s

Osmanlının koşucu habercileri! Hem müjdeci hem postacı: Nasırla kilometrelerce gittiler

Derleyen: Betül Yasemin Kökbek / Milliyet.com.tr - Osmanlı Devleti döneminde padişahın emirlerini uzak bölgelere ulaştıran, uzun mesafeleri yaya olarak kat eden ve zamanla saray törenlerinin önemli bir parçası haline gelen Peykler, Osmanlı haberleşme teşkilatının dikkat çekici görevlileri arasında yer alıyordu. Daha önce çok az kişinin duyduğu Peykler'in görevi neydi?

Osmanlı Devleti'nde haberlerin hızlı bir şekilde merkezden taşraya ulaştırılması devlet yönetimi açısından büyük önem taşıyordu. Günümüzde telefon, internet ve hızlı ulaşım araçlarıyla saniyeler içerisinde gönderilebilen mesajların yerine geçmişte farklı haberleşme yöntemleri kullanılıyordu. Bu sistem içerisinde görev yapan 'Peykler', padişahın emirlerini ve önemli haberleri yaya olarak ulaştıran özel görevlilerdi.

Alıntı Metni

Peyklerin yetiştirilme süreci, üstlendikleri görevler kadar zahmetliydi. Atların ilerlemekte güçlük çektiği engebeli arazileri bile kolaylıkla aşabilen Peykler, 10 ila 12 yıl boyunca eğitim görüyorlardı. Ancak bu uzun sürecin sonunda mesleğe kabul edilmek için oldukça ağır koşulları yerine getirmeleri gerekiyordu. İstanbul'daki Peykhane kışlalarında yetiştirilen adaylar, ayak tabanlarının sertleşmesi için sıcak kumlar üzerinde koşturuluyordu. Bileklerine ağırlıklar takılıyor, ağızlarında gümüş toplar bulunduğu hâlde uzun süre koşmaları sağlanıyordu. Yaklaşık on yıl devam eden zorlu hazırlık dönemini başarıyla tamamlayanlar, resmen peyk unvanını kazanıyordu. Bu seviyeye ulaşan peykler, bir günde yaklaşık 140 kilometrelik mesafeyi koşarak kat edebiliyordu. Peyklerin yanlarında bulundurdukları üç temel eşya bulunuyordu. Bunların ilki, koşularını kolaylaştırdığı ve hareketlerine düzenli bir tempo kazandırdığı düşünülen gümüş toplardı. Bir diğer önemli unsur, ayaklarına bağlanan ağırlıklardı. Eğitim ve günlük yaşamları sırasında bu ağırlıkları taşıyorlardı. Padişah tarafından bir göreve gönderileceklerinde ise ağırlıklar çıkarılıyordu. Peyklerin kullandığı üçüncü eşya ise zillerdi. Vücutlarına taktıkları bu zillerin sesi, halkın onların yaklaştığını önceden anlamasını sağlıyor, böylece insanlar geçişleri için yolu boşaltıyordu.

UZUN MESAFE KOŞUYORLARDI

Peyklerin temel görevlerinden biri, padişah tarafından gönderilen emirleri ilgili yerlere mümkün olduğunca hızlı şekilde ulaştırmaktı. Bunun yanında istihbarat ve çeşitli haberlerin taşınması gibi görevler de üstleniyorlardı. Peyk teşkilatının Osmanlı'da tam olarak ne zaman ortaya çıktığı kesin olarak bilinmiyor. Ancak Fatih Sultan Mehmed dönemine ait 'Teşkilât Kanunnâmesi'nde peyklerden söz edilmesi', bu görevlilerin en azından 15. yüzyılda kurumsal bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor. Kaynaklarda, peyk teşkilatının daha önceki Türk ve İslâm devletlerindeki haberci geleneklerinden etkilenmiş olabileceği de belirtiliyor. Peykleri diğer devlet görevlilerinden ayıran en önemli özelliklerden biri hızları ve dayanıklı olmalarıydı. İnce ve çevik yapılı kişiler arasından seçilen peykler, uzun mesafeleri yaya olarak kat edebiliyorlardı. İyi koşabilmek için düzenli olarak idman yaptıkları aktarılıyor. Kaynaklarda peyklerin 'İstanbul'dan Edirne'ye yaklaşık bir günde ulaşabildikleri' belirtiliyor.

Alıntı Metni

Peyklerin görevleri zaman içerisinde haber taşımakla sınırlı kalmadı. Osmanlı Devleti'nin büyümesiyle birlikte bu grup, padişahın tören alaylarının da önemli bir parçası haline geldi. Padişah sefere çıktığında, Cuma namazına gittiğinde veya çeşitli bayram ve devlet törenleri düzenlendiğinde peykler padişahın yanında yer alıyordu. Böylece başlangıçta haberleşme amacıyla öne çıkan bu sınıf, zamanla sarayın ihtişamını gösteren tören bölüklerinden biri haline geldi. Peyklerin kıyafetleri de bu görevlerine uygun şekilde gösterişliydi.


Alıntı Metni

AYNI ZAMANDA MÜJDECİYDİLER

Bu durum peyklerin yalnızca posta görevlisi olmadığını da ortaya koyuyor. Padişaha yakın konumda bulunan peykler, törenlerde onun çevresinde yer alıyor ve bazı durumlarda koruma görevleriyle de ilişkilendiriliyordu. Peyklerin sayısı Osmanlı tarihi boyunca aynı kalmadı. TDV İslâm Ansiklopedisi'nde yer alan bilgilere göre 16. yüzyılda sayıları yaklaşık 40 ile 100 arasında değişirken, 18. yüzyılda 150 civarına kadar çıktı. Peyklerin görevleri arasında müjdecilik de bulunuyordu. Özellikle hac mevsiminde hacıların dönüşleri ve ulaştıkları yerler hakkında haber taşımaları bu kapsamda değerlendiriliyordu. Bu görev, haberleşmenin günümüzdeki kadar hızlı olmadığı bir dönemde önemliydi. Bir grubun veya önemli bir kişinin belirli bir yere ulaştığı bilgisinin merkeze mümkün olduğunca hızlı aktarılması, devlet yönetimi açısından değer taşıyordu.

Osmanlı Devleti'nin haberleşme ve devlet teşkilatında yaşanan değişimlerle birlikte peyklerin geleneksel görevleri de önemini kaybetti. 3 Mayıs 1829 tarihinde peyk teşkilatı tamamen kaldırıldı. Böylece yüzyıllar boyunca padişahın emirlerini taşıyan, uzun mesafeleri yaya olarak kat eden ve saray törenlerinde yer alan bu özel görevli sınıfı tarih sahnesinden çekildi.

Bugün bir mesajı dünyanın diğer ucuna saniyeler içerisinde göndermek mümkün. Osmanlı döneminde ise bir emrin veya haberin uzak bir bölgeye ulaşması, habercinin hızına ve dayanıklılığına bağlıydı. Peykler, bu dönemin en dikkat çekici haber taşıyıcıları arasında yer aldı. Padişahın emirlerini uzak bölgelere ulaştıran bu görevliler, zaman içerisinde saray törenlerinin de vazgeçilmez unsurlarından biri haline geldi. Onların hikâyesi, Osmanlı Devleti'nin modern iletişim araçlarından önce haberleşmeyi nasıl sağladığını göstermesi bakımından önemli bir tarihî örnek oluşturuyor.

Haber Yorumları

Henüz Yorum Yapılmamış.

Sende Yorum yap

Son dakika haberler

En güncel ve en doğru, tarafsız haberin merkezi.