s

Uçuklu akrabası öptü, beyin enfeksiyonu geçirdi! Oğlum 6 yıldır zihinsel engelli ve epilepsi hastası

Betül Topaklı / Milliyet.com.tr -Yazar ve ressam Buse Altan Yasanlar, 1993 yılında İzmir’de dünyaya geldi. Üniversitede eğitim gördüğü 2012 yılında eşiyle tanışmasının ardından 2016 yılında evlendi. Çiftin evliliklerinden dört yıl sonra oğulları Atlas dünyaya geldi. Oğlunun dünyaya gelişiyle büyük bir mutluluk yaşadıklarını anlatan Yasanlar, “İlk aylar her şey çok güzeldi. Sadece yeni doğan bakımına dair herkesin yaşadığı ufak tefek sorunlarla karşılaşıyorduk. Bu zahmetlerin kısa süre sonra sona ereceğini ve hayatımızın daha keyifli dönemlerine geçeceğimizi biliyorduk. Fakat kaderin başka bir planı varmış. İşler hiç beklediğimiz gibi gitmedi ve hayatımız telafisi mümkün olmayacak şekilde değişti” dedi. Buse, 10 aylıkken oğullarının başına gelen olayı şöyle anlattı:


Alıntı Metni

BEYİN ENFEKSİYONU GEÇİRDİ

Akraba ziyaretinden kısa süre sonra oğlu Atlas’ın rahatsızlandığını söyleyen Buse, “Virüsün vücuda girdikten sonra bir kuluçka süresi var. Bu süre tamamlandıktan sonra hastalık kendini belli ediyor. Bir akşam oğlum hafif ateşlendi. Diş çıkardığını düşündüm. Ilık bir duş aldırıp yatırdım. Ancak birkaç saat sonra uyandığında sabit bir noktaya bakıyor ve sol kolunu ritmik şekilde sallıyordu. Çok korktum ve hemen hastaneye götürdüm. Nöbet geçirdiğini orada öğrendim. Yapılan tetkikler sonucunda beyin enfeksiyonu geçirdiği ve buna uçuk virüsünün neden olduğu ortaya çıktı. Daha sonra güzeller güzeli çocuğumuzu yoğun bakıma bırakıp eve dönmek zorunda kaldık” dedi.

‘BEBEKLER HİÇBİR ŞEKİLDE ÖPÜLMEMELİ’

Uçuk virüsü kaynaklı beyin iltihabında dünya genelinde her yıl yaklaşık 20 bin yeni vaka tespit edildiğini açıklayan Buse, “Bu, her yıl 20 bin kişinin benim yaşadığım acıyı yaşadığı anlamına geliyor. Bunu engellemenin tek yolu ise bilinçlenmek. Toplumun yaklaşık yüzde 80’inde uçuk virüsü bulunuyor. Ancak virüsün beyin ve kalp gibi hayati organları enfekte etmesi, özellikle bağışıklık sisteminin zayıf olduğu durumlarda mümkün. Bu nedenle özellikle bebekler başta olmak üzere yaşlılar ve bağışıklığı baskılanmış kişiler risk grubunda” bilgisini paylaştı.

Alıntı Metni


EPİLEPSİ TANISI ALDI

Hastanede yaklaşık bir ay kaldıktan sonra taburcu olup eve döndüklerinde oğullarının artık özel gereksinimli bir birey olduğunu anlatan genç kadın, “Artık yaşıtları gibi öğrenemeyecekti. Üstelik bu bizim için bir şanstı çünkü bu hastalık çok daha ağır sonuçlara yol açabiliyor. Beyin enfeksiyonunun ardından epilepsi gelişmesi ise bizim için kaçınılmaz bir sonuç gibi görünüyordu. Toplumda epilepsinin ilaçlarla kontrol altına alınabildiğine dair genel bir kanı var. Ancak epilepsi hastalarının bir kısmında ilaçlara direnç gelişebiliyor. Maalesef oğlum da bu gruba dahil. Tam altı yıldır oğlumun nöbet geçirmediği tek bir gün bile olmadı. Onun iyileşmiş halini çok merak ediyorum ve bunun için her gün elimden geleni yapıyorum” şeklinde konuştu.

‘HER GÜN 8-10 NÖBET GEÇİRİYOR’

“Oğlum Atlas şu anda zihinsel gelişim açısından yaşıtlarının gerisinde” diyen Buse, “Tam olarak konuşamıyor. Ancak yoğun eğitim ve tedaviler sayesinde bugüne kadar çok önemli yol kat ettik. Önümüzde hâlâ uzun bir yol var. Her gün yaklaşık 8-10 nöbet geçiriyor. Kendini olması gerektiği gibi ifade edemediği için bazı davranış sorunları da yaşıyor. Ancak tüm bunların zamanla geride kalacağına inanıyorum” diyerek oğlunun iyileştiği ve hayata daha güçlü tutunduğu günü sabırla beklediğini dile getirdi.

‘HİNDİSTAN BİZİM İÇİN YENİ BİR UMUT IŞIĞI OLDU’

Oğlu için uygun olan bütün tedavi seçeneklerini değerlendirmeye çalıştıklarını söyleyen Buse, “Nörolojik tedavilerin sonuçları hastadan hastaya büyük farklılık gösterebiliyor. Biz de bazı tedavilerden fayda gördük, bazılarından ise beklediğimiz sonucu alamadık. Türkiye’de oğlum için uygun olan tedavi seçeneklerini değerlendirdiğimiz noktada Hindistan bizim için yeni bir umut ışığı oldu. Üç kür olarak planlanan tedavinin ilk kürünü tamamladık ve bu süreçte çok olumlu sonuçlar gördük. Bu deneyim, bana umudun hiçbir zaman tükenmemesi gerektiğini bir kez daha hatırlattı. ‘Her arayan bulamaz ama bulanların hepsi arayanlardandır’ sözü benim en sevdiğim sözlerden biri. Oğlumun iyileşmesi için elimden gelen her şeyi yapmaya hazırım” dedi.

‘MÜCADELECİ ANNELERE IŞIK OLUYORUM’

Instagram’da buseyasanlar adlı hesabından verdiği mücadeleyi anlatan Buse, “Bu süreç benim için yalnızca oğlumun şifasını aradığım bir yol değil, aynı zamanda benim gibi mücadele eden annelere de ışık olabildiğim bir yol haline geldi” dedi ve ekledi: “Her gün Instagram üzerinden bana ulaşan onlarca anneye Hindistan’daki tedavi sürecine nasıl ulaşabilecekleri konusunda elimden geldiğince bilgi veriyorum. Oğlumun şifasını ararken başka çocukların da şifalarına vesile olabilmek benim için tarifsiz bir mutluluk.”

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.