Sigara lobisini sevindirmeyin

Türkiye’de her yıl tam 125 bin kişi sigara ve tütün bağımlılığına bağlı hastalıklar sebebiyle hayatını kaybediyor. Tüm ölümlerin yaklaşık yüzde 25’i sigaradan. 25 bin kişi ise başkasının içtiği sigaradan ölüyor.
Türkiye dünyanın en çok sigara tüketen ikinci ülkesi. İlk sırada Endonezya var.
Sigara tiryakilerinin yüzde 57.7’si bu illete 18 yaşın altında başlıyor. Dünya genelinde ise tiryakilerin yüzde 82.6’sı sigarayla 15-25 yaş arasında tanışıyor.
Türkiye’de her yüz çocuktan 44’ü tütün dumanına maruz kalıyor.
Erkeklerin yüzde 60’ı, kadınların yüzde 54’ü 17 yaşına kadar sigarayı denemiş oluyor.
Sigaranın Türkiye bütçesine yıllık maliyeti 25 milyar dolar. Tütün üretimi ve sigara şirketlerinin vergi yoluyla ekonomiye yaptıkları her 1 EURO’luk katkının tam 6 katı bir maliyeti millet olarak biz ödüyoruz.
Sigara kullananların yüzde 87.9’ı sigaraya ulaşmayı zorlaştıracak uygulamaları destekliyor. Tiryakilerin sadece yüzde 10’u sigara içtiği için mutlu.
“İyi, güzel de sigara alırken neden TC Kimlik numaramı vereyim, bu çok saçma” diyenler…
Kimse sizden bunu yapmanızı istemeyecek. Sakin olun. Sigara lobisinin oyununa gelmeyin. Getirilecek düzenleme “Elektronik yaş doğrulama” sistemi… Tıpkı ABD, Almanya, Japonya, İsviçre, Avusturya, İtalya ve diğer Batı ülkelerinde olduğu gibi Türkiye de çocuklarını, gençlerini sigarının yıkıcı etkilerinden korumaya çalışıyor. Hepsi bu.
Daha da somutlaştırmak gerekirse. Çocuklarımız için sigara endüstrisine karşı bir koruma kalkanı oluşturmaya çalışıyoruz. Yani mesele “Oy kaybedilir” kaygısıyla izah edilebilecek bir mesele değil. Kaldı ki… Bu düzenleme oy falan da kaybettirmez. Tersine kazandırır.
Osman Durmuş haklıymış
TEI Genel Müdürü Faruk Akşit diyor ki…
Türkiye’den kök hücreleri çaldılar, götürdüler. Türk milletinin genetik yapısının haritasını çıkartıyorlar. Sadece Türk milletine etki edecek silah yapabilirler.
Yaşı müsait olan herkesin bu açıklamayı okurken aklına Osman Durmuş isminin geldiğinden adım gibi eminim.
Yıl 1999.. DSP-MHP-ANAP koalisyonu işbaşında. Osman Durmuş da MHP’li Sağlık Bakanı olarak her gün manşetlerde.
Türkiye büyük bir deprem yaşamış… ABD insani yardım amacıyla hastane gemiler yolluyor. MHP’li bakan “İhtiyacımız yok” diyerek bu gemilere hasta yollamayı reddediyor.Yunanistan’dan gelen yardım desteğini elinin tersiyle itiyor. Gazeteler gün aşırı Sağlık Bakanını istifaya davet ediyor! Öyle ya.. Sen koskoca ABD’nin hastane gemisine nasıl karşı çıkarsın? Ne zararı olabilir ki Sam Amca’nın gemilerinin Türk insanına!
O sıralar Türkiye gündeminde deprem dışında Oktar Babuna adlı bir de doktor var. Gazetelerde sürekli Babuna’nın kan kanseri olduğu ve tedavisi için ilik nakli gerektiği yazılıp, çiziliyor. Ve bir kampanya başlatılıyor. Tam 160 bin ünite kan örneği toplanıyor. Sonra ne mi oluyor? 120 bin ünite kan örneği ortadan kayboluyor!
Dönemin Sağlık Bakanı Osman Durmuş bu kampanyaya da karşı. Ama medyanın karşısında o yıllarda kim durabilir ki! Kimse dinlemiyor bakanı… Ancak kanlar kaybolunca soruşturma başlatılabiliyor. Ve Durmuş kameraların karşısına geçerek 2026 yılında bile hatırlanmasını sağlayan o konuşmayı yapıyor: “ Oktar Babuna için gerçekleştirilen kampanya sonrası gen haritamız çıkarıldı. Muhtemel bir savaşta genlerimize duyarlı virüs üretip Türk askerinde savaşacak güç bırakmayabilirler.”
Aradan tam 27 yıl geçti. 1999’da medyanın dalga geçtiği, hedef gösterdiği Durmuş’un anlattıklarının komplo teorisi olmadığı 2026’da ortaya çıktı. Bknz: TEI Genel Müdürünün açıklamaları…
O günün hala hayatta olan medya elitlerine çağrımdır. Osman Durmuş’tan özür dileyin.
Categories: Sigara lobisini sevindirmeyin
Sende Yorum yap