçağın söz konusu dalış sırasında saatte 700 milin üzerinde bir hıza ulaştığını kaydetti, bu sırada yolcuların ayakta durmasının imkânsız, ölmemelerinin ise mucize olduğunu söyledi. Murphy açıklanan bazı rakamların kendisine mantıklı gelmediğini belirterek, “Eğer bu kadar hızlı alçalıyorsa, uçak tamamen parçalanmış olurdu” dedi.
Türk pilotlar da açıklamalardan şüpheli!
EREN KOCA -Dubai’den Tel Aviv’i giderken acil iniş yapmak zorunda kalan Flydubai’ye ait “FZ1073” sefer sayılı uçakta yaşananlar ve açıklamalarda verilen rakamlar, Milliyet’e konuşan Türk uzmanlar tarafından da şüpheyle karşılanıyor. Uçağın bu kadar kısa saniyede 20 bin feetten fazla irtifa kaybedip sağlam kalmasının imkânsızlığını dile getiren emekli kaptan pilot ve kaza araştırma uzmanı Eyüp Turşucu, “Bu uçağın yapısal direniş limiti en fazla dakikada 8 bin feet falandır. 1 dakika içerisinde 25-30 bin feet kaybetmesi mümkün değildir. 30 saniyede bu kadar feet düşen uçak sağlam kalmaz” dedi.
“30 saniyede 4 bin 267 metre yaklaşık 15 bin feet kaybetmesini, uçuş veri sisteminde görmediğim sürece inanamam. Böyle bir şey açalma değildir, düşmedir. 30 saniyede 4 bin demek 1 dakika içerisinde 8 bin metre kaybedecek demektir. Buna o uçağın dayanması mümkün değil. Normal olarak uçaklar dakikada 3 ila 5 bin feet (bin-1500 metre) kaybedecek şekilde alçalabilir” ifadelerini kullandı.
‘Kabin dağılır’
Havacılık Uzmanı ve Ticari Pilot Tolga Özbek ise şunları söyledi:
“Havacılıkta her şey olabilir. Ancak bu kadar yüksek irtifa kaybediyorsa kabinin dağılması lazım. 30-40 kişinin yaralanması lazım. Ya uçağın limitleri yüksek ya da denildiği kadar irtifa kaybetmedi. Uçağın bu kadar irtifa kaybedip kaybetmediği kara kutu incelemesi sonrası ortaya çıkar. Havacılık kazalarında ön rapor bir ayda nihai rapor ise 1 yılda çıkar. Ayrıca sosyal medya yayınlanan videolarda oksijen maskeleri açılmıyor. Bu kadar yüksek irtifa düşüşünde maskeler otomatik açılır. O bölgeden bilgi almak çok zor. Sosyal medyada her yayınlanan videoya itibar edilmemeli.”
Arap partilerine yasak reddedildi
İsrail Yüksek Mahkemesi, İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden Ortak Liste, Birleşik Arap Listesi (Raam Partisi) ve Hadash Milletvekili Ofer Cassif hakkında İsrail parlamentosu Knesset’te alınan seçim yasağı kararını iptal etti. “Yedioth Ahronoth” gazetesinin haberine göre, mahkeme, Ortak Liste ve Raam Partisi hakkında verilen seçim yasağı kararının içtihatlarla belirlenen standartları karşılamadığı hükmüne vardı. İsrail Merkez Seçim Komitesi’nin Ortak Liste bileşenlerinden Hadash Partisi Milletvekili Ofer Cassif hakkında aldığı yasak kararı da iptal edildi. Ortak Liste’nin bileşenlerinden Balad Partisi lideri Sami Ebu Şehade ise önceki gün Yüksek Mahkeme’nin adaylığını çekmemesi durumunda yasak kararı alacağını duyurmasının ardından seçimlere katılmama kararı aldığını açıklamıştı.
Categories: Soru işaretleri bitmiyor!
Sende Yorum yap