s

Obezite, okulda yemek, doğru beslenme, Yemek Fonu!

Obez sayımız hızla artıyor. Yetişkin nüfusta Avrupa birincisiymişiz. Dünyadaki obezlerin sayısı da zayıfların sayısını çoktan geçmiş!

Peki bu sayılar varlıklı olmanın, doğru beslenmenin, yediğimiz önümüzde yemediğimiz arkamızda kültürünün bir sonucu mu? Yeşilay’a göre obezite 21. yüzyılın en önemli sağlık sorunlarından birisi! Şimdi bu çerçevede zorunlu eğitim çağındaki çocuklarımızın sağlıklı beslenip beslenemediklerine hep birlikte göz atalım.

Tam da gelişme evresinde 4+4+4 sistemindeki öğrenciler sağlıklı beslenebiliyorlar mı? MEB’den çok Maliye, okulda yemek konusuna neden ısrarla karşı çıkıyor? Maliye’nin kasasında bu kadar para yoksa yasal düzenlemeler ile farklı alanlarda yapılacak binde birlik kesintiler ile zorunlu temel eğitim çağındaki çocuklarımıza sabah kahvaltısı, öğle yemeği, ikindi atıştırması gibi sağlıklı beslenme olanakları sağlanamaz mı? Sorulması, tartışılması bile abes bir konu. Bir an önce bu konuda bir karar alınmalı, hem de hiç zaman kaybetmeden. Yoksa onların yemeği için harcayacağımız paranın çok daha fazlasını sağlık sorunları için harcarız. Yaşanılan sıkıntılar da bonusu olur!..

Hani onlar bizim geleceğimizdi! Güçlü yarınlar sağlıklı nesillerle inşa edilir. Peki bu konuda ne yapıyoruz? Bugün bu konuda hemen herkes kafa yormalı, çare üretmeli. Üretmeli ki yarınlara çok daha güçlü adımlarla ilerleyebilelim… Çocuklarımızdan ve ülkemizin geleceğinden daha önemlisi yok. Hem devlet hem de aile bütçesinden en büyük payın eğitime ayrılması bunun bir göstergesi ama yetmiyor! Öğrencilerin karınlarını doyuramıyoruz. En iyi beslenmeleri gereken çağda düzenli ve sağlıklı beslenemiyorlar! İlk ve ortaokullarda öğle yemeği, üniversitelerde ise öğle ve akşam yemeği olmazsa olmazımız hâline gelmeli. Bunu dillendirmeyenimiz yok gibi ama yurt sorunu gibi bunu da bir türlü başaramadık.

Gazeteci olarak 50 yıldır çok yakından izlediğim bu eğitim sürecinde öğle yemeğine karşı çıkan yok. Tam aksine iktidardan muhalefete, velisinden öğretmenine, öğrencisinden mezununa herkes savunuyor. Öğle yemeği işini üniversitelerde nispeten çözebildik. Bedava olmasa da makul bir ücretle yemek veriyorduk ama son yıllarda sadece bursla ayakta kalmaya çalışan öğrenciler için yemek ücretlerinin altından kalkılamaz hâle geldiği sıkça dile getiriliyor. Dünyanın en önemli ekonomilerinden birisi hâline geldiği iddia edilen ülkemizde, artı bir desteğe hiç gereksinim olmadan bile eğitime ayrılan kaynaklarla yemek sorununu çözebilirdik ama çözemiyoruz.

Devasa kampüslere, makam araçlarına ve eğitim için hiç de elzem olmayan giderlere kaynak buluyoruz ama söz konusu yemek olduğunda nedense hep kaynak sorunu yaşıyoruz! Olaya artık farklı bir pencereden bakıp yemek işini çözmemiz gerekiyor. Verilsin mi verilmesin mi diye daha fazla zaman kaybetmenin hiç anlamı yok. Zaten karşı çıkan da yok. Doğru düzgün sağlıklı beslenmenin maliyeti hesaplanır ve gerekli finansmanın sağlanması için yasal düzenleme gerekiyorsa yasal düzenleme yapılır, YURTKUR benzeri bir kurum yaratılacaksa o kurulur, yerel kamusal kurumlara böylesi bir görev verilecekse onlar görevlendirilir, iş birlikleri gerçekleşecekse onlar sağlanır, yeni açılımlar gerekiyorsa onlara kafa yorulur ve en geç gelecek öğretim yılında ülke genelinde tüm okullarda “Beslenme Saatleri” yeniden gelir.

Bu konuda onlarca fikir geliştirilebilir ama amaç günü kurtarmak değil, sürdürülebilir olmasını sağlamak olmalıdır. Devletten ek bir bütçe istemek yerine demek ki veremiyor ve bundan sonrası için de umut yok gibi görünüyor o zaman devletin gözetim ve denetimi altında yeni oluşumlara bakmak gerekir. Çözüm bulunur, hem de çok kısa bir sürede yeter ki istensin!

Bunlar neler olabilir? Hep birlikte kafa yorup taşın altına elimizi koyar ve gönül birliği edersek hep birlikte bu önemli sorunumuzu da bize yakışan bir şekilde çözebiliriz. İstanbul Valiliği’nin yaptığı gibi milyonlarca öğrencinin olduğu bir kentte sadece 100 bin öğrenciye yemek vermek “Biri yer biri bakar, kıyamet ondan kopar” atasözünü hatırlatır ki bu da kesin bir çözümden çok, farklı sorunları beraberinde getirir. Yemek işi de tıpkı ücretsiz kitap uygulamasında olduğu gibi her öğrenciyi kapsamalıdır…

Özetin özeti: Nereden kısmamız gerekiyorsa kısalım ama çocuklarımızı hem fiziken hem ruhen hem de pedagojik olarak geleceğe artık çok daha güçlü hazırlayalım…

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.