s

Hücreler geçmişi hatırlar mı? Yıllar önce yaşandı, etkisi bugün ortaya çıkıyor: Bedenin gizli hafızası

Betül Yasemin Kökbek / Milliyet.com.tr - Zihin, sinir sistemi ve bağışıklık sistemi arasında görünmeyen bir iletişim ağı bulunuyor. Psikonöroimmünoloji, stres, duygular ve yaşanan deneyimlerin beden üzerindeki etkilerini bu üç sistem arasındaki etkileşim üzerinden ele alıyor. Özellikle uzun süreli stresin bağışıklık sistemi üzerindeki etkilerine odaklanan bu alan, "Üzüntüden gerçekten hasta olunur mu?" sorusuna bilimsel bir pencereden bakıyor. Geçmişte yaşanan stres ve travmaların bedende nasıl iz bırakabileceği ise psikonöroimmünolojinin dikkat çektiği başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Psikiyatri Uzmanı Uzm.Dr. Ece Vural Milliyet.com.tr'ye bu mekanizmayı tüm detaylarıyla anlattı.

Beden geçmişi düşüncelerle değil, hücrelerin kimyasal hafızasıyla hatırlar. Psikonöroimmünolojinin zihin, sinir sistemi ve bağışıklık sistemi arasındaki ilişkiye odaklandığını belirten Uzm .Dr. Ece Vural uzun süreli stres ve geçmişte yaşanan travmaların beden üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor. Sürekli 'savaş-kaç' modunda kalan sinir sisteminin kronik stresle birlikte bağışıklık sistemini etkileyebileceğini ve kişinin hastalıklara daha açık hale gelebileceğini ifade ediyor. Tüm takviyelerini almasına ve sağlıklı beslenmesine rağmen sık sık hastalanan kişilerde, yalnızca fiziksel etkenlerin değil, geçmişte yaşanan ve çözümlenmemiş duygusal yüklerin de değerlendirilmesi gerektiğini belirten Uzm.Dr. Ece Vural, bu durumun vücutta devam eden bir 'iç fırtına' yaratabileceğini söylüyor.


ÜZÜNTÜDEN HASTA OLMAK MÜMKÜN MÜ?

Geçmişte yaşanan duygusal travmaların sinir sistemini sürekli alarm halinde tutabileceğini belirterek, "Sinir sistemi geçmişteki o korku veya çaresizlik anında takılı kalıp sürekli alarm (savaş-kaç) modunda yaşadığında, salgılanan stres hormonları bir süre sonra hücrelerde direnç yaratır ve bağışıklık sistemi görevini yapamaz hale gelir" ifadelerini kullanıyor. Psikonöroimmünolojiyi, 'zihin (psiko), sinir sistemi (nöro) ve bağışıklık sistemi (immünoloji) arasında çift yönlü etkileşimleri inceleyen bilim dalı' olarak tanımlayan Uzm. Dr. Vural bu alanı daha anlaşılır bir ifadeyle "Zihnimizin, sinir sistemimizin ve bağışıklık sistemimizin arasındaki konuşma dili, haberleşme ağı" şeklinde ifade ediyor.

Yaşlı kuşağın yapay zeka kullanımı nasıl 3 kat arttı? Yalnızlığa karşı dijital teselli mi?

Son zamanlarda oldukça popüler olan bu konu akıllara 'üzüntüden hasta olmak' ifadesini getiriyor. Uzm. Dr. Vural bu durumu ise şu cümlelerle ifade etti: "Yoğun üzüntü ve uzun süreli strese maruz kalındığında beyin bunu hayati tehlike (savaş anı) olarak algılar. Beyinden gelen emirle böbrek üstü bezlerinden yoğun kortizon ve adrenalin (stres hormonları) salgılanır. Normalde mikroplara karşı koruyan bağışıklık hücreleri, aşırı salgılanan stres hormonları yüzünden baskılanır ve kronik bir iç iltihaplanma (inflamasyon) başlar. Basit bir ifadeyle uzun süreli stres ve üzüntüye maruz kalındığında bağışıklık sistemimiz havlu atar ve vücudumuz birçok hastalığa yatkın hale gelir. "Üzüntüden hasta olmak" sözü, psikonöroimmünoloji biliminin laboratuvarda kanıtladığı biyolojik bir gerçektir."

Alıntı Metni


İKİ GEMİ, İKİ KAPTAN, AYNI OLAY!

Açıklamalarına gemi örneği üzerinden devam eden Uzm. Dr. Vural, "Yıllar önce geminiz büyük bir fırtınaya yakalandığında, ambarındaki değerli malzemeler (yani hücrelerimiz ve genlerimiz) yoğun tuzlu suya maruz kalmış olsun. Fırtına diner, limana yanaşırsınız ve zihniniz 'tehlike bitti' der. Ancak tuzlu suyun malzemeler üzerinde bıraktığı biyokimyasal hasar, tortu ve nem temizlenmediği sürece içeride gizli bir çürüme devam eder" diyerek bedenimizde de geçmişte yaşadığımız ağır üzüntü sonrası çok yoğun stres hormonlarının salgılandığını ve bu hormonların hücrelerimizin ve genlerimizin üzerinde biyokimyasal hasar bıraktığının altını çizdi.

Uzm. Dr. Vural, "Siz bugün sakin, huzurlu bir hayat sürseniz dahi hücrelerimiz o eski hasarlı kayda göre çalışmaya devam eder ve vücutta geçmek bilmeyen gizli iltihaplanma (inflamasyon) süreci işler. Günün birinde basit bir günlük stres faktörü ile karşılaşıldığında bağışıklık sistemimizin hemen çökmesi, güncel yaşadığınız stresin etkisiyle değil, yıllar önceki fırtınanın hücrelerde bıraktığı ve henüz temizlenmemiş biyokimyasal hasar nedeniyledir" diyerek açıklamalarını şu cümle ile sonlandırdı: "Beden geçmişi düşüncelerle değil, hücrelerin kimyasal hafızasıyla hatırlar."

Hibrit sistemde de mesai hakkı var
Altında düşüşü frenleyen gelişme! Fed beklentisi değişti

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.