Yazık etmeyelim
Milli Takım konusunda öylesine yüksek beklentiler yaratıldı ki, kamuoyunun önemli bir bölümü bu takımın Dünya Kupası’nda en azından yarı final oynayabileceğine inandı. Peki ya sonuç? Ardından Uluslar Ligi’nde üç maç, üç yenilgi… Rakamlar ortada. Elbette futbolda yenilmek vardır. Bir turnuvada başarısız olmak da mümkündür. Ancak asıl mesele, başarısızlığın ardından ne yaptığınızdır. Benim itirazım tam olarak burada başlıyor. Bu tablo ortaya çıktıktan sonra Türkiye Futbol Federasyonu yönetiminin, Montella konusunda ısrarcı olması ve İtalyan teknik adamı koruyan bir yaklaşım sergilemesi anlaşılır değildir.
Teknik direktör ile futbolcular arasındaki güven duygusu ciddi biçimde zedelenmiş görünüyor. Bir takımın teknik direktörüyle oyuncuları arasında güven kalmadığında, taktikten, sistemden, kadro tercihinden çok daha temel bir problem ortaya çıkar.
Ve böyle bir kopuş varsa, bunun üzerini örterek devam edemezsiniz. Bazen en zor karar, yanlışta ısrar etmek yerine durabilmektir. Bazen de zarar büyümeden geri dönmektir. Zararın neresinden dönülürse kârdır. Millî Takım’a yazık etmeyelim.
Sende Yorum yap