Erdoğan’ın oyun planı

Yaklaşık bir yıl önce AK Partili bir yönetici ile sohbet ederken, söz döndü dolaştı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliği, yönetim anlayışına geldi. Yönetici, Erdoğan’ın siyaset yapanların örnek alması gereken iki özelliği olduğunu söyledi: Sabrı ve sakinliği. Erdoğan’ın kendisine bir görevden alma ya da atama konusunda yapılan ısrarlı telkinleri dinlemekle yetindiğini, taleplerin arka planını gözlemlediğini, tasarrufunun zamanlamasına, yöntemine birçok başka faktörü de düşünerek karar verdiğini belirtti. Sonra da bazı örnekler verdi. Onları burada anlatmayacağım.
Fon krizini izlerken bir kulağımda o yöneticinin değerlendirmeleri, diğerinde Erdoğan’ın açıklamaları ve eylemleri var. Gördüğüm kadarıyla AK Partililer arasında en sakin isim Erdoğan. Bazı AK Partililer Erdoğan’ın hızla hareket etmesini, bürokrasiden, kabineye, genel merkezden Beştepe’ye krizin herhangi bir şekilde parçası olan, göz yuman, görevini ihmal edenlerin hızla görevden alınmaları, gereken her türlü yaptırıma uğramaları gerektiğini söylüyor. Bunlar aslında Erdoğan’ın bir an önce iç soğutmasını talep ediyorlar. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise tıpkı her kabine revizyonu söylentisinde olduğu gibi, tutulan tempolardan etkilenmiyor, onlara kulak asmıyor. Kendi ifadesiyle “sağduyulu ve serinkanlı bir şekilde” ve “cerrah titizliği meseleye vaziyet ediyor”.
Erdoğan YİK’i topluyor
Dikkat edin, Erdoğan Ankara’da fırtınalar koparken İstanbul’da peş peşe yerel yöneticileri kabul ediyor, rutin programlarına devam ediyor. Soğukkanlı. Ancak kamuoyuna mesaj verebileceği her etkinlikte mutlaka fon krizi meselesine değiniyor, es geçmiyor. Ama bunu panik algısına izin vermeksizin yapıyor. Aynı anda birden fazla kurum ve kuruluşu çalıştırıyor. Tek bir kaynaktan gelecek bilgilendirmeyi değil, çapraz sorgulamayı esas alıyor. Tam bu noktada, Erdoğan’ın geçen çarşamba Genel Merkez’de milletvekilleriyle yaptığı konuşmanın bazı AK Partililer tarafından “Cumhurbaşkanı bu işlere kapıyı gösterdi, bana bırakmayın, siz gerekeni yapın” şeklinde okunduğunu da aktarayım. İçişleri Bakanı Yardımcısı Bülent Turan’ın açıklamaları da aynı yönlü tespite işaret ediyor.
Duyduğuma göre 1 Ekim’de Meclis’in açılışı için Ankara’ya gelen, eski Meclis başkanlarından oluşan Yüksek İstişare Kurulu üyeleri o gün bir araya geldi. Kurul’un bu hafta içinde Erdoğan’ın başkanlığında tekrar toplanması bekleniyor. 14 Ekim Çarşamba günü olacağı ifade edilen toplantıya bürokrasinin katılmayabileceği, Erdoğan’ın kıdemli siyasetçilerle baş başa değerlendirme yapabileceği söyleniyor.
Olağanüstü kongre olur mu?
Daha fon krizi ortaya çıkmadan önce AK Parti kulislerinde olağanüstü kongre söylentisi zaman zaman dolaşıma sokuluyordu. MYK’da değişiklik için bir gereklilik olarak ileri sürülüyordu. Ancak partinin kılcal damarlarına hakim isimler, daha o zaman “Erdoğan’ın parti yönetimini şekillendirmek için buna ihtiyacı olmadığını” vurguluyorlardı. Erdoğan’ın MYK’da değişiklik yapmak için kongreye gitmesine gerek yok. Sonuncusu Fatma Betül Sayan Kaya’dan boşalan koltuk olmak üzere, Erdoğan geçen kongreden bu yana MYK’da 2 değişiklik yaptı. Ayrıca geçmişte MKYK’dan MYK’ya kaydırma yapmadan da, çalışmak istediği ismi önce ‘danışman’ olarak atadığı sonra MYK’da Genel Başkan Yardımcısı olarak görevlendirdiği oldu.
Fon krizinin ardından olağanüstü kongre söylentisi tekrar dolaşıma girdi. Normal şartlar altında AK Parti’nin olağan kongresi 2027’de. Kongrenin 2028 seçimleri göz önünde bulundurularak seçim sonrasına bırakılacağı öngörülüyordu. Bu öngörüde bir değişiklik olup olmayacağına Erdoğan gidişata, yapacağı istişarelere göre karar verecek gibi.
Erdoğan seçime doğru yol alırken, kımıldattığı her taşın yaratacağı etkiyi hesap eder. Ekonomide istikrar bir an önce sağlansın diye çaba gösterilirken, dünya kadar çatışma ve gerilimin yaşandığı ortamda ‘Terörsüz Türkiye’ gibi hassas bir süreç yürütülürken, izansızca yapılanı karşılıksız bırakmayacaktır. Oyun planını güncellediği, takvim gözettiği, alternatifler hazırladığı ve komplikasyonsuz bir ameliyat gerçekleştirmeyi planladığı anlaşılıyor. Bu sadece bazılarının tahayyül ettiği gibi olmayabilir.
Categories: Erdoğan’ın oyun planı
Sende Yorum yap