Deveye hendek atlatmak!
Deveye sormuşlar, "Boynun neden eğri?" O da, "Nerem doğru ki" demiş. Türk futbolu için bunu söyleyeceğim ama yetmez, bu benzetme bile kesmez.
Sakın ola, bunu sadece Türkiye Futbol Federasyonu için söylediğim sanılmasın. O sadece işin hörgücü! S şeklinde olan boynu kulüpler, bükülecekmiş gibi duran ayakları hakemleri, yalpalaya yalpalaya gidişi de A Milli Takımı'na benziyor. Hadi, kendimize de bakalım. Futbol basını da, ağız ve dudak yapısı gibi... Ortadan ayrık ve sarkık...
Deve demişken, "deve inadı"nın vücut bulmuş haliydi Ferhat Gündoğdu... Ayrılmak için bu kadar inatçılık, bu kadar ayak diretmesi olmasa, süreç belki de bugünlere gelmeyecekti. İyi mi oldu "mapushane"ye düşmek... Hele Türk Silahlı Kuvvetleri'nde albay rütbesine kadar ilerlemiş birinin böyle bir sebepten dolayı çekip gitmesi... "İtibar" parayla kazanılmıyor, yıllar alıyor. Ama kaybı belki de bir dakikayla oluyor.
Kabul ediyorum; böyle gizlilik taşıyan bir soruşturmanın delillerinin "çarşı-pazar"a dökülmesi hatalı... Kızının hedef gösterilmesi, eşinin akşam akşam bu nedenle suç duyurusunda bulunması ne acı... Türk insanı, "aile" kavramında hassastır. Ferhat Gündoğdu'nun en katı muhalifi olanların bile bunu kabul etmesi zordur.
Ancak sistem dışına itilen hakemlerin de ailesi yok muydu? Onlar acı çektiğinde siz neredeydiniz? Eleme, kalburla değil, süt süzgeciyle yapılmalıydı; olmadı. Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun Trabzonspor döneminden kalanları liste olarak elinize vermesi "deve kini", bunu kabul etmeniz de sizin hinliğiniz değil miydi?
A Milli Takımımız için ayrı bir paragraf gerekiyor. Çok değil, Dünya Kupası sonrasında, "Kaç büyük deviririz" dememiş miydik? Karşımızdaki rakiplerin "deve dişi" ekipler olduğunu bilmiyor muyduk? Şimdi Montella çıkmış, "Buralara biz getirdik" diyor. Getirmek mi başarı, kalmak mı?
Ona bir Türk atasözüyle cevap vermek boynumuzun borcu:
"Deve, Kabe'ye gitmekle hacı olmaz."
Son söz Hacıosmanoğlu'na...
Madem ki istifaya niyetiniz yok; çevrenizde yaşananları görmemek için, "deve kuşu gibi kafanızı kuma gömmek" ile bir şeyi değiştiremezsiniz. İnisiyatif almak, yönetim içindeki çok başlılığı durdurmak, çevrenizdekilere koşulsuz inanmayı bırakmak ve her şeyden önemlisi, Türk futbolunun ağa babası olmak zorundasınız.
Bunu başarmak, "atla deve" değil... Ancak şüpheliyim. Yapamayacağınız için değil, yapmaya zamanınız kalacak mı bu soru işareti...
Sende Yorum yap